Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
20.10.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal ERBAY

ATLARLA İTLER MEYDANLARA İNDİLER

16.3.2017 - 09:11:45

SEVGİLİ dostlar, millî tarihimizde Karlofça Antlaşmasıyla baş gösteren ve 1838 Tanzimat Fermanı ile aleniyet kazanan, Devletimizin gidişatı ve kanunî düzenlemeleri üzerindeki “Batı Devletleri”nin denetim ve müdahale alışkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni getiren anayasa değişiklik paketinin referandumu öncesi yeniden depreşmiş ve dost görünen Batılı müttefiklerimizin her biri canhıraş bir şekilde,dört bir koldan saldırıya geçmiştir.

İçlerinden biri daha dün elinde dedemin yadigarı olan lalelerle bize karşı daha önce şirinlik yaparken, bugün atları ve itleri ile birlikte üzerimize saldırma cüretini göstermiş ve merhum Akif’in yıllar önce adını koyduğu ve dost görünenlerin içinde sakladıkları “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar”ı hortlatıp üzerimize salmış, diğerleri de başta Almanya olmak üzere birer birer onu ve onun atları ile itlerini desteklediğini ve bu davranışlarının arkasında olduğunu pervasızca ilan etmiştir.

Onların her biri ve hassaten “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” şunu gayet iyi bilsin ki, artık bu millet özüne dönmüş, ruh ve manasıyla bütünleşmiş, kendisine reva görülenlerden, geçmişinden ve topyekûn tarihinden almış olduğu ders ve ibretle yeniden ayaklarının üzerine dinelmiş ve bütün dünyaya karşı “Ben hür doğdum, hür yaşarım; hangi çılgın bana zincir vuracakmış, ŞAŞARIM… Kükremiş sel gibiyim benimi çiğner TAŞARIM” diye haykırmıştır.

Batı başta olmak üzere bütün dünya şunu gayet iyi bilsin ki; bundan böyle, milletin geleceğini bizzat milletin kendisi kararlaştıracaktır. Söz de, karar da başkalarının değil milletindir, milletin. Yeter artık bugüne kadar dış güçler ve Batı içimizdeki sadık dost ve satkın uyduları vasıtasıyla bu millete efendilik ettiler. Artık onların maskesi düştü, ikiyüzlülükleri ayan-beyan meydana çıktı. Şimdi, onların dediği değil, milletin dediği olacak. Kim ne derse desin, bu millet kendi geleceğini, bizzat kendisi tayin edecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Milletin geleceğine yönelik, kendilerine “Yönlendirici Müfettiş” rolünü biçenler, şayet atlarıyla itleriyle sokağa dökülüp bu milletin üzerine üzerine geliyorlarsa, bilesiniz ki biz millet olarak doğru yoldayız. Hiç endişeniz olmasın, doğru bildiğimiz yolda milletin azadlığı ve tam bağımsızlığı yolunda “Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz yürürüz…Karşımıza çıkan cehennemler dahi olsa göğsümüzde söndürürüz” deyip yolumuza devam edeceğiz. Onlar atlarıyla itleriyle istedikleri kadar tepişsin dursun, hiç fark etmez.

Şimdi ben de onların atlarına ve itlerine hiç aldırmadan Anayasa değişiklik paketinin maddelerini açıklamaya devam ediyorum.

 

KARAR MİLLETİN, DENETİM MECLİSİN!

MADDE 12.

“2709 Sayılı Kanunun 119’uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve kenar başlıkları metinden çıkarılmıştır.

III. OLAĞANÜSTÜ HAL YÖNETİMİ

Madde 119-Cumhurbaşkanı, savaş, savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, seferberlik, ayaklanma, vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışma, ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması, anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması, şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması, tabiî afet veya tehlikeli salgın hastalık ya da ağır ekonomik bunalımın ortaya çıkması hallerinde yurdun tamamında veya bir bölümünde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.

Olağanüstü hal ilanı kararı verildiği gün Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağrılır. Meclis gerekli gördüğü takdirde olağanüstü galin süresini kısaltabilir, uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir. Cumhurbaşkanı’nın talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi her defasında dört ayı geçmemek üzere süreyi uzatabilir. Savaş hallerinde bu dört aylık süre aranmaz.

Olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile 15’inci maddedeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya geçici olarak durdurulacağı, hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği kanunla düzenlenir.

Olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanı, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, 104’üncü maddenin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen sınırlamalara tabi olmaksızın Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Kanun hükmündeki bu kararnameler Resmi Gazete’de yayınlanır, aynı gün Meclis onayına sunulur.

Savaş ve mücbir sebeplerle Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplanmaması hali hariç olmak üzere, olağanüstü hal sırasında çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri üç ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve karara bağlanır. Aksi halde olağanüstü hallerde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri kendiliğinden yürürlükten kalkar.”

 

Bu değişiklikle birlikte olağanüstü hal, 15 Temmuz hain darbe girişiminin sonuçları ve terör tehditleri de göz önüne alınarak, yeniden tanımlanmış oluyor.

Bu haliyle OHAL yetkisi, Yürütme erkinin başı olan Cumhurbaşkanına veriliyor. Yalnız Cumhurbaşkanı olağanüstü hal ilan ettiği takdirde bu karar hemen anında Resmi Gazetede yayınlanacak ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayına sunulacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmayan olağanüstü hal kararı hukukî sonuç doğurmayacaktır. Meclis gerekli gördüğü takdirde olağanüstü halin süresini uzatabilecek veya kısaltabilecek veyahut da tamamen kaldırabilecektir.

Aynı şekilde olağanüstü hal kapsamında, Cumhurbaşkanının çıkarmış olduğu Kanun hükmündeki kararnameler Resmi Gazetede yayınlanacak ve aynı gün Meclisin onayına sunulacaktır. Meclis, savaş gibi mücbir sebepler hariç, üç ay içerisinde onayına sunulan bu kararnameleri görüşüp karara bağlamak mecburiyetindedir. Bu zorunluluğa rağmen Meclis üç ay içinde bu kararnameleri görüşüp karara bağlayamazsa, olağanüstü hallerde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri kendiliğinden yürürlükten kalkacaktır.

Sonuç olarak bütün iddia ve uydurma haberlerin aksine bu maddeyle, Meclisin millet adına denetleme gücü ve sorumluluğu ön plana çıkarılmıştır. Kısaca, bilmiş olasınız ki; KARAR MİLLETİN, DENETİM ise YÜCE MECLİSİN’DİR.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar. 




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Hele Bi de hollandanin rotterdam belediye başkanı var faslı Ahmet Abotalib güya kendisi müslüman. şu adama müslüman demeye de insanın dili varmiyor. müslüman görünümlü münafık. batı işi şeytanlığa döktü. bizde de cbaşkanı adayı için ekmelettini sürmeleri tesadüf değil. üzücü olanan yerli siyasetçilerin HAÇLI OYUNLARA sarılması. haçlılar en az 100 yıldır MÜSLÜMANLARI YİNE MÜSLÜMAN GÖRÜNÜMLÜ HAİNLERLE KATLEDİYOR
Cenk Beyhan - 18.3.2017

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%48,34

Hakikaten duygularımıza tercüman olmuşsunuz, yüreğinize sağlık sayın vekilim. Bu batı insanına güven olmamış şimdiye kadar, bundan sonra da güven olmayacak zaten. Srebrenitsa soykırımını yapan bu mübtezellere HOŞT LAN demek gerekiyor milletçe :)) Karar milletin, Denetim Yüce Meclis'in. Bekleyelim 17 Nisan'ı.
Hasan Halil - 18.3.2017

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%51,06

Biz bu referandumda sadece 18 maddeye değil, "hayır"cıların kaybetmesine değil, batının 2 asırdır bize dayattığı baskı, zulüm ve işkenceye son vermek ve haçlı siyonist ruhunu bu topraklarda bir daha hezimete uğratmak için "evet" diyeceğiz. "Evet" demek, Türkiye ve İslam düşmanı Batı ve Yahudi siyonist cephesine karşı ben de varım demektir. Evet cephesinde olmak bizim için bir şereften öte, bir "var" olma mücadelesidir.
EVET - 18.3.2017

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,33

HOLLANDADAKI KARDESLERIM SOKAĞA ÇIK ÜLKENE SAHİP ÇIK....!
Hollanda vatandaşı - 18.3.2017

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%51,45

Eski Türkiye'de Başbakan ve Cumhurbaşkanı kontrolü aynı anda elde etmek için uğraşıyordu. Yürütmenin başı başbakan olmasına rağmen güç mekanizması cumhurbaşkanının kontrolünde idi. Direksiyon başında olan başbakan ama gücü kontrol eden cumhurbaşkanı idi. Sonuç ne oluyordu? Anlaşmazlık üzerine kaza yapıyorlardı. Nitekim, en acı sonucunu 2001 krizinde Anayasa kitapçığının başbakanın üzerine fırlatılmasıyla çok acı şekilde gördük. Bir gecede Türkiye %25 küçüldü, ekonomi çöktü, 1 milyon insan işten çıkarıldı, iş yerleri kepenk attı, millet uzuuun ekrem kurukları oluşturdu. İşte bunlar hep bizim güçsüz yönetimimizden kaynaklandı. Güçlü olmak için milletimiz için hangi şey yararlıysa onun peşinden gitmeliyiz. Özellikle Avrupa'ın, haçlı emperyalist ve siyonist cephenin olduğu bir alanda birlik ve beraberlik kaçınılmaz bir yoldur.
Rüstem Alioğlu - 18.3.2017

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%48,47

Avrupa'da yaşayan Türklere, genç, yaşlı, erkeği ve kızlarıyla milli değerlerimizden, dinimizin ilkelerinden döndürülmeye çalışılıyor. Türkiye ve Müslümanlık, kötü özgürlükçü sistem olarak empoze ediliyor ve gençlerimizin beyinleri yıkanmaya çalışılıyor. Çok dikkatli olmaları gerek Avrupa'da, özellikle Hollanda ve Almanya'da yaşayan Türkler. T.C. vatandaşı olan insanlarımız orada üreme ve kariyer sahibi olmaları gerekiyor. Meclis içinde yer almaları veya yer alan vekillerimize ayrım yapmadan oy vermeleri gerekiyor. Ama tabii ki bu vekiller Türk düşmanı olmayacak, PKK sevdalısı olmayacak. Görüyoruz Avrupa'da Türklere en çok zarar veren, kendi vatandaşımız olan Türkiye vatandaşlığına sahip vekillerdir.
Yahya Ahıskalı - 18.3.2017

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%51,06

Elinize sağlık sayın yazar güzel açıklamışsınız. Keşke tüm ülke birlik olsa Batı'ya karşı ama maalesef ülkemizde çok batı hayranı var. Önce kendi safralarımızdan kurtulmamız gerek.
Misafir - 18.3.2017

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%46,41

Güzel ve bir o kadar da düşmanlarımızı iğneleyici bir yazı olmuş. Yüreğinize sağlık! Bu millet, son nefesine kadar haçlı siyonist zihniyetinin karşısındadır ve olmaya da devam edecektir. Bilsinler ki, biz bir ölürüz, bin diriliriz. Cumhurbaşkanımız batının oyununu Cennet Mekan Sultan II Abdülhamit gibi bozmuştur ve akıllarını bulandırmıştır. Bu ecdad ile yüz yıllar da geçse yürüdüğümüz yol ve düşüncelerimiz asla değişmeyecektir.
Med-Cezir - 18.3.2017

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%56,67

Yaa işte böyledir Batı hocam. Zamanında dedelerimiz İspanya'ya karşı Hollanda'yı korudu, destekledi, devlet olmalarına yardımcı oldu. Ama gel gör ki şimdi ne yaptılar Hollandlar?!! Sadece o mu? Almanya ve Avusturya da buna eklendi. Türkiye'ye ve Müslüman Türklere karşı insan haklarına aykırı şekilde ırkçı, ayrımcı tavrını almış durumdalar. Bunun karşısında hemen hemen tüm Avrupa ise sessizliğe gömülmüş vaziyette. Aynı Cahiliye Araplarının helvadan put yapıp sonra da acıktıkları zaman onları yedikleri gibi, AB ve ABD'nin ortaya koyduğu insani ve hukuki değerler yine kendileri tarafından çiğnenerek adeta insanlıkla alay ediliyor. İslam ülkeleri de bunu sadece izlemekle yetiniyor. Birkaç tepki hariç elle tutulur bir tepki yok. İyi ki Azerbaycan var. O da olmasa, tüm gücüyle ve gerçek manada Türkiye'ye destek veren ülke kalmayacak.
Ruşen Alioğlu - 18.3.2017

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%53,10

Avrupa'nın tarihi başkalarına yaptığı zulümlerle dolu. Ama şunu da unutmayalım: Her zulmün bir ahı mutlaka ortaya çıkacaktır. Allah hemen cezayı vermez. Bekler, fırsat verir, mühlet verir, fayda etmedi mi aniden yakalayıverir.
Hercai - 18.3.2017

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%51,02

Korkunun ecele faydası yok. Er-geç bitecekler. قل فانتظروا انى معكم من المنتظرين
Mehmet Yücesoy - 18.3.2017

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%47,59

inşaallah senin gibilerin eline allahu teela fırsat vermeyecektir at tığın başlıkda hiç hoş değil
kenan çay - 16.3.2017

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%54,48

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8