Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
19.10.2018
Düzce Postası Android Uygulaması
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal Erbay

MOSKOVA’DAN SELAMLAR

19.9.2018 - 18:22:35

SEVGİLİ dostlar; gençlik yıllarımızı hafızalarımızda canlandırdığımızda bilhassa 68-69 kuşağının karşıt guruplarının kendi etki alanlarında, “yollar yürümekle aşınmaz” diyenlerin sorumsuz bakışları altında birbirini imhaya odaklanmış “faşistlere ölüm”, buna mukabil karşı tarafın “Komünistler Moskova’ya” şeklinde seslendirdikleri sloganları kulaklarımızda çınlıyor sanki… O yıllarını ortaöğretiminin sonlarına doğru yoluna devam eden bir genç olarak, bir gün gelecek ben de dostlarıma yönelik sözlerime “Moskova’dan selamlar” şeklinde başlayacağımı hiç düşünemezdim…

Ama şartlar insanı vaktiyle hiç tahmin etmediği noktalara getirebiliyor… Hemen güney dibimizde dünyanın ilk patlamaya hazır çıbanbaşı problemi mahiyetinde, heyecanlı bekleyişlerin sebebi olan İdlib’deki hararetin dindirilmesi, ancak ASTANA süreci doğrultusundaki gayretlerin sonucunda mümkün olabileceği anlaşılmıştı.. Her ne kadar itiraf etmiyorsalar da, ABD’nin ve Batı Bloku’nun beklentisi de bu doğrultudaydı. Nitekim canlı yayın şeklinde basına açık dünyada bir ilk olarak gerçekleşen son Tahran Zirvesinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın “ateşkes” teklifi mevkidaşlarınca hüsnükabul görmeyince, bütün dünya, bunun başka yolunun olmadığı hususundaki kanaatlerini izhar ile sanki müşterek bir görüş oluşmuş, Tahran’daki iki devletin susuşunu dikkate aldığımızda adeta ateşkes hususunda bir sukut-i icma yani bunun gerekliliği hakkında bir fikir birliği ve olumlu kabulleniş gerçekleşmişti.

İşte bu noktada herkes elinden geleni yapmalıydı. Devletler, sivil toplum kuruluşları, şahıslar; güçleri neye yetiyorsa, sözleri kimlere ve nerelere ulaşabiliyorsa, bütün güç kuvvet ve gayretlerini ortaya koymalıydılar. Biz de bu düşünceyle bir sivil toplum kuruluşu olan Avrasya Yerel Yönetimler Birliğinin oluşturduğu bir program doğrultusunda bir Avrasya Uzmanı olarak mevcut heyetle birlikte 16 Eylül Pazar gününden itibaren bilhassa uçak düşürülmesi olayından sonra Türkiye-Rusya ilişkilerinin normale dönmesinde samimi niyet, gayret, fikir ve düşüncesi olan Rus Türkolog ve aydınlarla, sivil toplum örgütleriyle, Tink-Tank kuruluşlarıyla, DUMA’nın etkin şahsiyetleriyle görüşmeler yapmak ve ilişkilerin normale dönmesinin alt zeminini hazırlayarak liderlerin daha rahat sonuca varmasına katkı sunmak üzere Moskova’da bulunmaktayız.

 

İLK DURAK YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİ

YUNUS Emre Enstitüsü, Almanların Goethe, İngilizlerin Shakespeare Enstitüsü misali, Türk dilini dünya çapında yaymak, Türk kültürünü tanıtmak gayesiyle 2009 yılında kanunla kurulmuş olan bir kurumumuzdur. Ben de 2012 yılından bu yana Sayın Cumhurbaşkanımızın tensibiyle Yunus Emre Enstitüsü’nün denetçisi olarak görev yapmaktayım. Bu itibarla işlerimizi kolay kılmak için Erenlerin Piri Yunus Emre’nin ruhaniyetinin üretmiş olduğu sevgi ortamında oluşup O’ndan aldığımız ruh ve mana ile yolumuza devam etmek hep şiarımız olmuştur.

Bu itibarla programımız doğrultusunda burada yapacağımız en önemli görüşmemizi 17 Eylül Pazartesi günü saat 15.00 itibariyle Moskova Yunus Emre Kültür Merkezi’nde yaptık… Bu doğrultuda Rusya Cumhurbaşkanı Putin’in Başdanışmanı Aleksandır Dugin ve ekibiyle belirlenen saatte merkezde bir araya geldik. Açılış konuşmasını Kültür Merkezi Müdürümüz Prof. Dr. Ömer Bey yaptıktan sonra biz Yunus Emre’nin “Gelin dostlar tanış olalım, işleri kolay kılalım.. Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz” gönül sedaları doğrultusunda aynı çağrıyı tekrarlayarak Soçi’den aynı dozajda sevgi yüklü mesajların gelmesine yönelik temennilerimizi dillendirdik.

Söz sırası karşı taraf adına Sayın Putin’in Başdanışmanı Aleksandır Dugin’e gelmişti... Sayın Dugin Türk tarafı olarak hepimizi hayretler içinde bırakacak ölçüde Merhum Yunus Emre’yi tariflemişti… Dugin Türk kültürünün üç temel taşının olduğunu beyandan sonra, milli kültürümüzün oluşumunda asli görev ifa etmiş bu üç kutup insanın adlarını sıraladı; Mevlana Celaleddin-i Rumi, Yunus Emre ve Hacı Bektaş-ı Veli… Bu kadarla da kalmadı, ilave olarak bunlar içinde en fazla Türk ruh köküne yakın olan ve milletin ana değerlerine dayalı olarak dergahında pişip Hak-Hak diyerek sevginin, dostluğun, kardeşliğin bugünlere kadar gelmesinin, hatta Moskova dahil bütün dünyaya yayılmasının temellerini atmış olanı Yunus Emre’dir diyerek herkesi şaşırtmıştı.

Konuşmalardan sonra resepsiyona geçilmişti. Yunus Emre’nin gönül odu (ateşi) hepimizi yakmıştı, hem de istisnasız bütün iştirakçileri. Hatta Türkçe öğrenimi için merkeze gelen Rus öğrencilerden biri, öğrenmiş olduğu birkaç Türkçe kelimeyle yanıma yaklaştı, “çok güzel konuştunuz, duygulandım ve ağladım” diye o sevgi ateşinden nasibine düşeni aldığını ifade etti… Artık yalvarıyordum Rabbime, ilahi bu kadarla kalmasın, kudretin ve yardımın ulaşsın Soçi’ye… O sevgi ve Hakk’a teslimiyet hulul etsin, girsin oradakilerin gönlüne diye…

Nihayet beklediğimiz haber gelmişti… Soçi zirvesi sona ermiş Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin yaptıkları görüşmeler neticesinde İdlib’de silahlardan arındırılmış bir bölge oluşturulmasına karar verdiklerini bildirmişlerdi…

 

İDLİB’DE SİLAHSIZ BÖLGE ANLAŞMASI

SAYIN Cumhurbaşkanımız bu yıl dördüncü kez Sayın Putin’le bir araya gelmişti… Bu seferki buluşma Soçi Devlet Başkanlığı Rezidansında gerçekleşmişti. Sayın Erdoğan yapmış olduğu açıklamada, Tahran’da varılmış olan mutabakatın nasıl hayata geçirilebileceğini müzakere ettiklerini beyanla, İdlib’de karşılıklı endişeleri dikkate alan bir çıkış yolu bulunması yönünde çok önemli mesafenin kat dildiğini ifade ettiler.

Bu meyanda yapılan değerlendirmeler sonunda muhalifler ile rejimin kontrolündeki alanlar arasında silahlardan arındırılmış bir bölgenin oluşturulması kararlaştırılmış, bu karara dayalı olarak muhalifler bulundukları alanlarda kalmaya devam edecek, buna karşılık Türkiye ile Rusya, birlikte belirleyecekleri radikal grupların söz konusu alanda faaliyet göstermelerini sağlayacaktır.

Aynı şekilde Rusya, İdlib çatışmazlık bölgesine saldırılmayacağını temin için gereken tedbirleri alacaktı. Bu doğrultuda gerek üçüncü tarafların provokasyonları ve gerek varılan mutabakata yönelik ihlallerin tespiti ve bunların engellenmesi yine Türkiye ve Rusya tarafından birlikte engellenecekti.

 

BÜYÜK BİR İNSANİ KRİZİN ÖNÜNE GEÇİLDİ

TAHRAN’DA, Sayın Cumhurbaşkanımızın “ateşkes” ısrarının bir sonucu olan Soçi mutabakatıyla İdlib’de büyük bir insani krizin yaşanmasının önüne geçildi. Türkiye, Suriye krizinin doğduğu günden beri üzerine düşeni yaptığı gibi İdlib konusunda da hiç ödün vermeden sergilediği dik duruşla gerekeni yaptı, bundan sonra da yapmaya devam edecektir.

Bu mutabakat, Türkiye’nin yeni sorumluluklar altına girmemesi ve altından kalkılmaz etkinliklerle karşılaşmaması açısından olduğu kadar, Rusya başta olmak üzere diğer taraf ülkeler açısından da çok önemli bir kazanımdır.

 

DÜNYA NE DEDİ?

SOÇİ Zirvesi Asya’dan Avrupa’ya çok geniş yankı buldu. Erdoğan’ın “İdlib için silahsızlandırılmış bölge” ısrarının altını çizen Lübnan Gazetesi “Reis için bahse girenler kazandı” başlığını attı.

İngiltere’nin GUARDİAN Gazetesi “Rusya ve Türkiye sivilleri korumak için tampon bölge oluşturacak” başlığını kullandı.

İndepedent Gazetesi ise Sayın Erdoğan’ın “İnanıyorum ki bu anlaşmayla İdlib’de bir insani krizi önledik” cümlesine yer verdi.

Alman Zeit Gazetesi “Erdoğan ile yapılan anlaşma, Putin’in gücünün sınırlarını gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.

 

ERDOĞAN “ANLAŞMAYI KOPARDI”

Fransız Liberation Gazetesi, Erdoğan’ın haftalardır Şam rejiminin muhaliflere yönelik saldırı hazırlığı içinde olduğu İdlib’de silahsız bölge oluşturulması için gerekli anlaşmayı Putin’den “kopardığını” yazdı. Haberde ayrıca, Ankara’nın İdlib’e yönelik Esad rejiminin bir saldırısını önlemek için aylardan beri mücadele ettiği ve bunda başarılı olduğu da kaydediliyordu.

Avusturya’nın Die Presse Gazetesi, Erdoğan’ın “Rusya ile sağlanan uzlaşı sayesinde İdlib’de büyük bir felaket önlendi” ifadelerine yer veriyordu…

 

SOÇİ İDLİB’İ KURTARDI

Arap basını ise “Erdoğan-Putin anlaşması İdlib’i kan gölü olmaktan kurtaracak” yorumunu yapıyordu.

Katar’ın El-Arab Gazetesi, Başkan Erdoğan’ın tutumunun İdlib’de yeni bir insani felaketi önlediğine dikkat çekiyordu.

Mısır’ın yarı resmi Ahram Gazetesi ise “Türkiye ve Rusya terörle savaşıyor” başlığını atmış, Kuveyt’te çıkan Er-Raî Gazetesi ise başlığına “Soçi İdlib’i kurtardı” cümlesini taşımıştı.

Rus basını ise anlaşmayı “Suriye’de barışın tesisi için ümit verici” yorumunu yaparak Putin-Erdoğan görüşmesinin detaylarına inip, bilhassa İdlib’de askeri operasyon olmayacağına vurgu yapıyordu.

 

KARAÇAY VEKİLİ İLE GÖRÜŞME

EVET sevgili dostlar 17 Eylül Pazartesi akşamı ve ertesi günü sabahı elde ettiğimiz bu bilgilerin mutluluğu içinde az da olsa Türkçe bilen, Karaçay Özerk Cumhuriyeti’ne mensup Duma’da milletvekili olarak görev yapan Resul kardeşimizle bir araya geldik… Yanında Tataristan Sağlık Bakanı ile Dağıstan Milletvekili ve Dağıstanlı, Muhaçkale’den bir kardeşimiz de vardı. Oturduk, sohbet ettik, çok ortak yönlerimiz var. Resul kardeşimizin sözleri çok manidardı. Dilimiz bir, dinimiz bir, kanımız bir, ama siz oradasınız, biz burada… Önemli değil, sohbetten sonra her birimiz olduğumuz yerde, milletimizin inancını, onur ve şahsiyetini özümseyerek davranışlarına ve karakterine yansıtıp onları hep canlı tutmak, böylece bulunduğumuz yerde çevremize örnek insan, kamil insan olmak üzere sözleştik, kucaklaştık birbirimize başarılar dileyerek ayrıldık.

Diğer tespit ve müşahedelerimi önümüzdeki haftalar paylaşmak üzere kalın sağlıcakla sevgili dostlar…




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Hayaldi gerçek oldu.koministler moskova ya. Hocam sizi tebrik ediyorum. Duvar 'ların kalktığı bu günleri gördük şükürler olsun. Inşallah bu temaslar faydalı olacak barış ve huzurun sağlanmasına vesile olacaktır..Selamlar
Hasan KUDAL - 12.10.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Soçi çok büyük bir kazanım oldu. Suriyelileri Suriye devletinden daha çok düşünüyoruz.
Hamza Ertuğrul - 25.9.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

İdlipte doğrudur radikal gruplar var ama 4 milyon civarında da sivil masum halk var o yüzden Rusya ve Esedin gözünü kan bürümüş. Masum halk umurlarinda değil. Türkiye olmasa orayı çoktan bombalamislardi
Ali Balçiçek - 25.9.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Hocam Ruslar yola gelir mi dersiniz? Bize dost görünüp sirtimizdan vurmayacagi ne belli
Raşit Saydam - 25.9.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Hocam ziyaretiniz umarım faydalı olmuştur oradakiler için. Yunus Emre Kültür Merkezindeki konuşmanız oradaki katılımcılar için muhakkak faydalı olmuştur
Hamza Ertuğrul - 22.9.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%40,00

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive