Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
23.08.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
“MEME KANSERİNDE ERKEN TANI BAŞARI ORANINI YÜKSELTİYOR”
Doç. Dr. Onur Eşbah, Düzce Üniversitesi Hastanesi’nin meme kanseri teşhis ve tedavisi için gerekli ekip ve donanıma sahip olduğunu ifade etti.
Sağlık 2020.-1.0- - 16:26:46

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Eşbah, “1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı” dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu.

 

“HER 8 KADINDAN BİRİNDE GÖRÜLÜYOR”

Meme kanserinin, tüm dünyada kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Eşbah, günümüzde her sekiz kadından birinde meme kanseri görüldüğünü dile getirdi.

Meme kanserinin kesin nedeninin tam olarak bilinmediğini; ancak riski arttıran en önemli faktörün cinsiyet ve yaş olduğunu belirten Doç. Dr. Onur Eşbah, yaş ilerledikçe meme kanserine yakalanma riskinin arttığını vurguladı. Diğer risk faktörleri hakkında da bilgiler veren Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Eşbah,  daha önce bir memede kanser gelişmiş olması ya da memede kansere öncü sayılabilecek bir lezyonun bulunmuş olması; genetik olarak meme kanseri gelişimine yatkın genlerin taşınması; ailesinde veya akrabalarında meme kanseri gelişmiş olması gibi faktörlerin de kanser oluşumunda etkili olduğunu söyledi. Ayrıca uzun süreli doğum kontrol haplarının kullanılması; menopoz sonrası dönemde uzun süreli ve yüksek dozlarda östrojen replasman tedavisi yapılması; çocukluk veya gençlik çağında başka bir nedenle göğüs bölgesinin ışınlanmış olması gibi etkenlerin yanı sıra adet başlama yaşının erken, adetten kesilme yaşının geç olması; hiç doğum yapılmaması veya ilk doğumun 30 yaşından sonra yapılması; aşırı yağlı gıdalarla beslenme alışkanlığı; mamografi taramalarında yoğun meme saptanması; yumurtalık yada rahim kanseri hikayesi olması; elektromanyetik alanlara ve radyasyona sürekli maruz kalma gibi nedenlerin de meme kanseri riskini artırdığına işaret etti.

Meme kanserinde ilk belirtinin çoğunlukla memede ele gelen kitleler olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Eşbah, bunun yanı sıra; meme başında akıntı, çökme, kabuklanma–soyulma; meme derisinde kızarıklık, portakal kabuğu görünümü, ödem oluşması ve şekil bozukluğu gibi değişikliklerin de görülebildiğini kaydetti.                                                      

 

“ERKEN TEŞHİS ÖNEMLİ”         

Erken teşhis ile daha erken evrede yakalanan bir meme kanseri olgusunun; daha az agresif cerrahi (meme koruyucu cerrahiler),daha az agresif kemoterapiler ya da sadece hormonoterapi ile tedavi edilebildiğinin altını çizen Doç. Dr. Eşbah, erken teşhisin önemine vurgu yaptı.  Erken teşhis için izlenecek yolları özetleyen Doç. Dr. Eşbah, 20 yaşından itibaren aylık, kendi kendine meme muayenesi; 20 yaşından sonra 1 ila 3 yılda bir, 40 yaşından sonra ise yıllık doktor muayenesi ile birlikte mamografi yapılması gerektiğini dile getirdi.

 

“KİTLE FARK EDİLDİĞİNDE MUTLAKA DOKTORA BAŞVURULMALI”

Memede ele gelen kitlelerin yüzde 90’nın kanser olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Eşbah, “Genç yaşlarda fibroadenom veya kist denen kanser olmayan kitleler çok görülür. Orta ve ileri yaşlarda fibrokistik değişiklikler ele kitle olarak gelebilir. Kitlelerin ağrılı veya ağrısız olması bunun kanser olduğu anlamına gelmez. Ancak memede ele gelen farklı bir yapı veya kitlenin ne olduğunun mutlaka aydınlatılması gerekmektedir. Ağrısız olması bunun önemli olmadığını göstermez.” diyerek memede kitle fark edildiğinde mutlaka doktora başvurulması gerektiğini belirtti. Ayrıca Doç. Dr. Eşbah, meme kanseri tedavisinde cerrahi,  kemoterapi (ilaç tedavisi), radyoterapi (ışın tedavisi) ve hormonoterapi yöntemlerinin kullanıldığını sözlerine ekledi.

 

“KANSERDEN KORUNMAK MÜMKÜN”

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Eşbah, özellikle A ve C vitamininden zengin taze meyve ve sebze tüketmek, hayvansal yağlardan uzak durarak daha çok posalı gıdalarla beslenmek, tütsülenmiş tuzlu ve konserve yiyecekler tüketmemek, fazla kilo, sigara ve alkolden uzak durarak;  tüm kanser türlerinde olduğu gibi meme kanserinden de korunmanın mümkün olduğuna işaret etti.

 

“HASTANEMİZ GEREKLİ EKİP VE DONANIMA SAHİP”

Düzce Üniversitesi Hastanesi’nin meme kanseri teşhis ve tedavisi için gerekli ekip ve donanıma sahip olduğunu ifade eden Doç. Dr. Onur Eşbah,  genel cerrahi kliniğinden operasyon sonrası tıbbi onkoloji polikliniğine yönlendirilen hastaların, tümör dokusunun özelliğine göre onkolojik tedavisinin planlandığını ve planlanan tedavinin Düzce Üniversitesi Hastanesi’ndeki Kemoterapi Ünitesinde uygulandığını belirtti.

                                                                                                          

Haberi Yazdır
Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8