Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Metin Köseer
Köşe Yazıları 30.11.2020 - 10:54:49

TÜM dünya koronavirüs ile mücadelesini sürdürüyor. Bu virüs nereden geldi nasıl geldi bilen yok. Sadece Çin diyorlar işin içinden çıkıveriyorlar.

Türkiye’nin Çin ile arasında binlerce kilometre var. Bırakın Çin burada ise diğer ülkeler dünyanın öbür ucundalar. Ama virüs her yerde var.

Neden herkes Çin’i suçluyor bilmiyorum. Belki doğrudur ama bu hastalık bir anda dünyanın her tarafını nasıl sardı değil mi?

Hele hele Düzce’yi nasıl etkisi altına aldı değil mi?

Aslında bu hastalığı yayan bizleriz. Bu hastalığın çoğalmasına sebep olan bizleriz. Bu hastalığın Türkiye’den ve Düzce’den gitmesini istemeyen yine bizleriz.

Ne zaman yazı yazsam arkası geliyor. Ne zaman şöyle olacak veya böyle olacak diye kaleme alsam aynısı oluyor.

Aha da buraya yazın. Bu hastalık 2022’ye kadar gitmez. Bu hastalıktan erken kurtulmak istiyorsak verilen her görevi yapmamız lazım. Söylenen ve açıklanan her kurala uymak lazım. Biz var ya biz çok bilmişlik yaptığımız için bu musibet hastalığından kurtulamıyoruz.

Herkes virüs profesörü oldu. Herkes pandemi hastalığını biliyor. Virüs hastalığını biliyor. Ne yapılması gerektiğini biliyor. Biliyor da icraat yok. Çok bildiğimiz için hastalıklar daha çok yayılmaya başladı.

Düzce’nin koronavirüs ile imtihanı sıfır çekiyor. Doğrunun yanında yaş da yanıyor. Siz ne kadar kurallara uyarsanız uyunuz. Aralardan 3-5 tane çıkıyor sizi mahvediyor. Kendilerini yaktıkları gibi başkalarını da mahvediyorlar.

Maske takmayanlar, çene altı kullananlar, eldiven kullanmayanlar, ellerini dezenfekte etmeyenler, suratınıza doğru nefes alıp verenler, yakın temasta bulunanlar, kolkola gezenler, kalabalığa balıklama girenler,  karantina altında iken sokakta dolaşanlar yüzünden bu hastalık devam ediyor.

Yukarıda saydıklarımın hepsini Düzce’de yapanlar var. Düzce’de koronavirüs hastalığı yüzde yüzü geçti diyebilirim. Hasta sayısı ve karantina sayısı her geçen gün hızla artmaya devam ediyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açık açık söylüyor. Düzce’nin gidişatı iyi değil. Düzce yüzde 99’ları oynuyor diye açıklamalarda bulunuyor.

Biz ne yapıyoruz?  Sanki hastalık yokmuş gibi normal yaşantımıza devam ediyoruz. Daha önce kaleme almıştım, Düzce’de durumlar iç açıcı değil demiştim. Yasaklar gelebilir demiştim ve dediğim gibi oldu.

Daha durun böyle giderse sokağa çıkma yasakları da gelebilir. Tahminime göre Düzce’de hastalığın yayılmasına yol açan tek sebep maskesizlik ve yakın temasta bulunmaktan geçiyor. Hatta bunlara bir de dezenfekte kullanmadığımızı ekleyebilirim.

Bu arada karantina altında olanların Düzce sokaklarında dolaştığını duydum. Bu şahısların pazaryerlerinde, alışveriş merkezlerinde,  lokantalarda alışveriş yaptıklarını duydum.

Allah’tan korkun Allah’tan korkun. Sizlerde hiç vicdan yok mu? Kendiniz karantina altında iken başkalarının başını niye yakıyorsunuz?

Düzce’de bu gibi insanların yüzüne hastalıklar bitmez. Düzce’de koronavirüs  bitmez.  Biz ne kadar tedbirli olursak olalım, biz ne kadar dikkat edersek edelim bu hain insanlar yüzünden hastalıklar bitmez.

Hastanelerde acı çekenleri görseniz camdan dışarı bakmazsınız diyenler var. Biz nefes aldığımız halde karantinaya girdik diye çatlayanlar var.

Halbuki  ben hastayım ben pozitifim demek kötü bir şey değil. Ayıp bile değil. Bu tedbir demektir. Bu insanları düşünmektir. Bu hastalığı hep beraber yenmektir. Bu kötü günleri hep beraber birlik içinde atlatacağız ve bu hastalığı yeneceğiz demektir.

Maalesef kurallara uymayanlar yüzünden Düzce’de hastalığın önüne geçilemiyor. Salgın her geçen gün yayılıyor. Defalarca yazmama uyarmama rağmen hainler hala aramızda dolaşıyorlar.

Sokağa çıkmayın diyorlar çıkıyoruz. Yasak var diyorlar uymuyoruz. Maske takın diyorlar takmıyoruz. Yakın mesafede olmayın diyorlar kolkola geziyoruz.  Ellerinizi devamlı yıkayın diyorlar biz tam tersini yapıyoruz. Nerede olursak olalım ellemediğimiz dokunmadığımız yer bırakmıyoruz.

Bu virüs böyle gider mi? Bu hastalık böyle biter mi? Türk toplumu olarak yasakları da seven bir toplum olduğumuza göre bu hastalıklar bitmez.

Yazımın başında belirttiğim gibi biz bu kafayla gidersek 2022’ye kadar sürünürüz. Biz bu kafayla gidersek koronavirüs bizi bırakmaz.

Düzce’de yaşanan depremden sonra herkes deprem uzmanı olmuştu. Şimdi de herkes koronavirüs uzmanı oldu.

Yahu uzman olmaya gerek yok. Biz bir imtihandan geçiyoruz. Yasaklara ve kurallara uyarsak bu sınavı kazanırız. Uymazsak kaybederiz bu kadar basit…

Allah bizleri bu gibi hastalıklardan, belalardan ve kötü düşünceli insanlardan korusun. Amin.

Esenkalın…

Haberi Yazdır
Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8