Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
21.05.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal ERBAY

“İŞLERİN EN HAYIRLISI AZ DA OLSA DEVAMLI OLANIDIR!”

14.7.2016 - 08:12:32

SEVGİLİ dostlar, hayırlısıyla bir bayramı daha, birlikte idrak edip tekrarına kavuşmak niyazıyla ömür güzergahındakaderin çizmiş olduğu yolda hayatımıza devam ediyoruz.Rabbim her birimizi hayırlı, sağlık-sıhhat içinde güzel günler nasip eylesin…

 

Ramazan bizi orucuyla,teravihleriyle, tekbir-tehlil ve selavatlarıyla,lokmalarımızı bölüştüğümüz dost sofralarıyla, gönül aldığımız zekât ve sadaka-i fıtırlarıyla,hatırını sorup kapısını çaldığımız garip-gurebasıyla, okuduğumuz Kur’an’larıyla,dinlediğimiz gönül sohbetleriyle,bizi madde ve manada arındırıp kemale erdiren, yoğunlaştırılmış bir eğitim süreci,tabircaiz ise bir “HAK MEKTEBİ” idi.Bayram sabahı, hissedip etrafımızla “bayramlaşma” adı altında kucaklaşarak paylaştığımız ve mahiyetini izahta zorlandığımız,kötü ruh ve imanımızın derinliklerinden gelen, o “Kutsal Sevinç”in ana sebebi işte o, “HAK MEKTEBİ”nin eğitimine iştirak etmemizdi.

 

Her birimiz, nasibimiz doğrultusunda Ramazan eğitim programından, “Hak Mektebi”nden payımıza düşeni aldık. Şu an kendimizi daha arınık, daha huzurlu ve daha rahat hissediyoruz. Dostlarımız çoğalmış, kırgınlıklarımızazalmış, çevremize baktığımızda sevenlerimiz artmış. Tabiiolduğumuz gönül eğitimi sayesinde burukluklar buharlaştı. Artık arınan gönlümüzle kin ve husumet esaretinden kurtulup sevgi deryasına dalan irademizle biz de, birbirimizi seven olduk. Böylece “seven ve sevilen”lerin sayısı arttı.Toplum adeta, “sevgi toplumu”na dönüştü. Dileğimiz, bu toplumsal kazanım ve güzelliklerin gelişerek kalıcı olması, bayramla birlikte körelip kaybolmamasıdır.

 

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sosyoloğu diyebileceğimiz Sevgililer Sevgilisi Efendimiz,İnsanoğlu’nun zaafını bildiği için “işlerin en hayırlısı, az da olsa devamlı olanıdır” ikaz ve uyarısı ile bütün insanlığın dikkatini çekmiştir. Elbette ki, gerek Yaradan’a karşı görevlerimizi yerine getirmemizde ve gerekse birbirimize ve topluma yönelik davranışlarımızdaki güzelliklerde bir devamlılık ve istikrarın olması zorunludur. Aksi takdirde birlikte yaşayan fertler arasında sosyal denge bozulur, toplumsal huzur gitgide ortadan kaybolur. Ortalığı anarşi,kin ve nefret kaplar.

 

Bizler, kendi beklenti ve çıkarlarımız açısından bir değerlendirme yapacak olursak, isteriz ki; bize sunulan imkan ve nimetlerde aldığımız nefes ve kalp atışlarımızdaki istikrar misali “DEVAMLILIK” esas olsun, hiç kesinti olmasın…

 

Nitekim Yaradan tarafından bizlere verilen maddi ve manevi nimetleri saymaya kalksak, onları saymakla baş edemeyiz. İstediğimiz her şey belli bir düzen ve istikrar içinde bizlere verilmiştir.

 

Bir tek örnekle dikkatinizi çekmek isterim.Hiç düşündünüz mü?Gündüz, güneşin batmasıyla sona ermese de, devamlı gündüz olsa,Yaradan’dan başka, birazcık olsun istirahat edip uyuyacağımız geceyi bize kim sunabilirdi?

 

Yine güneş kendisine tayin edilen yörünge doğrultusunda hareket edip doğmasa idi,devamlı gece olup, ortalığı hep karanlık kaplasaydı, bizlere önümüzü görüp, işimizi gücümüzü sona erdirebileceğimiz ışığı kim sunacaktı? Hiç düşündünüz mü acaba?

 

Evet Sevgili dostlar…Bizler nasıl Yaradan tarafından bize lütfedilen nimet ve imkanlarda bir düzen ve devamlılık istiyorsak, Rabbimize yönelik şükür ve görevlerimizin ifasında,birbirimize ve topluma karşı sorumluluklarımızınyerine getirilmesinde de,aynı düzen,istikrar ve DEVAMLILIĞI göstermek mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde yozlaşırız, gitgide değerlerimizi kaybederiz, toplumsal dengemiz bozulur ve dünya milletler topluluğunda etkinliğimiz azalır.

 

Öyleyse Sevgili dostlar,Ramazan Mektebi’nin müdavim öğrencileri olarak gerek Yaradan’a karşı görevlerimizi yerine getirip elde ettiğimiz istikrarı korumada, gerek kabaran gönlümüzle birbirimizi sayıp sevmede ve gerekse lokmamızı bölüşüp garip gurebanın sıkıntısını gidermede elde etmiş olduğumuz kazanımları,Ramazan’dan sonra daduraksamadan devam ettirelim.

 

Bize sunulan nimet ve imkânlarda, bizler nasıl bir istikrar ve devamlılık bekliyorsak; bizde, bizden beklenen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinde aynı istikrar ve DEVAMLILIK örneğini sergileyelim. İşte o zaman, bütün aylar bizim için Ramazan olur.

 

Her ayınız Ramazan, her gününüz Bayram olsun sevgili dostlar. Kalın sağlıcakla…

 

Not: Srebrenitsa katliamının 21. Yıldönümünde, Batı ittifakının zalim tetikçisi Sırp kasapları tarafından hunharca katledilen Bosna Hersek’li kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun. Rabbim bize bir daha böyle bir acı yaşatmasın. 




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Şunu da unutmayalım: RAMAZAN MEKTEBİNİN EN ÖNEMLİ KURALI TAKVA'DIR.
Ruzinâz - 15.7.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%47,95

Bazı İslâm bilginleri orucu üçe ayırmıştır: Avam orucu, havas orucu, havassu'l-havas orucu. Sadece aç ve susuz kalarak tutulan oruç, bir insanı aç ve susuz olarak ağaca bağlamak şeklinde ifade edilmiştir. Oruç tutuyor ama sövüyor, sayıyor, küfrediyor, ağzından çıkanı kulağı duymuyor, kalp kırıyor, zulmediyor, bağırıyor, çağırıyor, hakaret ediyor, alay ediyor, yalan söylüyor... Bunlar, oruç ibadetinin hikmetine aykırı olan şeylerdir. Ayrıca Ramazan ayı, günah çıkartan bir papa da değildir. Bazı insanlar, Ramazan ayında işlemedikleri kötülükleri Ramazan’ın dışındaki aylarda işlemekte herhangi bir beis görmeyebiliyor. Bu, çok yanlıştır. Ramazan, on bir aydaki gündelik iş yorgunluğunu biraz kenara bırakarak, manevi duyguları daha iyi yaşayıp tadabilmemiz için vardır. Ramazan mektebinin programında Kur’an okumak vardır. Mukabeleler vardır. Hz Ali (RA)’ın: “Düşünmeksizin Kur’an okumanın hayrı yoktur.” Sözünü göz önünde bulundurarak, anlamını düşünerek, içten gelen bir duygu ile gözlerden yaşlar akıtarak, tane tane okumak... Ramazan mektebinin programında iftar vardır. İftar, Hz. Peygamber (SAV)’in duaların kabul edileceği vakit olarak ifade ettiği, bütün aile fertlerinin, manevi açıdan dolu dolu geçen bir günün sonunda bir sofra etrafında bir araya gelmesi, Hz Peygamber (SAV)’in: “Öyle bir aileye Allah, rahmet nazarıyla bakar.” Buyurduğu, manevi değerinin ölçülemez olduğu çok değerli bir vakittir.
Harun Kırıklı - 15.7.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%54,39

Bu programın, Allah tarafından konmuş ve orucu oruç yapan en önemli üç maddesi vardır: Bunlar, iftar vaktine kadar yemeyi, içmeyi ve bir takım cinsel arzuları bir tarafa bırakmaktır. Ağızdan kötü söz çıkmaması, boş yere münakaşa yapılmaması, başka insanların kalplerinin kırılmaması, Hz. Meryem’in orucu gibi oruç tutmak... Olarak sıralanabilecek birtakım maddeler de bizzat Hz Peygamber (SAV) tarafından programa dâhil edilmiştir.
Harun Kırıklı - 15.7.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%49,74

Ramazan mektebinin programı otuz günlük bir programdır. Günlük program, sahurla başlar. Mümin, sahura kalkarak programa kaydını yaptırmış olur. Sahur, Kur’an-ı Kerim’de yoktur. Kur’an-ı Kerim’de imsak vardır. Programın ana maddeleri bizzat Allah tarafından belirlenmiştir. Programın birtakım yönetmelikleri, bir takım teferruatı ise Hz. Peygamber (SAV) tarafından belirlenmiştir. Sahur, bizzat Hz Peygamber (SAV) tarafından programa dahil edilmiştir. Gecenin belli bir vaktinde bütün müminlerin sahura kalkıp, Allah rızası için oruca niyet etmeleri gerçekten müthiş bir hadisedir. Sahur, açlığa hiç dayanamayan insanlar için önemlidir. İlaç almak isteyen insanlar için önemlidir. Bunun gibi birçok önem sayılabilir. Ama en önemlisi bir ibadete uyanık başlamaktır. Bütün insanlığın gaflet uykusuna daldığı bir sırada, uykuyu bölüp kalkmak, aileye o ilahi rahmeti getirmek, aile efradını sofranın etrafında bir araya getirip seher vaktine neşe katmak, gerçekten çok önemlidir.
Harun Kırıklı - 15.7.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%53,68

Bir insan, Ramazana eriştiği halde arınmadan Ramazan'ı terk ederse ona yazıklar olsun. Çünkü bu, arınmaya direnmektir. Yeryüzündeki en büyük kötülüklerden bir tanesi de arınmaya direnmektir. Arınmaya direnmek, aslında yüreğini güzelliklere kapatmak demektir. Arınmaya direnmek, baharı solumamak demektir. Ramazan, öyle bir bahardır ki, insan onu gerçekten solumalıdır. Ramazan geldiğinde arınmamak, Ramazanın eğitimine tabi olmamak güneşe perde germek gibi bir şeydir.
Halil Hasan - 15.7.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%56,80

Ramazan mektebinin gayesi Ramazan mektebinin gayesi, orucun farziyeti ile ilgili ayetin devamında geçen “LEALLEKUM TETTEKÛN” ifadesinde gizlidir.
Öyle bir geçer zaman ki - 15.7.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%44,44

Rabbim bizi Ramazan Mektebinin Müdavim Öğrencilerinden Eylesin! Amin.
Palandökenli - 15.7.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%48,61

Merhaba değerli hocam! Öncelikle geçmiş bayramınızı kutlar, yazınızdan dolayı da yüreğinize sağlık dilerim. Yazınızı satır satır okudum yine. Her cümleniz bir nasihat, bir diriliş ve uyanış niteliğinde. Aynen katılıyorum hocam, gerek Yaradanımıza, gerekse de insanlara ve topluma karşı vazifelerimizde süreklilik ve istikrarın -az bile olsa- devam etmesi çok önemlidir. Hepten terkedilmesi çok büyük günahtır. En basitinden, akraba ilişkileri, ziyaretler ve s. bunlar dinimizde olduğu gibi, kültür ve geleneğimizde de çok önemli yere sahiptir. Hocam ayrıca, örnek olarak vermiş olduğunuz gece ile gündüz misali de çok isabetli olmuş. Hakikaten öyle, hiçkimse gündüz vakti, gecedeki gibi uyuyamaz ve yorgunluğunu atamaz. Aynı zamanda hiçkimse gece vakti de gündüzdeki gibi çalışamaz, hatta bitkiler bile ürün veremez gece vakti. Her şey sistematik ve muntazam yaratılmış ve bir program içinde kendi faaliyetini sürdürmektedir İlahi kanun çerçevesinde. Bu örneğin bir benzerini ben, soğuk ile sıcak arasında da görüyorum. Tüm mevsimler sıcak olsaydı dünya yaşanmaz hale gelirdi. Aynı şekilde tersi; her mevsim soğuk veya serin geçseydi, hiçkimse tarlalardan ürün alamaz, bu sebeple gıdalanmada önemli sorunlar oluşurdu. Daha çok örnekler var buna benzer. Saygılar sunar, hoşça kalın derim hocam.
Rüstem Alioğlu - 15.7.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%52,89

Çok kıymetli hocam. Ramazanda yurttışındaydık Ukrayna'da. Çok büyük coşku ve sevinçle oruçlarımızı tuttuk, iftarlarımızı yaptık. Müslüman kardeşlerimizle hasbihal edip bol bol dertleştik. Davetlere, iftarlara katıldık. Ahıskalı kardeşlerimiz evlerine davet ettiler zaman yaptıkları gibi. Hasret giderdik, Türkiye'den bol bol bahsettik. Çok seviyorlar ülkemizi. Hasret içerisindeler. Onlar gerçek Türk. Her yerde Türk ve Müslüman olduklarını gösteriyorlar. Ve bayramı da geçirdik, yurda döndük. Tabii bazı yazılarınızı, işimizin yoğunluğundan dolayı takip edemedik ama ORUÇ MEKTEBİ yazısı gerçekten bir öğüt, ders ve hüküm niteliğindeydi. Bu yazınız da bir nevi onun devamı gibi. Hocam tekrar bayramınızı yürekten tebrik eder, ailenize, size ve yavru-torunlarınıza uzun ömürler niyaz ederim.
Ahıskalı - 15.7.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%46,77

Saygıdeğer hocam çok şükür bir bayramı daha mutlu bir şekilde kutladık. Aslında mutlu olduğumuz söylenemez zira terör belası her zaman bizi üzmeye devam ediyor. bunun sonucunda yine art arda şehitler verdik bayramda. Allah şehitlerimize rahmet eylesin. Gazilerimize şifalar versin.
Özgecan Aslan - 15.7.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%46,12

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8