Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Geçmeyen kulak tıkanıklığına dikkat
KULAK tıkanıklığı veya çınlama ilk bakışta sıradan rahatsızlıklar gibi görünebiliyor. Ancak genellikle önemsenmeyip tedavisi geciktirilen bu problemler, bazen ciddi bir kulak tümörünün habercisi olabiliyor.
Sağlık 30.09.2020 - 11:33:35

 Cep telefonlarının aşırı kullanımıyla da ortaya çıkabilen kulak tümörleri, erken tanı ve doğru zamanda yapılacak cerrahi müdahale ile tedavi edilebiliyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü uzmanları, kulak tümörleri konusunda dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

 

Kulak kepçesinden başlayarak beyin sapına kadar geniş bir alanda görülebilin kulak tümörleri, anatomik yerleşim yerlerine göre daha iç kısımlarda yer alıyorsa tanısı zorlaşabilmektedir. En rahat şekilde kepçede ve dış kulak yolunda fark edilebilen bu tümörler; orta ve iç kulakta tıkanıklık, işitme kaybı ve çınlama gibi şikayetlerle kendini gösterebilmektedir. Orta kulağın herhangi bir bölümünde tümör geliştiğinde, orta kulakta bulunan ve birbirine eklemlerle bağlı olan 3 adet orta kulak kemikçiğinin titreşimleri bozulmakta, kişide işitme kaybının yanı sıra çınlama da yaşanabilmektedir.

 

KULAĞINIZDAKI  TÜMÖR DENGENIZI BOZABILIR

 

İç, dış ve orta kulak farklı dokulardan oluştuğu için buralarda oluşan tümörler de farklı tiplerde olabilmektedir. Dış kulak yolu tümörleri, diğer kulak tümörlerine göre görünebilir olması nedeniyle hastanın kendisi tarafından da tespit edilebilmektedir. İç kulakta oluşan tümör ise, işitme kaybı ve çınlamanın yanı sıra aynı bölgede bulunan denge merkezini de etkileyerek denge bozukluklarına da neden olabilmektedir.

 

CEP TELEFONLARINI KULAKLIKLA KULLANIN

 

Dünyada şu anda 5 milyardan fazla cep telefonu kullanıcısı bulunmaktadır. Kulak tümörlerinin oluşumunda cep telefonlarının etkisi olabilmektedir. Telefonu çok uzun süre kullanan kişilerde, “akustik nörinom” denilen ve işitme sinirini etkileyen bir tümörün görülme riski artmaktadır. Manyetik bir alanın içinde bakır tel benzeri bir iletken hareket ettirildiğinde üzerinden nasıl bir akım geçiyorsa, iletken olan insan vücudu da cep telefonlarının yarattığı manyetik alandan etkilenebilmektedir. Cep telefonları, bir çeşit radyasyon şekli olan radyofrekans dalgaları yaymaktadır. İnsan vücudu, elektromanyetik radyasyon yayan cihazlardan enerji emer. Vücudun telefona en yakın kısımları, yani kulak ve işitme ile bağlantılı beyin bölgeleri bu enerjiyi en fazla emen dokulardır. Radyofrekans dalgalarının etkisiyle cep telefonuyla uzun süre konuşulduğunda mikrodalga fırınlarda pişirilen yiyecekler gibi beynimiz de konuşma süresi uzadıkça ısınmaktadır. Ayrıca elektromanyetik dalgalar hücresel, hatta moleküler düzeylerde değişiklikler meydana getirebilmektedir. Tümör gelişmese bile, iç kulak hasarlarına bağlı işitme ve çınlama problemlerine cep telefonu kullanıcılarında daha fazla rastlanmaktadır. Özellikle çocuklarda, gelişimleri devam eden organ ve dokular bu tip radyasyona en duyarlı biyolojik yapılardır. Aynı zamanda çocukların kafatası kalınlıkları da erişkin bireylere kıyasla daha ince olduğundan, çocuklarda radyofrekans dalgaları beyin dokularına daha kolay geçmektedir. Bu nedenle bazı ülkelerde belirli yaşlara kadar cep telefonu kullanımı yasaklanmıştır. 

 

TELEFON GÖRÜŞMELERINI KISA TUTUN

 

Cep telefonu seçiminde de dikkatli olunmalıdır. Absorbe edilen enerjinin dozu, vücut ağırlığının kilogramı başına watt cinsinden ifade edilen spesifik absorpsiyon oranı (SAR) olarak adlandırılan bir değer kullanılarak ölçülür. Bu nedenle SAR düzeyi en küçük cep telefonlarını seçmek, bu olumsuz durumdan kaçınabilme şansını artırır. Cep telefonlarının kulaklıkla birlikte kullanılması da, telefonu vücudumuzdan uzakta tutarak nispeten bir koruma sağlayabilmektedir. Uzun konuşmalar, konuşma sırasında dokulardaki olumsuz etkileri artırmaktadır. Konuşma sürelerinin mümkün olduğunca kısa tutulması gerekmektedir. Cep telefonları dışında diğer elektromanyetik alanlar da kulakta tümör görülme riskini artırmaktadır. Buna bağlı olarak, yüksek güçlü vericilere yakın olan yerleşim yerlerinde kulak tümörleri gibi belirli tipte tümörler daha sık görülmektedir. 

 

KULAK TÜMÖRLERINDE ÖNCELIKLI TEDAVI KIŞIYE ÖZEL CERRAHI

 

Orta ve iç kulak tümörlerinin tanısında, MR ile birlikte bilgisayarlı tomografi de çekilmektedir. Böylece tümörün kemik dokuyu tutup tutmadığı tespit edilebilmekte, uygun cerrahi yaklaşım biçimleri belirlenebilmektedir. Kulak tümörlerinin tedavisinde öncelik, cerrahi yöntemlerdir. Kulak tümörü ameliyatla çıkartıldıktan sonra tümörün evre olarak ne kadar ileride olduğuna bakılıp, hücrenin tipine göre radyoterapi ya da kemoterapi önerilebilmektedir.

 

 

Haberi Yazdır
Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8