Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
21.11.2018
Düzce Postası Android Uygulaması
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal Erbay

PARA, BAYRAK GİBİ BİR MİLLETİN BAĞIMSIZLIĞININ SEMBOLÜDÜR

16.8.2018 - 09:57:22

Sevgili dostlar, iki haftadır aynı konu üzerinde  durduğumu fikirleşerek sakın sözlerimi, hele hele söyleyeceklerimin “lübbül-lüb” mahiyetinde, özünü teşkil eden yazımın başlığını hafife almayın. Şunu hiç unutmayın, bir devletin gelişim ve varlığını tamamlayıp dünya devletler ailesine katılması ancak kendi para birimini belirleyip basması ve tedavüle sunmasıyla gerçekleşir. Kendi milli tarihimiz açısından bakınca bu hep böyle olmuştur.

Bitmez tükenmez bir kin ve öc alma duygusuyla bizi Avrupa’dan koparıp, hatta Anadolu’daki varlığımıza son verip bizi Asya steplerine sürerek yok etmek isteyen YEDİ DÜVELİ dize getirip kalıntılarını bütün çar ve çöpleriyle birlikte İzmir’den denize döktükten sonra,  bütün dünyaya varlığını ilan ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bağımsızlığını, semalarımızda dalgalanan ay-yıldızlı al bayrağımız ve devletimiz adına bastırılan “Türk Lirası” birimli paramız simgeliyordu.

Bugüne kadar ay-yıldızlı bayrağımız nazlı nazlı dalgalandı semalarımızda, kimse yan bakamadı ona, hatta uçan kuşlar çırptıkları kanatlarıyla selam durdular onun ay’ına yıldızına. Eşlik etti o nazlı yâre, gür sedasıyla Ezan-i Muhammediler… Güç aldılar birbirlerinden… Hep canlı tuttu yiğitlerin gönüllerini, Ezan’ın gür sedaları… Yiğitler coşku içerisinde davul-zurna eşliğinde hep koştular asker ocağına; hazır olalım, ya birgün vatan imdat derse diye… Yiğitlerin bu cesaret ve şecaatları ürküttü zalimleri, ümit verdi mazlumlara… Yiğitler sınır tanımadı, “Fırat Kalkanı” dedi, “Zeytin Dalı” dedi, ezip geçti bütün engelleri… Zalime dur deyip mazlumun göz yaşını sildi… Nihayet mazlumun hamisi zalimin amansız düşmanı olduğunu bütün dünyaya gösterdi ve zalimin kalesine sulhun sembolü Ay-Yıldızlı bayrağı çekti.

 

NE  İŞİNİZ VAR SİZİN AFRİKA’DA

Öte taraftan insanlar arasında renk, dil ve din ayırımı yapmadan yaptıklarını, ürettiklerini dünyanın dört bir yanına taşıdı müteşebbis insanımız, hem de devletimizin öncülüğünde, hassaten Cumhurun Reisinin rehberliğinde… Bütün dünya, hassaten Afrika, yakından tanış oldu bizim emeğimizin mahsulleriyle,  maharetimizle, Tanış oldu bağımsızlığımızın sembolü; hem Bayrağımızla hem Paramızla…

Bir adım daha ileri gittik; kendi para birimimizle komşularımızla, dostlarımızla alışveriş yapmanın yollarını aradık… Dedik ki; bir birimizle alışveriş yaptığımızda, biz size olan borcumuzu kendi MİLLİ PARAMIZLA ödeyelim, siz de bize olan borcunuzu kendi milli paranızla ödeyin… İşte o zaman kervancı katırları  ürktü, bazıları bundan rahatsız oldu ve bir takım bahanelerle doları silah olarak kullanıp üzerimize üzerimize saldırdı.

 

DÜNYA’NIN EN MUHKEM KALESİ

Fakat bunlar tarih okumamışlar, Türk milletini tanımıyorlar, EY ABD, sen git bizi, bugün ağababalığını yaptığın YEDİ DÜVEL’e sor, onlar bizi çok iyi tanır… Onlar bizi vaktiyle para birimleri dahil, altınlarıyla, gelişmiş silahlarıyla, kimi hindu, kimi yamyam kimi bilmem ne bela olan ordularıyla alt edemediler, ancak Çanakkale Boğazının derinliklerinde kendilerine yer bulabildiler… Şimdi sen onların var güçleriyle yapamadığını dolarınla mı yapacaksın. Hiç unutma Ey ABD, senin gücün kuvvetin, topun tüfeğin, doların varsa, bu milletin de Devletinin bekasına İMANI vardır. Onun göğsündeki imanı; alınması mümkün olmayan en muhkem kalelerden daha da muhkemdir.

 

SEN KENDİNİ NE SANIYORSUN EY ABD!

Bütün bu olanların ötesinde devletler arası teamülü, BM’in belirlemiş olduğu ilke ve kuralları elinin tersiyle bir kenara iten ABD, Türkiye’ye 15 Ağustos Çarşamba gününe kadar süre tanıdığını ilan etti. Artık bilemiyoruz, talepleri yerine getirilmediği takdirde ne yapacak? En azından Türk milletini tanımış olacak… Karşısında kökü mazide olan bir ATİ’nin olduğunu görecek ve bir daha çocuklaşmayacak tecrübe kazanacak… Normaldir, daha dünkü bir oluşum, 1774’de varlık kazanmış bir devlet, bugün itibariyle 244 yaşında, elbette ki daha öğreneceği çok çok şeyler var bu alemde

 

İLLA DA PAPAZ BRUNSON!

ABD’nin ileri sürdüğü birinci şartı Papaz Brunson ve 15 Temmuz darbe girişiminde rol alan 20 ABD’li ajanın ivedilikle serbest bırakılmasıdır.  Tam da “şecaat arzederken merd-i kıpti sirkatin söyler” darb-ı meseline bir örnek… Niçin bu kadar heyecanlanıyorsunuz, ince hesaplarınızın ortaya çıkmasından endişemi duyuyorsunuz?   Bağımsız yargı yalnız sizde mi var? Bir önceki Başkan Yardımcınız, FETÖ’nün iadesi kendisinden talep edilince Türk makamlarına ne cevap vermişti? Unuttunuz mu? Peki sizde Bağımsız yargı var da, bizde yok mu? Nitekim ikinci sefer itirazla  Papazın ev hapsinin kaldırılması talep etti Avukatınız… Bağımsız Türk mahkemesi de dosya kapsamına bakarak talebinizi reddetti.

İkinci şartları Türkiye’nin İran’a kapsamlı ambargo uygulaması… Adama başka arzunuz var mı, diye sorarlar… Türkiye kime nasıl davranacağını, komşularıyla münasebetlerini ne şekilde yürüteceğini bizzat belirleyecek basiret ve tarihi tecrübeye sahiptir. Hiçbir devletin bu hususta bizi yönlendirmeye hakkı yoktur, haddi de değildir.

 

S400’LER’DEN SANA NE

Üçüncü şartı Rusya’dan S400’lerin satın alınmaması… Biz, devletimizin bekası vatanımızın bütünlüğü söz konusu olunca dişimizden tırnağımızdan artırır, güvenliğimizin devamlılığı için gereken araç, gereçleri istediğimiz ülkeden satın alırız. Kimseye yalvaracak halimiz yok… Türkiye hiç kimsenin hegemonyasında değildir. Allah’ın izniyle biz göbeğimizi kendimiz kesecek güç ve kuvvetteyiz.

 

KUDÜS’E NİÇİN TAŞINDIĞINIZ DAHA İYİ ANLAŞILDI

Dördüncü şartları Ankara’nın Kudüs Politikasını gözden geçirmesi… Şunu hiç unutmayınız Ey ABD, Kudüs bize Hz. Ömer’in, Selahaddini Eyyübi’nin, Yavuz Sultan Selim’in, Kanuni Sultan Süleyman’ın emanetidir. Türkiye’de artık kendi güdümünüzde uydu eleman bulmanız mümkün değildir. Kudüs mazide bizim kıblegahımız olmuş, bugün de gönlümüzün istirahatgahı ve huzur kaynağıdır. Millet artık ayaklanmış “Dik dur, eğilme. Bu Millet seninle” diye haykırıyor LİDERİNE. Bu haykırışın manasını anlamadın mı hala ey ABD… Kalkmış anlamamazlıkdan  gelerek  bir de diyorsun ki; Ey Ankara, Kudüs Politikanı değiştir. Siz daha çok beklersiniz…

 

KIBRIS BİR TÜRK ADASIDIR

Beşinci şartları Kıbrıs etrafında Türkiye’nin doğalgaz ve petrol aramalarından vazgeçmesi. Ey ABD, siz daha devlet olarak kurulmadan asırlar önce Kıbrıs bizimdi. Orada bizim emeğimiz, alın terimiz ve ecdadımızın kanı var… Oradaki kardeşlerimizin güvenliği ve geleceği için gerekeni yapma hususunda kimseden icazet alacak değiliz. Rum kesiminin aynı tür faaliyetleri karşısında niçin ses çıkarmadınız? Niçin her iki kesime de eşit davranmıyorsunuz? Sizin sözünüzle özünüz ne zaman birbirleriyle uyum gösterecek. Kimse kusura bakmasın. Rum kesimi adanın etrafında petrol ve doğalgaz aramaya ne kadar hak sahibi ise  Kuzey Kıbrıs Türk Kesimi ve onun garantörü Türkiye’nin de o kadar hakkı vardır.

 

SİZİ CEZALANDIRACAĞIZ AMAN RAZI OLUN!

Çok çocukça bir şart, hiç çekinmeden sıkılmadan diyor ki, sizi tokatlayacağım, ama lütfen ağlamayın. Peki Uluslararası ilkelere Milletlerarası hukuka aykırı olarak tamamen despot ve hegemon ve hatta şizofrenik bir anlayışa  dayalı tasarrufla siz bizi cezalandıracaksınız, ama diyorsunuz ki; bu cezaya razı olun… Emin olun makul çizgide dünyada bunun örneği yoktur.

 

FETÖ DOSYASINI KAPATIN

Bu kadar pişkinlik olmaz. Kusura bakamasınlar da, işte burada ABD “Fethullah Gülen’in iadesini talep eden dosyanın kapatılması”nı talep etmekle tabiri caizse zımnen kendi suçunu itiraf etmiş oluyor. Peki madem ABD olarak senin 15 Temmuz Darbe teşebbüsünde herhangi bir organizasyon ve parmağın yok, öyleyse ne diye stratejik ortağın olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne 250 şehidin katili ve 2500’ü aşkın yaralının faili olarak aranan ve buna rağmen himayenize alıp koruduğunuz bir katil ve terör örgütü liderini iade talebine rağmen iade etmiyor, üstelik birde Türkiye Cumhuriyeti Devletine bu talebini geri çekmesini şart koşuyorsun? Ondan sonra da ver benim papazımı diyorsunuz. Bilmiyorum ama bu karşılıklı al-ver meselesidir. Önce sen vereceksin ki, papazını almaya hakkın olsun.

 

İNSANIN YÜZÜ KIZARIR!

Bütün bunlardan sonra hiç utanmadan sıkılmadan Türkiye’nin sahip olduğu kritik madenlerde ruhsatların işletme hakkının Amerikan şirketlerine verilmesini şart koşuyorlar.

Buna ancak pes denir. Bunların ar-namus damarı çatlamış. Bunlarda utanma sıkılma diye bir şey yok. Bütün bunlardan sonra adamın ileri sürdüğü şarta bak! Sahip olduğumuz kritik madenlerin işletme hakkını kendi şirketlerine vermemizi talep ediyor. Bizi bunlar ne zannediyor? Bunların bizi tanıması ŞART!

Sevgili dostlar, hakikaten bunların bizi tanıması şart. Bunlar bizi nasıl bellemişler? “Höt” dediklerinde korkacağımızı, bir ıslık çaldıklarında veya bir patlama sesi duyduğumuzda çil yavrusu gibi dağılacağımızı mı zannediyorlar? Hele kendi taktiklerini ileri sürüp doları bir iki basamak yukarı doğru hareket ettirdiklerinde “PES” edip bütün şartlarını kabul edeceğimizi mi sandılar?

Hayır, hayır, yanılıyorlar! Bu millet hür doğmuş, hür yaşamış, özgürlüğe aşık bir millettir. Gelen Cehennemler dahi olsa onu iman dolu göğsünde söndürür yürürüz.

Şunu açıkça her birinize arz ediyorum; Bayrağımız bizim için ne kadar kutsal ise Türk Lirası birimi Milli paramızda o kadar kutsaldır. Soruyorum size; “Bayrak iner mi?” Hayır, bu bayrak inmez, ilelebet inmeyecek de… Bu uğurda her birimiz canımızı vermeye hazırmıyız? Her birinizden yükselen sesi duyuyorum; “Evet hazırız HAZIR’’

Aynı şekilde milli paramız TL’mizin yere düşüp sürünmemesi için elimizden gelen herşeyi yapmaya hazır mıyız? Sorusuna yine hepimizin vereceği cevap “EVET”dir. Öyleyse bu süreçte onun varlığını korumak için “dolar” kalesine sığınmak bir Müslüman Türk evladı için ZÜL’dür ZÜL. Herbirinizden talebim; bu süreçte Sayın Cumhurbaşkanımızı  can kulağıyla dinlemeniz ve milletimizden yerine getirmesini talep ettiği hususlara riayet etmenizdir.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.. 




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Hocam sagolun kutlu hedefi gösterdiniz
Niyazov - 29.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%55,56

Hocam sagolun kutlu hedefi gösterdiniz
Niyazov - 29.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Tüm İslam aleminin Kurban bayramı mübarek olsun. Rabbim günahlarımızı affetsin. Kurbanliklarimizi kabul etsin
Raşit Saydam - 24.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%44,44

Bayramınızı kutlarım hocam.
Ruşen Alioğlu - 24.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%55,56

Hocam Kurban bayramınızı yürekten tebrik ederim. Ogrencileriniz sizi çok seviyor, değer veriyor.
İlahiyat Öğrenci Grubu - 24.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Sağolun var olun sayın hocam. Sayenizde halka verdiğiniz birlik mesajları, köşe yazıları ile ile ayakta duruyoruz, mutluluk duyuyoruz. Çok şükür İslam aleminde amerikaya eyvallah etmeyen tek ülkeyiz. Keske digerleri de dik durabilse ama omurgasız bazi Arap ülkeleri var ki şu mübarek Arife gününde laf söylemek istemiyorum onlara. Hocam size tekrar teşekkür eder, Arife gününüzü ve yarınki Kurban bayramınızı tüm sevdiklerinizin bayramını yürekten kutlarım. Kalın sağlıcakla.
Ruşen Alioğlu - 20.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%55,56

Sağolun var olun sayın hocam. Sayenizde halka verdiğiniz birlik mesajları, köşe yazıları ile ile ayakta duruyoruz, mutluluk duyuyoruz. Çok şükür İslam aleminde amerikaya eyvallah etmeyen tek ülkeyiz. Keske digerleri de dik durabilse ama omurgasız bazi Arap ülkeleri var ki şu mübarek Arife gününde laf söylemek istemiyorum onlara. Hocam size tekrar teşekkür eder, Arife gününüzü ve yarınki Kurban bayramınızı tüm sevdiklerinizin bayramını yürekten kutlarım. Kalın sağlıcakla.
Ruşen Alioğlu - 20.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Yazınız sebebiyle minnettarım hocam. Aslolan bu milletin özüne , sözüne, bayrağına, milletine, devletine, imanına, bağlı olmasıdır, gözü kara bir milletiz, kim bu cennet vatanının uğruna olmaz ki feda,,,,öyle bir milletiz ki vatanımıza değil göz dikmeleri , laf dahi etmeleri sonları olur, bunu hep beraber gördük , yaşadık,Mübarek Kurban Bayramımızın tüm dünyada ki müslüman alemine hayırlara vesile olmasını diler, tüm milletimize ve islam alemine güzellikler getirmesini temenni ederim, Allah’a emanet ederim,
Veli Kaman - 20.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%45,45

Ekonomimize yönelik saldırının doğrudan ezanımızı ve bayrağımıza yönelik saldırıdan hiçbir farkı yoktur ve amaç aynıdır saygıdeğer hocam. Amaç Türkiye'yi ve Türk milletini dize getirmek, esir almaktır ama bunu asla başaramayacaklar.
M.Ü. İlahiyat Fak. Ahıskalı Öğrenciler Grubu - 20.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Biz galip geleceğiz yeter ki biz bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım.
Hayrettin Çimen - 20.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%45,45

Şer güçlerin yerli işbirlikçilerine dikkat edilmeli. Özellikle Almanya'ya
Faysal Erdi - 20.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%44,44

zalimler hainler münafıklar kafirler akın akın üzerimize gelsede biz bu davamızdan vaz geçmeyiz Bize Allah yeter
Gurbetçi Savaş - 20.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Yaptıkları dalavere lere attıkları yalanlara uyguladıkları haksız politikalara bir sebep lazım şimdi o sebebi oluşturmaya çalışıyor abd unutmayalım yeryüzünde nerde bir terör örgütü varsa besleyen abd dir yani dünyanın en büyük teröristidir
Hamza Ertuğrul - 20.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Trampdaki kin ne kinmiş arkadaş bitmez tükenmez bilmeyen bir kin Türkiye'ye karşı.
Zeynel kudat - 20.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Sayın hocam BRİCS ülkeleri bir araya gelip bir para birimi çıkarmalı ve biz de o parayı uluslararası ticarette kullanmaliyiz
Hasan Diyarbakır - 20.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Sayın hocam,kalemine yüreğine sağlık.Bayrağımıza selam durduğumuz gibi,milli paramızın itibar ve saygınlığını korumak içiçin de gerekeni yapacak,bu uğurda gerekirse her türlü riski göze alacağız.Zira paramız,bizim itibar ve onur kaynağımızdır.Bu milleti yıldırmak mümkün değildir.Hele Coni dünyanın öbür ucundan “höt”deyip bizi yönlendiremez.Onun doları varsa bizim de millet olma şuurumuz var .Milli gururumuz,küffarın karşısında dik durma şuurumuz ve yalnız Allahın karşısında ruku dışında hiç kimse önünde EĞiLMEME vasfımız,birliğimiz beraberliğimiz,devletimizin bekasına olan mutlak imanımız var.Hodri meydan,Coninin geleceği varsa göreveği de vardır.Hocam size ve yazınızın yayınlanmasında emeği geçen iradesi olan herkese teşekkürler.
Düzcenin Sesi - 17.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Hocam çok güzel ifade ettiniz ağzınıza sağlık aynen dediğin gibi elhamdülillah yılmayacağız allahın izniyle
Ibrahim coşkun - 16.8.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%52,94

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive