Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
17.10.2018
Düzce Postası Android Uygulaması
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
SAADET PARTİSİ’NDEN KUDÜS VE ASGARİ ÜCRET AÇIKLAMASI
Siyaset 8.12.2017 - 14:54:21



“KUDÜS ONURUMUZDUR, İZZETİMİZDİR!”

 

Saadet Partisi Düzce İl Başkanı Birkan Mertol, ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasının ve ABD Konsolosluğu’nun Kudüs’e taşınması için talimat vermesinin bütün İslam aleminde infial uyandırdığını ifade ederken, ABD’nin bu tavrını şiddetli kınadı ve “Bu karardan derhal vazgeçmesini istiyoruz” dedi.

Müslümanların birbirine düşmüş halinden en çok yararlanan ülkenin İsrail olduğunu ve İslam ülkelerinin birbirleriyle ve kendi iç problemleriyle boğuşurken, İsrail’in adım adım Arz-ı Mev’ud hedefine yürüdüğünü ifade eden Mertol, “Kudüs bizim onurumuzdur, namusumuzdur, izzetimizdir ve kıblemizdir. Kudüs bir İslam şehridir ve böyle kalmaya devam edecektir. Bugün İslam dünyasının içinde bulunduğu duruma bakıp kimse ellerini ovuşturmasın.  Bu coğrafya Moğol istilalarını, Haçlı seferlerini bertaraf etmeyi nasıl başarmışsa, İsrail’in ABD’nin planlarını da öyle boşa çıkaracak ve tarihin çöplüğüne atacaktır” diye konuştu. 

 

“MAVİ MARMARA ANLAŞMASINI İPTAL EDİN”

 

İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı olan Türkiye'nin, ABD ve İsrail’e karşı atacağı adımların arkasında olacaklarını beyan eden Mertol, “Laf değil, icraat istiyoruz. Siz Mavi Marmara anlaşmasında, zımmen de olsa Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanırsanız, maalesef bugün söylediklerinizle çelişkiye düşmüş olursunuz.  Gelinen noktada biz hükümetten ilk somut adım olarak Mavi Marmara anlaşmasını iptal etmesini istiyoruz. Çünkü o anlaşmanın altında İsrail'in başkenti olarak Kudüs gösterilmiştir, bu kabul edilemez bir durumdur. Bu uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak yapıyoruz” ifadelerini kullandı. 

 

“ASGARİ ÜCRET 10 YILDA 3 KATINA ÇIKARILABİLİR”

 

Açıklamasının devamında asgari ücrete değinen Saadet Partisi İl Başkanı Birkan Mertol, “AK Parti iktidarı 15 yılda asgari ücreti açlık sınırına bile yaklaşamamıştır. Oysa sadece yüzde 7 oranında yapılacak bir reel artış asgari ücreti 10 yılda bugünkü rakamın 2 katına, 15 yılda ise 3 katına çıkarabilir. Nasıl yapacaksınız? Biz geçmişte yaptık oldu! Refah-Yol hükümetinde bir yılda yüzde 132 arttırdık. Öyle enflasyonda azmadı, ülkede batmadı. Yapmanız gereken kaynakları doğru kullanmak ve milletin lehine harcamak” değerlendirmesinde bulundu.

Asgari ücret tespit komisyonu toplantısı öncesinde, açlık sınırının 1567 TL, bir kişinin aylık asgari geçim maliyetinin ise 1899 lira olduğunu anımsatan Mertol, “Bir ülkede asgari ücretin 1404 lira olması tek kelimeyle zulümdür.  Emeğe zülümdür, emekçiye zulümdür, insana zulümdür. Bu rakamlara rağmen hala, ‘çalışandan fedakârlık istemek’ ise bir trajedidir. Bu millet yeterince fedakarlık yaptı.  Asıl fedakârlık yapması gereken iktidarın ta kendisidir. Sadece israf politikalarından vazgeçseler asgari ücretli abat olur” diye uyardı.

 

“İKTİDARA GELİNCE SİMİT VE ÇAY HESABINI UNUTTULAR”

 

Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın, ‘çay-simit’ hesabı yaparak iktidara geldiğini, ancak iktidara gelince bunu unuttuğunu kaydeden Mertol, “İki ihtimal var; ya hesap yapmayı bıraktı ya da simit yemeyi. 15 yıl sonra biz hatırlatalım; hesapta bir değişiklik yok.  Şu anda 4 kişilik bir aile, üç öğün simit yese bu asgari ücret yetmiyor.  Ama iktidara bakarsak ekonomi büyüyor. İyi de, o zaman garibanın simidi niye küçülüyor. Sayın Erdoğan 2002 yılında diyordu ki; ‘Asgari ücretliye bir çay ve simidi bile çok gören bu zalim düzen daha nereye kadar gidecek.’ Biz de şimdi 2017’de soruyoruz; asgari ücretliye bir çay ve bir simidi bile çok gören bu zihniyet daha nereye kadar gidecek” ifadelerini kullandı.

 

“ÇİFTÇİYİ DE İCRALIK HALE GETİRDİLER”

 

Mertol, Bakanlar Kurulu’nun sesiz sedasız bir icraata imza attığını, kuru, fasulye, nohut, barbunya gibi bazı temel gıda maddelerinde gümrük vergisinin sıfırlandığını ifade etti. Hükümetin ekonomi anlayışında üretimin olmadığının bir kez daha altını çizen Mertol, “Para lazım; vergi koy. Gıda lazım ithal et. Dünyanın en verimli arazilerine sahip Türkiye,  nohutu Kırgızistan’dan,  kuru fasulyeyi Meksika’dan, sarımsağı Çin’den, mercimeği Kanada’dan alır hale geldi. Peki sonuç? Esnaf icralıktı, işadamı icralıktı. Sonunda çiftçiyi de icralık hale getirdiler. Bugün bankalara ve kredi kooperatiflerine borcunu ödeyemediği için on binlerce çiftçi icralık. Traktörünü satıyor, tarlasını satıyor yine de borcunu ödeyemiyor. Çünkü bu ithal kafa yüzünden ürünü para etmiyor. Hükümete sesleniyoruz; yanlış yapıyorsunuz.  Bu politikalarla belki günü kurtarabilirsiniz, ama Türkiye’nin geleceğini yok edersiniz. Yüreğiniz yetiyorsa,  fasulyedeki gümrüğü değil, asgari ücretten aldığınız vergiyi sıfırlayın” diye çağrıda bulundu.

 

İKTİDAR ŞİKÂYET YERİ DEĞİL ÇÖZÜM YERİDİR

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın varlıklarını yurt dışına taşıyan iş adamaları ile ilgili sözlerine de değinen Mertol, “Biz bu açıklamayı şaşkınlık ve hayretle dinledik. Ertesi gün çark etmiş olması, ben öyle demedim demesi sonucu değiştirmez. Burada asıl sorulması gereken soru şudur? Neden kaçıyorlar? Türkiye’deki ekonomik ve siyasi ortamın güvensizliğinden korkuyor olabilirler mi? Türkiye’de adaletin işleyişinden çekiniyor olabilirler mi? Ticari geleceklerinin, bir-iki kişinin iki dudağının arasında olmasından endişe ediyor olabilirler mi? Türkiye’ye yabancı sermaye girişini büyük bir başarı, büyük bir zafer olarak sunanlar, sermaye yurtdışına kaçarken neden suçu hemen başkasına atıyorlar.  İktidar tehdit ve şikâyet yeri değil, çözüm ve icraat yeridir. Bu işler ‘bankalara talimat verdim’ demekle olmaz. Yapmanız gereken güven, istikrar, huzur ve barış ortamını tesis etmektir” ifadelerini kullandı.

Haberi Yazdır
Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive