Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
24.05.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Yrd. Doç. Dr. Faruk ERMEMİŞ

BAYRAM SEVİNCİ

22.08.2013 - 16:44:42

Bir ay boyunca her akşam, bereketli iftar sofranızda oruçlarınızı

açmak için beklediniz.

 

Göğe uzanan o beyaz minarelerden yükselen insanın içine tatlı bir

duygu ve huzur veren ezan seslerini zevkle, sevinçle, coşkuyla

dinlediniz.

 

Yüce ALLAH'a dua ve yakarışta bulunarak istek ve dileklerinizi sundunuz.

 

Yüce ALLAH, istek ve dileklerinizi kabul etsin!

 

Aşınızı, işinizi ve kazancınızı bereketli kılsın!

 

Yaşama sevinci dolu bir hayatı size ve aile bireylerine ve herkese nasip etsin!

 

Bayramda herkes temiz ve yeni elbiselerini giyecek!

 

Birbirinin bayramını en içten dileklerle kutlayacaktır.

 

Büyükler ziyaret edilecek elleri öpülecek, küçüklerin gönlü alınacak,

ölülerin kabirleri ziyaret edilip dualar yapılacaktır.

 

Bayramlar kimsesiz ve öksüz çocukların yoksulların sevindirildiği

iyilik ve yardımların yapıldığı günlerdir.

 

Dargınlıkların unutulduğu sevgiyle, neşeyle, coşkuyla kucaklanıldığı anlardır.

 

Ne mutlu!

 

Bu güzel günleri iyilik,doğruluk yoluna yönelerek geçirebilenlere!..

 

Sevdiği şeylerden, malından, mülkünden ihtiyaç içindekilere hayır

 

için, gönül alma için veren ve verebilenlere!

 

Yüce ALLAH Âl-i İmrân Suresi'nin 92.ci ayetinde şöyle buyuruyor:

 

"Kendiniz için özenle ayırdığınız, en sevdiğiniz şeylerden başkaları

için vermeyi bilmedikçe iyiliğe, gerçek erdeme ulaşamazsınız.

 

Neyi ne ölçüde veriyorsanız bunu ALLAH bilir. Ve ona göre değerlendirir."

 

Demek oluyor ki; iyilik, güzellik, erdemlik, doğruluk, sevgi ve

dostluk yoluna yönelmek gerek.

 

Karşılaşılan sıkıntılara katlanma da sabır göstermek gerek.

 

Yeri geldiğinde kendimiz için özenle ayırdığımız en sevdiğiniz

şeylerden başkaları için vermeyi bilmek gerek.

 

"Ben bu malı, bu parayı nice sıkıntılarla kazanarak elde ettim. Hiç

bir uğurda hiç bir kimseye veremem" dememek gerek.

 

Yeri geldiğinde; yoksullara, güçsüzlere, öksüzlere, akrabalara ve

hayır kurumlarına, bilim ve eğitim yoluna harcamak ne güzel bir

davranıştır.

 

Kanayan bir yaranın acısını dindirmek, bir derde deva olmak, bir

insana yaşama sevinci vermek, böyle bir iyiliğin, erdem'in bilincine

varmak, varabilmek!

 

Yüce ALLAH katında saygın ve seçkin bir insan olmak ne kadar anlamlı

ve güzel bir yücelik değil mi?

 

Kötülükleri, kötü duyguları ve düşünceleri bu çeşit fedakârlıklarla

yenmeye çabalamak gerek.

 

Kinleri, düşmanlıkları, kıskançlıkları, öfkeleri yerinde yapılacak

özverilerle giderip, yerine sevgiyi, dostluğu, vefayı yerleştirmek

gerek.

 

İyiliğin, sevginin, dostluğun, vefanın tadını almışlar için bu yolda

karşılaşılan ufak tefek sıkıntılarda çokta önemli değildir.

 

Kötülükleri iyilikle savan, sevgiye, saygıya, vefa'ya dostluğa

inanarak gerekli fedakârlıklarda bulunan kimseler, düşmanlarını bile

dost yapabilirler kendilerine!

 

Çünkü kötü tutumlar iyi ve güzel tutumlar karşısında etkisini sürdüremez.

 

Zamanla iyi ve güzel tutumlara bırakır yerini!..

 

Kin ve düşmanlık gider, yerini sevgi ve dostluk alır.

 

Kendisine dostluk eli uzatılan kişi, bu uzatılan dostluk elinin

bilincinde olabilen bir kişi ise!

 

Bu elin içten gelerek uzatıldığına inanırsa daha önce içinde büyük

kin ve düşmanlık bile olsa dostluğa yönelir.

 

Hele içten gelerek uzatılan bu dostluk ve yardım eli karşısında hiç

bir kin ve düşmanlık varlığını sürdüremez uzun süre!..

 

İşte ayetlerde bunlar anlatılmak isteniyor. Birbirinize dostluk elini

uzatın, yardım elini uzatın deniyor.

 

Birbirimizi olabildiğince sevmemiz, birbirimize gerçekten ve yürekten

dost ve yardımcı olmamız isteniyor.

 

Maddi fedakârlıklarda bulunmamız öğütleniyor.

 

Gerekli özveride bulunmayanların hiç bir zaman "iyilik" denen o "Yüce

Duygu'ya" olaşamıyacakları bildiriliyor.

 

Yüce ALLAH Âl-i İmrân Suresi'nin 114 ve 115.ci ayetlerinde iyiliksever

kişilerden söz edilirken şöyle buyurur.114.çü Ayetin anlamı:

"Onlar ALLAH'a ahret gününe inanırlar. Bununla kalmazlar.

İyiliği gösterir, kötülükleri önlemeye çabalarlar.

İyilikleri, göstermekle kalmazlar.

 

Hayır, işlerinde yararlı konularda ve yardımseverlikte birbirlerine

örnek olmaya çalışırlar.

 

Yarışırlar birbirleriyle!

 

Ve mümkün olan en büyük bir çabayla koşarlar yardım ve iyilik konularına!

 

İşte bunlar iyi insanlardır."

 

115.ci Ayetin anlamı:

 

"Onların yaptığı hiç bir iyilik karşılıksız bırakılmayacaktır.

Çünkü ALLAH kendisine karşı sorumluluklarının bilincinde olanları iyi

bilir, iyi tanır"

 

Evet, akrabalarımızı sevdiklerimizi, dostlarımızı, yakınlarımızı

unutmamak, onlara yardım elini uzatmak, onların kusurlarını bağışlamak

hem dini hem de insani bir görevdir.

 

Hele bayram günlerinde bu daha da büyük bir görevdir.

 

Sözün özü: Bayram Sevinci'ni yaşamak için, bu bayramda bir

iyilikseverlik yarışı içinde olmalıyız.

 

İyilikseverliğin her çeşidini göstermeliyiz.

 

Maddi yardım, manevi yardım, darıldıklarımızı bağışlamak, dargınları

barıştırmak, sevgi, saygı, hoşgörü yani her şey!

 

Gerçek anlam da birer "iyilik meleği" gibi olmaya çalışmalıyız.

 

Her şey ve her tutum içtenlikle olmalı.

 

Bilinçli olarak içten gönülden gelmeli.

 

Her insanın canı kutsaldır.

 

Bir insanın yaşaması içinde can'ın güvenliği de kutsaldır.

 

Bir canı yaşatmakta, yaşamasına yardımcı olmakta dünyadaki yedi milyar

insanı yaşatmış, yaşamasına yardımcı olmuş kadar sevabı

vardır.(5.Maide 32.ayeti)

 

Onun için canı ve o canın güvenliğini sağlayarak yaşatmakta kutsaldır.

 

Onun için bu bayramlar çok güzel bir vesiledir.

 

Canınızı, sağlığınızı, servetinizi, itibarınızı, tecrübelerinizi,

üretiminizi ve bilgilerinizi geleceğe taşımanız ve güzel bir iz ve

miras bırakmanız Yüce ALLAH'ın bir buyruğu ol duğu gibi, ayrıca bir

insanlık borcudur.

 

Böyle yapmakta en büyük bir kamu ibadetidir.

 

Kişisel ibadetinde de çok üstündedir.

 

Yüce ALLAH!

 

Aile bireylerinizle birlikte!

 

Aşınızı, işinizi ve kasanızı bereketli kılsın!

 

Dünya ve ahiretinizi en güzel etsin!

 

İş güvenliğiniz, iş huzurunuz ve iş barışınız hiç bozulmasın barış

içinde sürekli korunsun!

 

Çalışma yaşamınız, kazasız, belasız, sıfır riskle, neş'e ve coşkuyla

devam etsin!

 

Yüce Yaratıcı!

 

Nice güzel bayramlara!

 

Sağlıkla, mutlulukla, huzurla!

 

Ülkemizin barışı bozulmadan

 

Bayram Sevinci'ni yaşayarak ulaşmayı bizlere nasip etsin!

 

Âmin!

 

Bilgi notu: (Bayram Sevinci yazımı hazırlarken 3 Eylül 1978 tarihinde

TRT 1 Türkiye Radyolarında, ayrıca Türkiye'nin Sesi Radyosu'nda,

Almanya'da Köln Radyosunda, Makedonya da Üsküp Radyosunda, Kıbrıs'ta

Bayrak Radyosunda, Avustralya Sydney Radyolarında yayınlanan "Yarın

şeker Bayramı" konuşmamdan yararlandım. 




Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8