Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
24.05.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Müftü Cumayeri’ndeydi
DÜZCE İl Müftüsü Selami Emen’in büyük bir ilgiyle takip edilen Ramazan ayı teravih öncesi özel vaaz ve irşad programının son durağı Cumayeri İlçesiydi.
Gündem 2015.07.01 - 14:09:32
 
 
 
İl Müftüsü Selami Emen, Cumayeri Merkez Cami’nde “Affetmek İnsanı Yüceltir” temalı bir vaaz gerçekleştirdi.
Emen vaazında özetle şu ifadelere yer verdi: “Afüv, Allah Teala’nın güzel isimlerinden (Esma-i Hüsna'dan) biridir ve kullarının günahlarını bağışlayıcı demektir. Afv kelimesi sözlükte, yok etmek, silip süpürmek demektir. Dindeki anlamı ise kötülük ve haksızlık edeni, suç veya günah işleyeni cezalandırmaktan vazgeçip bağışlamaktır. Afüv, Allah Teala’nın güzel isimlerinden (Esma-i Hüsna'dan) biridir ve kullarının günahlarını bağışlayıcı demektir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de; ‘Kuşkusuz Allah afüv’dür, gafur'dur (affedicidir, bağışlayıcıdır).’ buyrulmuştur. Kur'an-ı Kerim'de Allah Tealâ’nın en çok tekrarlanan isimlerinin başında O’nun bağışlayıcı ismi gelir. Küfür ve şirkin dışındaki günahları dilediği kimseden bağışlayacağı Kur'an-ı Kerim’de bildirilmiştir. ‘Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Ondan başkasını (diğer günahları) ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur. Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur.’ Allah Tealâ âlemlere rahmet olarak gönderdiği ve en yüksek ahlaka sahip olduğunu bildirdiği Peygamberimize ve dolayısıyla biz mü’minlere şu talimatı vermiştir; ‘(Ey Muhammed) Af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.’
Allah Teâlâ Ayet-i Kerime’de üç şey emrediyor. Birincisi, affedici ol. İnsanlarla olan ilişkilerinde, hoşgörülü ol, herkesin eksiğine kusuruna bakma, kusurları bağışlamak, özür dileyenleri affetmek, önde gelen özelliğin olsun. İkincisi, ma’rufu emret. Örf, güzel ve faydalı olan her iş demektir. Dinin de aklın da iyi güzel olduğuna hükmettiği her şey ma’ruftur. Üçüncüsü, cahillerden yüz çevir. Düşünmeden duygularına göre hareket eden, usul ve adab bilmeyen, büyük ve küçük tanımayan, kendini bilmez, kaba ve saygısız olan kimselerle ilgilenme. Cahillerin ahmakça sözlerine, akılsızca işlerine karşılık verme. Furkan Suresi’nin 63’üncü ayetinde de şöyle buyruluyor; ‘Rahman’ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) selâm derler (geçerler).’
 
“PEYGAMBERİMİZ AF YOLUNU TUTMUŞTUR”
Peygamberimizin hayatı incelendiği zaman, Allah’ın kendisine ve dolayısıyla bizlere olan bu talimatına nasıl uyduğu; kendisine yapılan haksızlıkları nasıl bağışladığı görülecektir. Bir insanda çok az bulunan özelliklerden birisi, onun düşmanlarına karşı hoşgörülü olmasıdır. Bir insanın, kendisine yapılan kötülüğe aşırı gitmemek kaydıyla karşılık vermesi hakkıdır. İnsan, bu hakkı kullandığı için kınanmaz. Bu hakkını kullanmaması ise bir erdemliktir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de; ‘Bir kötülüğün cezası ona denk bir kötülüktür. (Buna rağmen) Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfatı, Allah’a aittir. Doğrusu O, zalimleri sevmez.’ Peygamberimiz, hiçbir zaman kendisine yapılan kötülüğe karşılık vermemiş af yolunu tutmuştur. Hz. Aişe (r.a.) şöyle diyor; ‘Peygamberimiz kendisi için intikam almazdı. Ancak Allah’ın yasaklarına uyulmadığında uymayanları cezalandırırdı.’ Mekke ileri gelenleri (Kureyş) Peygamberimize her türlü hakarette bulunmuşlardı. Onunla alay etmişler, onu ölümle tehdit etmiş, yoluna dikenler sermiş, üzerine pislikler atmış, boynuna kement atarak sürüklemiş, ona sihirbaz, kâhin demişlerdi. Peygamberimizin kendisine karşı yapılan bütün hakaretlerin, bütün haksızlıkların intikamını alabileceği fırsat Mekke’nin fethedildiği gündü. İşte o gün; ‘Ey Kureyş topluluğu, şimdi size ne yapacağımı, nasıl davranacağımı sanırsınız’ diye sordu. Onlar hep bir ağızdan; ‘Hayır umarız, sen iyi bir kardeş, cömert ve şerefli bir kardeş oğlusun’ dediler. Peygamberimiz, ‘Yusuf’un kardeşlerine dediği gibi ben de size; bugün sizi sorgulamak yok, haydi gidiniz serbestsiniz, diyorum’ buyurdu. Peygamberimiz, kendisini haksızlık ve adaletsizlikle itham etme cür'etinde bulunan insanları cezalandırmamış, affetmiştir. Peygamberimiz, kendisine kaba davrananları daima hoşgörü ile karşılardı.    
 
“AFFETMEK EN BÜYÜK ERDEMDİR”
Kur'an-ı Kerim, kaba ve çirkin hareketlerde bulunanlara, kusur işleyenlere hoşgörü, af ile davranılmasını tavsiye etmiş ve böyle yapanları övmüştür. Bir Ayet-i Kerime'de şöyle buyrulmuştur; ‘O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.’ Gerçekten intikama gücü yettiği halde affetmek en büyük erdemdir. Böyle yapan hem insanlar yanında saygınlık kazanır, hem de Allah katında derece alır. Ebû Hureyre (r.a.)’nin rivayetine göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur; ‘Sadaka malı eksiltmez. Af sebebiyle Allah bir kulun ancak şerefini artırır. Bir kimse Allah için tevazû gösterirse Allah onu yükseltir.’(Müslim, Birr, 19)”
Haberi Yazdır
Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
saygıdeğer müftümüz sizleri sevgiyle selamlıyorum..maşallah hergün biryerlerde vaazdasınız ne güzel sizleri takdirle karşılıyorum..ancakdüzce.miz özellikle son yıllarda bonzai kullanımı artışı uyuşturucau kullanımı ve satışlarıyla gündeme gelmesinde bir düzceli olarak utanç duyuyorum..geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimize yönelik seminerler.paneller düzenlesenizde özellikle bu syadığım beni de düzenli olmask ashlaklı olmask isteyen herkeside çokta rahatsız etmekte..yalvarıyorum size geçmişten örnekler hergün sahabelerini yaşamını anlatmaktan biraz vazcaysanızda günümüz gençliğinin geleceğini riske eden bu konuya biraz değilde çokcaeğilseniz öncelikle gençleri ve aileleri biraz daha bilinçlendirseniz diyorum..sanırım en büyük sevap düzcemiz için bu olacaktır..
KÖYLÜ - 10.7.2015

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%51,29

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8