Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
21.09.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
KURAKLIK
DÜZCE Üniversitesi Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı, Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Selçuk Özmen iklim değişikliği üzerine önemli açıklamalarda bulundu.
Çevre 2014.02.21 - 16:21:08

 

Son yıllarda ülkemizde bütün bölgelerin iklim değişikliğine bağlı olarak kuraklıkla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Selçuk Özmen, kuraklığın en şiddetli yaşandığı bölgelerden birinin Doğu Marmara Bölgesi olduğunu, bölgede kuraklığın en şiddetli yaşandığı illerin başında ise İzmit, Sakarya ve Düzce’nin geldiğini belirtti.

Özmen, 2040 yılına kadar İstanbul'un içme suyunun yüzde 67'sini karşılaması planlanan Melen çayının yüzde 80'ini il sınırları içerisinde bulunduran Düzce'de, son 40 yıllık ortalama yağış miktarının yaklaşık 810 mm iken, 2013 yılındaki toplam yağış miktarının yaklaşık 650 mm olduğunu söyledi.  2013 yılındaki toplam yağış miktarının, 40 yıllık ortalama miktarın altında kaldığını, bununla beraber Türkiye'nin yağış miktarına bakıldığında ise son 40 yıllık ortalama yağış miktarının yaklaşık 650 mm iken 2013 yılındaki toplam yağışın yaklaşık 580 mm olarak gerçekleştiğini belirtti.

Yrd. Doç. Dr. Selçuk Özmen, ülkemiz geneline bakıldığında ise, yağış miktarının daha önceki yıllara göre yaklaşık yüzde 20 oranında azaldığını, bu ciddi değişimin başlıca nedeninin ise iklim değişikliği olduğunu sözlerine ekledi.

Yrd. Doç. Dr. Özmen, iklim değişikliğinin, atmosfere salınan insan kaynaklı sera gazlarının doğal sera etkisini kuvvetlendirmesi, buna bağlı olarak da atmosferde meydana gelen olağan üstü ısınmadan kaynaklandığını belirtti.

Özmen, küresel ısınmaya neden olan sera gazlarının, fosil yakıtların yakılması ile sanayi, ulaştırma, arazi kullanımı değişikliği, katı atık yönetimi ve tarımsal etkinliklerden dolayı oluştuğunun altını çizdi.

Karbon dengesinin bozulduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Selçuk Özmen, “Küresel hesaplamalara göre, atmosfere salınan insan kaynaklı sera gazı salınımları nedeniyle, küresel karbon dengesi sağlanamamaktadır. İnsanların etkisi ile oluşturulan suni sera etkisi, doğal sera etkisini kuvvetlendirerek, şehirleşmenin de katkısıyla, dünyanın yüzey sıcaklıklarının artmasına neden olmuştur” dedi.

Son yıllarda dünya çapında görsel ve yazılı basının bu konuya yoğunlaşmasının, iklim değişikliğine karşı toplum bilincinin oluşmasında katkıları olduğunu söyleyen Özmen, “Yeni üretilen teknolojilerin çevre dostu olması, yani geliştirilen teknolojilerde fosil yakıt çevirimi, verimliliğinin iyileştirilmesi, enerji tasarrufunun arttırılması ve düşük ya da sıfır karbonlu enerji üretilmesi, küresel ısınma ile savaşta önemli odak noktalarıdır” diye konuştu.

Yrd. Doç. Dr. Selçuk Özmen,  teknolojik önlemlere ek olarak çevresel önlemlerin de küresel ısınma ile savaşta oldukça önem arz ettiğini, bu bağlamda ormanlar gibi karbon tutucu ortamların çoğaltılarak, küresel ısınma ile mücadele edilebileceğini vurguladı. Son olarak Özmen, TEMA gibi sivil toplum örgütlerinin, halkın bu konuda bilinçlendirilmesinde ve aynı zamanda yeşil alanların sayısının çoğaltılmasında görevler üstlenmesi gerektiğini, küresel iklim değişikliğinin en büyük nedeni olan insan kaynaklı sera gazı etkisinin azaltılmasında hepimizin üzerine önemli görevler düştüğünün altını çizerek sözlerine son verdi.

Haberi Yazdır
Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
bende bu bölümü istemiştim ama sınav sisitemi ve evdekiler gibi engellerden dolayı SAY puan:179 puan alarak tercih hakkı kazanamadım 180 olsa (ham puan.)ziraat fakültesinden bölümlere girebilirdim .179 olunca insan çok üzülüyor sistem böyle .kafa sitresli olunca bildiğim sorularda bile yanlış işaretlemişim.çok üzücü durum.....
kohezyon - 17.08.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

bende düzce biyosistem mühendisliği istiyorum.burada önemli olan insanların taa çocukluk zamanlarında doğa bilinc,nin kazandırılması bugünün çocukları yarının makam insanlarıdır.bu işin çözümü budur.
kohezyon - 1.10.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%52,38

düzce batı karadeniz bölgesinde olan bir ildir doğu marmarada falan değil ikincisi bunlar herkesin bildiği şeyler varsa yapılan ya da yapılması planlanan onu duyalım.
osman - 25.02.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%52,63

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8