Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
22.4.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
HİÇ BİR ŞEY YAPILMADAN AÇILDI
Eğitim-İş Düzce İl Temsilcisi Zeki Bayram, 2013-2014 eğitim öğretim yılının sorunlarla başladığını söyledi.
Eğitim 2013.09.16 - 17:07:40

 

Bayram yayınladığı basın açıklamasında, yeni eğitim-öğretim yılının, eğitim sisteminin temel sorunlarına yönelik hiçbir veri araştırması ve pilot uygulama yapılmadan, tamamen ideolojik bakış açısıyla gerçekleştirilen değişikliklerin gölgesinde başladığını söyledi.

Bayram, “Yaşanan onca olumsuzluğa rağmen, eğitim biliminin en temel ilkelerine aykırı düzenlemelerde ısrarını sürdüren Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimi niteliksizliğe ve düzensizliğe sürükleyerek çocuklarımızın geleceği ile oynamaya devam etmektedir.  Ülkenin geleceğini akıl, bilim ve sanatın değil, dogma, hurafe ve inançların belirleyeceği bir toplumsal yapının oluşumuna zemin oluşturan 4+4+4 düzenlemesi; eğitim sisteminin, eğitim ve bilim çalışanlarının karşı karşıya kaldığı sorunları bugün içinden çıkılamaz hale getirmiştir” dedi.

 

OKULLAR EĞİTİM VE ÖĞRETİME HAZIR DEĞİL

Okullarda 5 ve 6 yaş çocukların boylarına uygun sıra, sandalye, tuvalet ve lavabo bulunmadığını ifade eden Bayram, “Okulların giriş çıkışları, merdiven basamaklarının yüksekliği, özellikle 66-71 ay aralığındaki çocuklara göre değildir. Öte yandan okullarımızda yeterince memur ve yardımcı personel bulunmamaktadır. Özel okullara kaynak aktaran bakanlık, devlet okulları müdürlerini, velilerden para toplama cambazı yapmaktadır” dedi.

Derslik açığı sorununun devam ettiğine dikkat çeken Bayram, “Bakanlık, kalabalık sınıflarda çocuklarımızı sağlıksız eğitime mahkum etmeye devam edecektir” şeklinde konuştu.

Bayram açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Hiçbir bilimsel araştırma ve planlama yapılmadan genel liselerin kapatılarak Anadolu ve Meslek liselerine dönüştürülmesi, yeni sorunları beraberinde getirdi. Bu yıl SBS puanına göre herhangi bir okula yerleşemeyen yaklaşık 600 bin öğrenci, yarattığı olumsuzlukları fırsata dönüştürmek isteyen Bakanlık tarafından zorunlu olarak imam hatip ve meslek liseleri ile açık liseye yönlendirildi. Her öğrencinin istediği alanda eğitim görmesi fırsatını yaratacağı iddiasıyla 4+4+4 sistemini getiren Bakanlık, çocuklarımızı istemedikleri alanda eğitim görmeye mecbur kılmıştır.

 

SINAV ODAKLI SİSTEM

Üzerinde en çok oynanan ve bir türlü çözülemeyen konu da SBS olmuştur. AKP döneminde bu konu hep gündemde olmuş, defalarca değişikliğe uğramıştır. Son olarak Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, SBS’nin tümden kaldırılacağını açıklamış; ancak bir sınav kaldırılırken yerine 12 sınav birden getirilmiştir. Sonucu yine bu sınavlar belirleyecek. Bu sınavların nasıl yapılacağı, bölgeler arasındaki, hatta aynı ildeki okullar arasındaki dengesizliğin nasıl giderilip fırsat eşitliğinin sağlanacağı, sınavların sağlıklı olarak nasıl yapılacağı henüz netleşmemiştir. Merkezi sınav yapılacak olan temel dersler arasına Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin de alınması, öğrencilere din eğitiminin dayatılmaya devam edeceğinin göstergesidir. Böylesi dayatmacı bir yaklaşım laik ve bilimsel eğitime aykırıdır.

 

ÖĞRENCİLERİN OKULA BAŞLAMA MALİYETİ

Sendikamız araştırma merkezi tarafından yapılan hesaplamalara göre; ilkokul birinci sınıfa başlayan bir öğrencinin okula başlangıç masrafı 1054 TL, ortaokula başlayan bir öğrencinin okula başlangıç masrafı 1279 TL, liseye başlayan bir öğrencinin okula başlangıç masrafı 1551 TL’dir. AKP iktidarının politikaları sonucunda fakir ailelerin çocuklarının okuma şansının kalmadığı görülmektedir. Bu uygulama eğitimde fırsat ve imkan eşitliği ilkesine aykırıdır.

 

ÖĞRETMENLERİMİZ MUTSUZ

Eğitimin birikmiş sorunlarını sırtında taşıyan öğretmenlerimiz yeni eğitim öğretim yılına da mutsuz girmektedir. Öğretmen ve derslik açığının 2013-2014 eğitim yılında da giderilememesi nedeniyle kalabalık sınıflarda ders vermek zorunda bırakılan öğretmenlerimiz, mesleklerini verimli ve sağlıklı bir şekilde gerçekleştiremeyecektir.

 

MÜDÜR ATAMALARINDA KAYIRMACILIK YAPILMIŞTIR

Tüm Türkiye’de olduğu gibi Düzce’de de müdür atamalarında yandaş koruma sistemi uygulanmıştır. Yazılı sınavda düşük not alan yandaş müdür adaylarına sözlü sınavlarda yüksek notlar verilerek yandaş olmayanlara karşı büyük haksızlıklara imza atılmıştır.

Eğitim, insan yetiştirme ve ülkenin geleceğini şekillendirme işidir. Eğitim temel bir insan hakkıdır. 11 yıllık AKP iktidarı bilimsel ve parasız eğitimi tasfiye etmekte, adım adım gerici ve ticarileştirilmiş bir eğitim sistemini yaratma çabası içindedir. Bu yüzden eğitim AKP’ye bırakılmayacak kadar önemlidir.  Eğitim-İş olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarının takipçisi olacağımızı, haksızlığa uğrayan tüm eğitim çalışanlarının yanında olacağımızın bir kez daha altını çizmek istiyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle tüm eğitim çalışanlarının ve öğrencilerimizin yeni eğitim-öğretim yılını kutluyor; yeni eğitim-öğretim yılının ülkemize ve ulusumuza güzellikler getirmesini diliyoruz.”

ci�i ai��`� bölgelerinin rantabl çalışmadığını ve birçok fabrikanın boş durduğunu söyledi. “Benim gönlüm buna razı değil” diyen Çakır, mevcut sanayi kuruluşlarının ve lokal sanayi alanlarının mutlaka değerlendirilip, dolu dolu çalışmasından yana olduğunu vurguladı.

 

 

“TÜM MECLİS ÜYELERİMİZİ DAVET ETTİK”

TSO Başkanı Fahri Çakır, toplantıda bazı meclis üyelerinin bulunmamasına ilişkin yöneltilen bir soru üzerine, meclis üyelerinin tamamını toplantıya davet ettiklerini söyledi. Çakır, “Seçim süreci içerisinde bir takım şeyler spekülasyon olacak şekilde gelişmiş olabilir. Bunlar her seçim sürecinde, her siyasi atmosferde yaşanabilir. Bunlar olağan şeyler. Arkadaşların takdirindedir. Biz katılmayan arkadaşların mutlaka makul ve meşru sebeplerden dolayı gelmediğini düşünüyoruz. Biz tüm arkadaşlarımızı davet ettik” diye konuştu.

 

“KENDİSİ İSTEDİ, BEN DE UYGUN GÖRDÜM”

Çakır, makam şoförünün silah ruhsatı almasının kendi isteği olmadığını ve güvenlik kaygısı taşımadığını ifade ederek, “Bizim millet olarak biraz silah taşıma tutkusu vardır. Bunu doğru bulanlardan değilim. Ama bu bir tutkudur, arzudur. Bizim personelimizin böyle bir talebi oldu. Ben de buna makul cevap verdim. Ben silahsız olmasını isterim. Ama çalışan bir personelin bu talebine makul baktım” dedi.

 

“DANIŞMAN, ÜYENİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK”

TSO’da özel danışman istihdam edilmesi konusunda kendisine yöneltilen soruları da yanıtlayan Çakır, bunun önemli bir ihtiyaç ve eksiklik olduğunu söyledi. Oda üyelerine katkı sağlamayı ve yapılan desteklerden en iyi şekilde yararlanmalarını sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Çakır, danışmanın bu anlamda yol gösterici olarak görev yapacağını bildirdi. Çakır şöyle konuştu: “Bazı odalar zaten danışman ile çalışıyor. Bizim odamızda neden ihtiyaç oldu. Ben ihtiyacın daha önceden de olduğuna inanan birisiyim. Bugün daha fazlasına, hatta birden fazlasına da ihtiyaç var. Bizim yaklaşık 20 çalışanımız var. Üyelerimizin bir takım ihtiyaç hissettiği bilgilerin içeriğini hangi adresten bulup bulamayacağına ilişkin bir bilginin bizim hizmet katında çalışanlarda tam karşılığı olmadığını gördüm. Çalışan arkadaşlarımız son derece başarılı. Ama üyelerimizin bazı talep ve isteklerine yanıt verebilecek, ona ihtiyaç duyduğu bilgiyi sağlayacak, üyenin işini kolaylaştıracak bir masamız yok. Bilgi akışını sağlamak, üye ile MARKA’yı ve devletin ilgili birimlerini buluşturmak noktasında mutlaka danışmanlık hizmeti almamız gerektiğine karar verdik. Bu olmazsa olmazdır. Danışmanı aldık. Bize göre nitelikli biri. Neden Düzceli değil diyecek olursanız, Düzce’den de aradık, ama bulamadık” ifadelerini kullandı. Çakır, danışmanın yönetim kurulu kararıyla alındığını sözlerine ekledi.

 

“YENİ BİNA ÖNCELİKLİ GÜNDEMİMİZ DEĞİL”

Metin Büyük döneminde projesi hazırlanan yeni binanın gündemlerinde bulunmadığını anlatan TSO Başkanı Çakır, “100 ziyaretçinin 80’i mevcut binanın park sorunundan ve yetersizliğinden bahsetti. Bu benim iliklerime kadar hissettiğim bir konu. Sokak tek şerit. Park sıkıntısı var. Bu ne dünün, ne de bugünün sıkıntısı. Düzce’nin genelinde böyle bir sıkıntısı var. Bu binayı terk edip, TSO’yu başka bir binaya taşımak lazım. Bunun 3 yolu var. Ya kiralık bir yer bulursunuz, ya kendi binanızı yaparsınız, ya da mevcut yapıda devam edersiniz. Ben kısa sürede başka TSO’nun fiziki mekanlarını gördüm. Bizimki gibi olanı yok. Hepsi bizim binamızın daha ötesinde, daha geniş, daha rahat, park alanları mevcut. Bunlara baktığınız zaman gıpta ediyorsunuz. Keşke benim de ilimde böyle bir TSO binası olabilseydi. Buraya resmi kimlik taşıyan devlet adamlarını getirmekte zorlanıyoruz. Güvenlik gerekçesiyle sokak kapanıyor. Biz bununla beraber hizmet vermeye devam edeceğiz. Bizim gündemimizin birinci maddesi yeni bina yapmak, TSO’yu başka yere nakletmek olmayacak. Fiziki mekanın yapılması ve değiştirilmesi büyük bir mesai gerektiriyor. Büyük ihtimal biz destek almak için TOBB’un kapısına gideriz. Rica ederiz, minnet ederiz, kimini öperiz, kimini kucaklarız, kimini okşarız, yatarız, kalkarız. Bu bizim işimiz. Finansal destek anlamında söylüyorum bunu. Mevcut binayı değerlendirmek lazım. Önceliklidir, lazımdır, her zaman ihtiyaç hissediyoruz. Ama gündemimize almadık. Düzce TSO’nun parasal açıdan sıkıntısı var. Yeni bina için bugün düğmeye bassak uzun bir zamana ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Düzce TSO’nun ilk ve tek bayan meclis üyesi Sibel Tuncer’den mümkün olduğunca istifade etmek istediklerini vurgulayan Çakır, “Sibel hanım bizim çiçeğimiz. TSO’da da ilk. Bizi son derece onure eden, keyif aldığımız, son derece sevdiğimiz ve benimsediğimiz bir kardeşimiz. Her türlü yerlere gelmeye hem haizdir, hem de layıktır. Kendisinden istifade ediyoruz. Kendisinin bulunduğu ortamlardaki sükunet bile bize yetiyor. Tabi ki kardeşimizin çocukları, işletmesi, eşi var. Ben daha fazla kendisinden istifade edeceğimiz ümidini taşıyorum” dedi.

Çakır, TSO meclis toplantılarının basına kapatılmasına ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi: “Görsel medyada canlı yayın yapılması şartıyla meclis toplantılarını kamuoyuna açarım. Bu benim şahsi görüşümdür.”

 

“OSB’LERİN TAM KAPASİTE ÇALIŞMAMASINDAN RAHATSIZIM”

Son olarak Düzce sanayisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çakır, sanayinin mevcut durumunu tespit etmek amacıyla bir takım çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Teşvik yasası ile birlikte faaliyete geçen 1. ve 2. Organize sanayi bölgelerinin tam kapasite çalışmamasından rahatsızlık duyduğunu anlatan Çakır, öncelikle atıl fabrikaların değerlendirilmesinden yana olduğunu vurguladı. Çakır şöyle konuştu: “2 OSB de rantabl çalışmıyor. Tarım topraklarını sanayiye açmak için neler çektik, ben biliyorum. O halde bu kadar çok emek vererek ortaya koyduğumuz OSB’ler en dolu şekilde çalışmalı. Benim birinci meselem bu ve bunun takipçisi olacağım. Hem bireysel olarak siyasi geçmişimde benim emeğim var, hem de bugün TSO başkanı olarak üstlendiğim görev gereği. Mevcut OSB’lere eşdeğerde lokal anlamda sanayi imarlı arsaların üzerine vatandaşlar sanayi yapılarını yapmış. Kaynaşlı’dan Sakarya sınırına kadar E-5’i takip ettiğinizde kiralık, satılık, sanayi imarlı arsa tabelalarını görürsünüz. Niye bunlar tam kapasite çalışmıyor? Çalışmalı. Gümüşova ve Çilimli’ye kurulması düşünülen ihtisas OSB’leri destekliyorum. Bunlar belli bir aşamaya kadar gelmiş ve ihtisas sanayiye ihtiyaç var. Ama mevcut sanayi kuruluşlarının OSB’lerin, lokal sanayi alanlarının mutlaka değerlendirilip, dolu dolu çalışmasından yanayım. OSB’lerde boş fabrikalar var. Benim buna gönlüm razı değil. OSB dolu dolu çalışmalı. Bunlar dururken, yeniden yer üretmek Düzce için çok doğru değil. Koca fabrikada 8 kişi çalışıyor. Bu benim yüreğimde bir yaradır. Benim bir görevim var. Atanmış ile seçilmişi bir masada buluşturacağım. OSB’lerde çalışmayan, çalıştırılmayan yerler ile alakalı oturur bir görüş bir inisiyatif belirleriz. Bence bunun içini doldurmak lazım. Sanayiye açılmış yerler dolu dolu çalışırsa, meselenin yüzde 80’ini halletmiş olacağız.”

Düzce Teknopark’ı çok önemsediğini ve yüksek teknolojiye sahip yatırımların Düzce’ye gelmesini arzuladığını belirten Çakır, “Düzce Teknopark’ın 300 dönüme yakın arazisi var. Artık teknoloji yükseliyor. Mükemmel bir proje yapmışlar. Düzce’nin adeta sembolü olacak. Bence birinci öncelik ileri teknoloji yatırımlarını Düzce’ye çekmek. Bu teknoparklar nasıl hayata geçirilir, mevcut sanayiler en dolu şekilde nasıl çalıştırılır buna bakmalıyız” dedi.

Haberi Yazdır
Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive