Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
18.09.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal ERBAY

Evet!... “Herkes ayağını denk almalı!”

30.7.2015 - 08:43:12

EVET, sevgili dostlar; bu Devlet, adına huzur diyarı güvenli belde anlamında “ASITANE” denilen, değil yalnız kendi ülkesindeki güven ortamından, tam aksine başta yakın bölgesi olmak üzere, bütün dünyadaki huzur ve güvenin devamlılığından kendini sorumlu tutan bir medeniyetin ve insanî anlayışın banisi ve hamisi, mazlumun her yer ve zamanda savunucusu, zalimin ise yer ve mekan farkı gözetmeksizin her hal û karda amansız düşmanı olan şanlı bir tarihin, bugüne yansıyan ve güncelleşmiş hali olan, Selçuklu ve Osmanlının devamı Türkiye Cumhuriyeti Devletidir.

 

 

BUNU EN İYİ BİLEN!

 

Bunu en iyi bilen Kafkas ve Balkan kökenli siz değerli Düzceli hemşehrilerimdir. Hani bir zamanlar, başta DİN ve DİL olmak üzere, aradaki kültür farklılıklarına rağmen büyük dedelerimiz insanca, karşılıklı saygı ve sevgi içerisinde birada yaşarken ve bütün dünyaya farklılıklar içerisinde birlikte yaşamanın örneklerini sergilerken, Ankolisik S-ogan ve Cermen İttifakı, Vatikan-Patrikane entrikaları sonuç vermiş, böylece mal ve can emniyetinin ötesinde din ve vicdan hürriyetlerini tehlikede gören ulu babalarımız “ASITANE”ye doğru yollara düşmüştü. Hala onları taşıyan kağnıların çıkardığı gıcırtılar, zayiatı bol o yorucu yolculuğu yaşayanların anlattıkları hatıraların nesillerden nesillere intikal etmesi sonucu, o hüzünlü nağmeler her birimizin kulaklarında çınlamaktadır.

 

 

O MELUN ŞER İTTİFAK!

 

Ulu babalarımızı yerinden yurdundan eden o şer ittifak, tarih boyunca hiç yakamızı bırakmadı. Bizi tarihi şahsiyetimizden, ruh ve mana yapımızdan, bizi biz yapan değerlerimizden uzaklaştırmak için yapmadıkları ihanet kalmadı. Kenarından köşesinden kırptılar yurdumuzu, sarstılar birliğimizi, hala Balkanlardaki ayakta kalan minareler, yıkık kubbeler, harap olmuş kervansaraylar, imha edilmiş külliyeler bütün zerrecikleriyle, o huzurlu günlerin hasreti içinde sanki dile gelmiş, hüngür hüngür ağlıyorlar.

 

Tarih boyunca o şer ittifak, elini yakamızdan hiç çekmedi. Azınlık hakları dedi, ortadoks Katolik ahali dedi, hep iç işlerimize karıştı... 1839 Tanzimat dediğimiz olguda ve onun yazılı metni mesabesinde olan Gülhane Hatt-ı Humayu’nunda, Uluslar arası andlaşma mahiyetindeki Sened-i İttifak’ta hep o şer ittifakın müdahale, baskı ve yönlendirmesi vardı. Bu şer ittifakın göstermelik hedefi her ne kadar Osmanlının Batı uygarlığına girmesine yardımcı olmak ise de, gizledikleri tuttukları hedefleri, Osmanlı Devleti üzerindeki siyasi etkinliklerini daha da arttırmak ve her dediklerini ona kabul ettirmekti.

 

 

AMA BİR ŞARTLA!...

 

Sened-i İttifakın hazırlanışındaki ısrarları şunu göstermişti ;Osmanlının batı uygarlığına girmesini istiyorlar, hem de çok mu çok.. Osmanlı kendi değerlerinden arınacak, kültürünü, inanç ve milli değerlerini bir kenara itecek, kültür yapısının, inanç ve milli değerlerinin temel kaynağı olan ‘KİTABINI’ beşerî davranış ve insanî yaşayışta değişmez rehberi olan Sevgililer Sevgilisini nostaljik bir değer ve hatıra olarak paketleyip bir rafa kaldıracak. Onlar da dün Osmanlı’yı, bugün de bizi Batı uygarlığına kabul edecekler...

 

Daha çok beklerler.. Bu millet taaa 9. Asırda Doğu Türkistan'da Talas’da kararını vermiştir. O günden beri hep Hakk’ın emrinde, Sevgililer Sevgilisinin izinde olmuştur. Liderini bulduğu zaman yol almış, İstanbul’u fethetmiş taa Viyana önlerine kadar ilerlemiştir. Bakmayın ara sıra yaşanan duraklamalara , zaman zaman söz konusu olan geri adımlara ..

 

 

BU MİLLETİN MAYASI SAĞLAMDIR, HİÇ KİMSE DENEMEYE KALKMASIN

 

Bugün bile liderini bulup öz değerlerine döndüğü, kendisiyle, ruh yapısıyla, ANA KAYNAKLARI'yla barıştığı, tarih şuuru içerisinde sorumluluğunu idrak ettiği zaman aşamayacağı hiçbir engel yoktur. Nitekim bugün bütün çelme ve engellemelere rağmen dahili ve haricî düşmanların ittifakına rağmen bu Devlet dünyanın 16. Büyük ekonomisine sahiptir. Harp sanayisinin % 60’ını bizzat kendisi üretecek duruma gelmiştir. Artık yurdumuzun savunmasında, birlik ve beraberliğimizin korunmasında, kendi ürettiklerimizle sonuç alacak duruma geldik, şükürler olsun...

 

 

HİÇ TEKERRÜR EDER Mİ?’

 

Sevgili dostlar “tarih tekerrürden ibarettir” diyorlar. Ama tedbir alırsanız hiç tekerrür eder mi? Yukarıda adını verdiğim şer ittifak, 1839’da hangi oyunları oynadı ise bugün de taktiklerini güncelleyerek, aynı gaye ile aynı oyunları oynamaya devam ediyor. Ankolisik-Sogan/Cermen ittifakı bugün de Türkiye’yi AB’ye almak için aynı şartları ileri sürüyor, aynı oyunu oynuyor. Kısaca ‘Sizi AB’ye alırız, ama bu halinizle değil, kendinize özgü değerlerinizi ve temel kabullenişlerinizi bir kenara itmeniz ve onlardan arınmanız şartıyla, diyorlar. ’ Dik durduğunuz zaman, ‘Beni olduğum gibi, mevcut yaşayışımla, mevcut iman ve inancımla, sosyal realite ve değerlerimle kabul ediyorsanız tamam girelim’ dediğiniz zaman, önce sizin siyasi istikrar ve güvenliğinize kast ediyorlar, sonra da daha ileri gidip toprak bütünlüğünüze, yönelik planlarını yürürlüğe koyuyorlar... Hala Alman Başbakanı Merkel “Çözüm süreci tüm zorluklarına rağmen devam etmeli” diyor...

 

 

YETER ARTIK!

 

Hayır, yeter artık! Herkes kendi işine baksın. Hiç kimse kimseye kefen biçmeye kalkmasın, herkes haddini bilsin ayağını denk alsın. Dünyada hiçbir güç bugüne kadar bu milleti diri diri toprağa gömmeye muktedir olamamıştır, bundan sonra da olamayacaktır. ZİRA;

 

Yılmam ölümden, Yaradan askerim;

Orduma “gazi” dedi Peygamberim.

Bir dileğim var; ölürüm isterim:

Yurduma tek düşman ayak basmasın

 

Amin desin hep birden yiğitler,

“Allah-u Ekber” gökten şehitler

Amin! Amin! Allah-u Ekber

 

Amin desin Malazgirt’te şehit düşen Aslan Binbaşım, Lice’de şehit düşen İsmail Başçavuşum, İstanbul Gazi Mahallesi’nde şehit düşen polis kardeşim Muhammed Fatih, Hakkari’de şehit düşen Bolu'lu Ziya Başçavuş’um…

 

Evet, herkes ayağını denk alsın! PKK eşkıyası başta olmak üzere, bütün silahlı güçler ve terörist yapılanmalar, silah bırakıp ülkemizi terk edene kadar bu operasyonlar sürecektir. Herkes şunu iyi bilsin ki; Türkiye on gün önceki Türkiye değildir! Yeter artık! …

 

Bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, onların analarına babalarına sesleniyorum; ateş yalnız sizin ocağınıza düşmedi, bizim de yüreğimizi yaktı kavurdu... Ama sizinle İstanbul Emniyet Müdürü’nün şu sözlerini paylaşmak istiyorum; “Keşke Hakk’a uğurlanmak üzere şu musalla taşında yatan şehit ben olsaydım...” Ben de aynı cümleyi tekrar ediyorum, saygı değer şehit yakınları… Bu şeref herkese nasib olmaz.. Rabbim sahibiniz olsun.. Allah devletimizi kaim, birliğimiz daim, güç ve kuvvetimizi muhkem, irademizi kendi rızasına uygun ve kavi kılsın...

 

Bu sefer sizlere “Başınız sağ olsun, sevgili dostlar” diyerek veda etmek istiyorum.

 

Saygılarımla…




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Önce 7 Haziran seçimlerinde Şer İttifakı harekete geçti,seçimlere şaibe bulaştırmak için her türlü kirli yöntemi başvurdu. Bazı medya kanalları üzerinden uydurma ve yalan haberler servis edilerek algı operasyonu yürütüldü. Şimdi de amaç, Türkiye İŞİD'e desek veriyor, Kobaini'yi unutuyor diye yaygara koparıyorlar. Ve terör olaylarına el atıyor, her gün en az 2-3 askerimizi ve güvenlik güçlerimizi şehit ediyorlar. Yazık bu güzelim ülkeyi ne hale çeviriyorlar.
Kuyumcu Tolga - 5.8.2015

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,67

Bölgede çıkan olaylar Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun tamamında yok. Öyle yansıtılıyor bazı medya kuruluşları tarafından ama öyle değil. Mesela herkes Diyarbakır’da normal hayatına devam ediyor, olaylar birkaç yerde. Bölge halkının büyük bir kısmı huzur ve çözümden yana. Halk Çözüm Süreci’ne büyük destek veriyor. Bölgede polislere yönelik ciddi tehditler var. Anca güçlü devletimiz de her türlü tehdidin üstesinden gelebilecek güçtedir. Tehditlerle başarıya asla muvaffak olamayacaklar.
Diyarbakırlı Hasan - 5.8.2015

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%46,13

Yazınızı alkışlıyoruz yine sayın hocam. Sürecin daha sağlıklı işlemesi, bölge halkının devletin güvenliğini hissetmesi için terör unsurları sınırlarımızı terk edene kadar mücadelenin devam etmesini istiyoruz. Sadece terör örgütü PKK’nın sınırlarımızı terk etmesiyle artık bazı malum çevrelerin ‘bölgede Türkiye DAEŞ’i destekliyor’ gibi yürüttüğü yalan ve yanlış algı operasyonlarına da son verilmesi gerekiyor.
Takipçi - 5.8.2015

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%46,19

Devletin tavrı barış sürecinde çok iyiydi. Devlet gerekeni yaptı ama bunlar anlamadı. Anladığı dilden konuşmk lazım bunlara.
Özgecan ASLAN - 5.8.2015

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%49,58

Sayın Yazar, yıllarca doğuda Hakkari'de görev yaptım ve bölgenin şartlarını çok iyi biliyorum.Yanımızda arkadaşlarımız şehit ve gazi oldu, birliğimiz tarandı. Bunlara güven olmaz, PKK'ye güven olmaz. İşleri güçleri bizleri oyalamak. Operasyonları olumlu karşılıyorum ve hatta geç kalındığını düşünüyorum ama zararın neresinden dönülürse kârdır. “Orada çocuklarımız, komşularımız ve vatandaşlarımızın şehit olmasından dolayı içimiz parçalanıyor. Televizyonlarda haberleri izleyemiyoruz” diyen Çağlar, “Bu operasyonların sürekli devam etmesi gerekiyor. 35 yıl devlete hizmet ettim. Gerekirse çağırsınlar yine gönüllü olarak gidip çatışmaya hazırız” ifadesini kullandı.
Komando Er Tahir Bayrak - 5.8.2015

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%46,92

Hocam şu an süren operasyonları destekliyoruz. Örgütün her tarafta halkı haraca bağlaması, mahkemeler kurulması, tabii ki devletin burada kendini göstermesi gerekiyordu. Nitekim gösterdi daha da ileri gidilmesi lazım. Olumlu buluyorum, devamının getirilmesi lazım.
Hayatın Girdabı - 5.8.2015

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%51,96

SAYGIDEĞER HOCAM GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR.Devlet buna müsaade etmiyor. Aramıza fitne sokmak isteyenler, şu veya bu etnik grubu harekete geçirerek Türkiye'yi istikrarsızlaştırmaya çalışanlara karşı da bütün millet olarak el ele durmaya kararlıyız. Gün, her türlü siyasi eğilimlerimizi bir kenara bırakarak teröre karşı koymak için kenetlenme ve birlik günüdür.
Diyarbakırlı Hasan - 5.8.2015

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%47,63

SAYIN HOCAM MERHABA. Yazınız çok güzel olmuş. Gerçekleri söylemişsiniz. Terör faaliyetlerini yapan örgütleri, önlerindeki maşalar kim olursa olsun hepsini lanetliyorum. Şehitlerimizin hatıraları ve emaneti, omuzlarımızda kutsal emanet olarak ebediyete kadar sürdürülecektir. Suruç ile başlayan süreçte, düğmeye basılmış gibi ülke kan gölüne çevrilmek isteniyor. Bu olaydan sonra son günlerde çok yoğun terör saldırılarıyla karşı karşıyayız ama hükümetimizce örgütlere yönelik eşzamanlı operasyon başlatıldı ve bu operasyonlar başarılı bir şekilde sürdürüldü. Herkes ayağını denk alsın, artık Türkiye bir hafta önceki Türkiye değildir. Ülke olarak bu olaylara karşı mücadele veriyoruz. Resmin tamamına baktığımızda, şer odaklarının harekete geçtiğini açık bir şekilde görebiliyoruz." Ne diyelim. Dünya var olduğundan kötü ile iyi hep mücadele içinde olmuştur, olmaya da devam edecektir.
Rüstem Ahıskalı - 5.8.2015

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%51,16

Önce Suruç ardından PKK ve DAİŞ’in askerimize yönelik saldırıları. Son bir haftada bunlar oldu. Suriye’de ise şiddet süreci tam 4,5 yıldır devam ediyor. Gelinen nokta Suriye başlıklı 3 somut gerçeği apaçık ortaya çıkardı. Birincisi, DAİŞ’in bölgedeki en büyük hedefinin Türkiye olduğu gerçeği. Ya da Türkiye’nin teröre göz yumduğunun koca bir yalan olduğu. İkinci gerçeğe gelelim. Türkiye’nin başından beri savunduğu tampon bölge ya da güvenli bölge kurmanın ne kadar elzem olduğu net şekilde ortaya çıkmıştır. Ve hocam üçüncü gerçek. Bu son saldırılar gösterdi ki, Türkiye Suriye politikasında başından beri doğru yerdeymiş. ALLAH TÜRKİYENİN HAMİSİ OLSUN.
Hasan Halil - 5.8.2015

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%47,71

sauyın hocam birazda akpnin düzcede yapamadıkları hizmetleri yazarsanız düzcede kim çalışıyor kim düzceliyi uyutuyor belli olur sayın hocam başarılşar
ahmet besla - 3.8.2015

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%46,39

Yüreğimize su serptin,çok yaşa,ceddine rahmet Saynı hocam..
Şehid Oğlu - 30.7.2015

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%49,83

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8