Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
18.11.2018
Düzce Postası Android Uygulaması
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal Erbay

YETER ARTIK, BİTSİN BU İNSANLIK DIŞI KİN, NEFRET ve ÖÇ ALMA YÖNTEMİ

5.7.2018 - 08:43:50

SEVGİLİ Dostlar; insanoğlunun bu kadar vahşileşeceğini hiç tahmin etmemiştim. Hani 1915’lerde, Yedi Düvel’in Çanakkale’de küçücük bir kara parçasına tırmandığını, kimi hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela halinde her birinin Yırtıcı SIRTLAN kesilip bizi yok etmek, devletimizi sona erdirmek üzere kafesinden boşalıp üzerimize üzerimize çullandıklarını hafızamdan geçiriyorum da diyorum ki; o yamyamlar bile reva görmezlerdi EYLÜL’e, LEYLA’ya yapılan can alıcı, insanlık dışı bu eziyet ve cefayı…

 

Halbuki biz imhaya değil, ihyaya memur bir medeniyet, kültür ve imanın mensuplarıyız. Bizler bulunduğumuz yerlere “Fetih Ruhu”yla gelip buraları ihya ile vatana dönüştürdükten sonra bu topraklarda ve bütün vatan sathında Ulu Babalarımız’ın muhafaza ve gözetimini Kamu Emaneti= “Allah Hakkı” mahiyetinde bizlere bırakmış oldukları değerlerimizi koruyup geliştirmek ve aynı hassasiyet içerisinde bunları bizden sonraki nesillere devretmek mecburiyetindeyiz.

 

Hal böyleyken bugün EYLÜL ve LEYLA’nın, bundan önce de daha nice pis duygu ve planlara kurban edilen minik yavrularımızın şahsında yaşadığımız bu acılar bize, devlet olarak, aile olarak, hatta şahıs olarak bazı noktalarda eksiğimizin, ihmalimizin, umursamazlığımızın olduğunu göstermektedir. Halbuki Ankara’da kaybolan Eylül, Ağrı’da evinin önünde oynarken bir anda gözden kaybolup giden mavi gözlü Leyla hepimizin evladı idi… Eylül ve Leyla dahil bütün çocuklar her birimize canıyla, başıyla, edebiyle, ahlakıyla, ecdattan tevarüs ettiğimiz değerler doğrultusunda yetiştirilme sorumluluğuyla bizlere emanettir… Sizin evladınız yalnız sizin değil, o aynı zamanda benim de evladım. Benim evladım da yalnız benim değil, o aynı zamanda sizin de evladınızdır… Dolayısıyla benim evladım beni ne kadar dinlemek ve saymak mecburiyetinde ise, sizi de hatta sokakta, caddede hiç tanımadığı bir büyüğü ondan bir şey talep ettiğinde de aynı ölçüde onu da saymak ve onun talebini de yerine getirmek mecburiyetindedir.

 

Zira bizim hukuk tarihimiz ve adlî sicil arşivlerimiz bu tür düzenlemelerin ve yargıya intikal eden uyuşmazlıkların örnekleriyle doludur. Nitekim bugünkü hukuk sisteminde olduğu gibi bizim hukuk tarihimizde de Borçlar hukukunda akit’ten sonra borcun kaynaklarının başında “Haksız Fiil” gelir. Hukuk tarihimizin emredici hükümleri, kültürel örfi kabullenişlerimiz doğrultusunda, her bir ergin ve yetişkin şahıs çevresindeki gayr-i mümeyyiz veya mümeyyiz çocukların terbiye, gözetim ve himayesinden sorumludur. Bu sorumluluk ilkesinin tabii sonucu olarak da aynı hukukî kabulleniş ve yapı, çocuğu büyüğünü dinlemek ve onun söylediğini yapmakla sorumlu tutulmuştur. Bu kural sonucu farz ediniz ki herhangi bir çocuğun amcası, dayısı veya komşusu veyahut da bunların dışında bir büyüğü kendisinden bir talepte bulundu, çocuk da büyüğünün bu talebini yerine getirirken başkasına, hukuk diliyle üçüncü şahıslara zarar verdi… İşte böyle bir durumda çocuğun üçüncü şahsa vermiş olduğu zararı çocuk değil, çocuğa o talimatı kim verdiyse, diğer bir ifadeyle başkasına zarar veren o işi yapmasını çocuktan kim talep ettiyse zararı o karşılayacaktır. Böylece taraflar açısından bir hak-sorumluluk dengesi kurulmuş ve hukuken asırlarca uygulanagelmiş, Batı hukukunun Resepsiyon sonucu ülkemize intikalinden, hem kurumlarımızın hem de beşeri münasebet, toplumsal kabullenişlerimizin zaman içinde Batı hukukuna göre şekillenmesi sonucu, “Türk Hukuk Tarihi” adı altında ifade etmeye çalıştığımız ruh yapımızın, mayamızın ve imanımızın ana unsurunu ve cevherini oluşturan aslî hukukumuzla hiçbir tenkit ve takibe uğramadan, ancak öldükten sonra tanış oluyor, o aslî hukukumuzun temel kaynağı olan kutsal metinler demetinden bir-iki pasajın sesli, edalı ve sedalı terennümüyle birlikte aslî hukukumuza göre “velba’su ba’del mevt”de dirilmek ve bizi bu hale koyanlarla hesaplaşmak üzere gömülüyoruz…

Dostlar, bilmiş olunuz ki, aslımıza dönmedikçe, ana kaynaklarımıza, temel karakterimize, kısacası özümüze yönelmedikçe, o ana kaynaklar doğrultusunda büyüğümüzü tanımadıkça, küçüğümüzü sevip, onları kendi öz ilkelerimiz doğrultusunda kendi evladımız belleyip gözetip himaye etmedikçe bu acılarımız dinmeyecektir… Yoksa bilmiş olasınız ki, her birimiz Eylül’e reva görülenden, mavi rengini denizlerden daha berrak bir şekilde gözleriyle örnekleyen Leyla’nın zalimler tarafından kaçırılıp açlığa terk edilerek öldürülmesinden hesaba çekileceğiz…

 

Rabbim sahibimiz olsun!

 

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar…




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
en büyük düşmanimiz şu anda abd degil almanya halen kimse anlamiş degil yazik onlar kadar kötülügümüzü isteyen ülke yok en büyük rakibi avrupada biziz
Misafir yorumcu - 10.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%53,85

Ekonomik Haçlı seferiyle karşı karşıyayız. İmanımız onları püskürtmeye yeterde artar.Topunuz gelin sizin kalleşçe planlarınız varsa ALLAH'ında sizin üzerinize planları vardır.Elbette ALLAH'ın dediği olacaktır.Size boyun eğen sizin gibi olsun.Biz devletimizi, Ekonomimizi her türlü ayakta tutarız.Gavur gavurluğunu yapıp bizi dize getirmek istiyor.Hey gidi Osmanlı işte bu gavurları kılıçla terbiye ediyordu.Dolar almaya devam edenler kime hizmet ettiklerinin farkına varsınlar.
Kaan Düsseldorf - 10.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%45,45

Hocam dolar yükseliyor diye yaygara koparanlar için söylüyorum: abd ve ab ile ilişkilerimiz incelediği yerden kopsun asla boyun bükülmesin o keferelere varsın bugün vatan haini insanlar sevinsin dolar yükselmiş 10 bin olsun hiç umurumda değil ben esnafım Türk’üm ve Türk parası kullanıyorum dolarla iş yapanlar düşünsün bakkaldan domates alır gibi millet dolar ticareti yapıyor ne bekliyordunuz milli vatansever olmadığımız sürece biz daha çok bunları görürüz.
Berat Katran - 10.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive