Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
15.12.2018
Düzce Postası Android Uygulaması
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal Erbay

Hizmet Belediyeciliğinden Gönül Belediyeciliğine

29.11.2018 - 09:15:37

Sevgili Dostlar bizim medeniyetimizde Medine=Şehir; birlikte yaşama olgumuzun, buna bağlı olarak birlik ve beraberliğimizin, sosyolojik oluşum ve gelişim sürecinde değer ve ilke üretim faaliyetimizin ve nihayet MİLLET olabilme realitemizin esasını ve merkez zeminini teşkil eder.

İşte bunun içindir ki; medeniyetimizin Öncüsü, niyet davranış hatta hayal ve kuruntularımızın miyarı, gönlümüzün Sultanı, bir bakıma sürgündeki hükümetine ve etrafında yer alan yumak-yumak sevgi sadakat oluşumunun madur ve mazlumu dostlarına, “yurt” bulma hedefiyle çıkmış olduğu çileli yolculuktan sonra “Yesribe” varınca ilk olarak Mescid-i Nebi’yi inşa etmiş, hemen yanı başına mütevazı otağını eklemiş, her bir dostu da O’nun etrafına hanelerini, ama bir çadır, ama bir sahipkar yerli dostun himayesinde çatılarını çatmışlardı. Ondan sonra Yesrib’in adı yavaş-yavaş değişmiş ve “Medinetü’n Nebi” kısa söylemiyle MEDİNE olmuştu.

Daha sonra hep bu minval ve örnek üzerinden devam etmişti tarihi süreç. O’nun yolunun yolcuları O’nun çağırısını, davetini nereye ulaştırdıysalar öncelikle orada kubbelerini çattılar, minarelerini yücelttiler, onun etrafın da kütüphanelerini, mekteplerini, aş evlerini, çarşılarını şifahanelerini ve misafirhanelerini inşa ettiler. Bu kompleksin adına da “Külliye” dediler…  

Daha sonraları gönüllerdeki ruh, deruni kabulleniş ve iman doğrultusunda günden güne kendine özgü hal alan toplumsal değerlerin maddeye yansıması, Külliyenin meydana gelmesinde malzeme olarak görev üstlenen eşyanın özünde gizli ola ruh’la bütünleşip milli bir uslup ve tarz noktasına ulaşmasıyla artık bu yapıların, bu külliyelerin, hatta bu beldelerin şehirlerin maddesine, herbir kubbesine, çatısına revakına, mermerine sütununa, yoluna-kaldırımına, penceresindeki kafes korkuluğuna sinen O Muhammedi ruhun, milli uslup ve tarzın geliştirilerek muhafazası için emin ve bilge bir şahsın özel yetkiyle donatılıp iş başına getirilmesi zorunlu görülmüştü… Bu şahsa da, üslendiği iş ve sorumluluğun önemi ile birlikte toplumun beklentileri de göz önünde bulundurularak bir AD verilmişti, ŞEHREMİNİ diye… Yani şehrin slioti, görünümündeki zerafet ve albenisi, tarihin derinliklerinden taşıdığı izler ve tarihe ŞAHİT olma olgusu mutlaka ve mutlaka muhafazanın ötesinde geliştirilerek bir sonraki nesillere intikal ettirilmesi, kamu emaneti mahiyetinde kutsal bir emanet olmakla, bu görev ve emanet ancak güvenilir ve bilge bir şahsiyetlere emanet edilebilirdi… Bunun aksini düşünmek ise mümkün olmadığı gibi, aynı zamanda tarihe de ihanet anlamı taşıyacaktı…

 

HERŞEY ASLINA RUCU EDER

Doğrudur “dere” döner-dolaşır eski yatağına kavuşur… Keser döner sap döner, kısaca her şey kuruluşundaki gaye ve samimiyet doğrultusunda mecrasını bulur ve geçmişini rahatlatacak tarzda, aklın mantığın toplumsal değerlerin ve sosyal beklentilerin gereği döner dolaşır aslına, olması gereken noktaya gelir… İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın yeni dönemde “Hizmet Belediyeciliğinden Gönül Belediyeciliğine” doğru yol almanın, yerel yönetimlerde hizmet üretimiyle birlikte gönülleri diri tutmanın, kendisine hizmet götürülen insanımızın ön planda tutularak onun ruh yapısının, onur ve şahsiyetinin öncelenerek gönüllere giden yolların daima canlı ve bakımlı tutulacağını ilan etmesi, Türkiye’de belediyecilik açısından yeni bir dönemin başlandığını ve “Gönül Belediyeciliği” diyebileceğimiz bu yeni adlandırma ile birlikte tarihi misyonumuz doğrultusunda, bu sahada da ruh kökümüzün temellerine doğru yol almaya başladığımızı ortaya koymuş oluyordu.

 

GÖNÜL BELEDİYECİLİĞİ NEDİR?

Gönül Belediyeciliği, hiçbir siyasi ve ideolojik ayırım yapmadan, biz’den-siz’den demeden, ben’liğini biz’liğimizin içinde eritmiş olarak, zengin-fakir, tanıdık-yabancı ayrımı yapmadan, alçak gönüllülük ve tevazu içerisinde belediye başkanı veya onun görevlendireceği, belediye yetkilisinin her bir vatandaşın evinin veya işyerinin kapısını çalabilmesi ve hiçbir beklentisi olmadan tamamen insani duygularla onun hanesine mekanına ve gönlüne misafir olabilmesidir. Bunu bu güne kadar en samimi bir şekilde yapabilen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’dır.   

O’nun çat kapı girdiği evler, dükkanlar, taksi durakları, çay ocakları hep gönül kapılarının aralandığı, kuşku ve endişelerin umuda dönüşüp toplumsal sevginin kat kat arttığı sosyal barış ve mutluluğun zirve yaptığı mekanlardı. Gönül Belediyeciliği nedir diye sorarsanız, işte gönül belediyeciliği budur deriz.

 

GÖNÜL BELEDİYECİLİĞİNE TALİP OLANLARDA OLMAMASI GEREKEN HASLETLER!

Şimdi ifade edeceğim bu hasletler hakkızatında hiç birimizde bulunmamalıdır. Öncelikle bu kaydı koyayım. Ama gönül belediyeciliğine talip olan cefakâr kardeşlerimde bu hasletler hiç mi hiç bulunmamalıdır. Peki, nedir o hasletler; gönül isterdi ki her birini alt alta yazayım ve her birini kısa da olsa örnekleyerek açıklayayım… Sizi yormamak için bu yola başvurmayacağım, ancak her birinin adını koyup bir sonrakine geçeceğim. Her birimizde hassaten gönül belediyeciliğine talip olan cesur dava arkadaşlarımda bu, bulunmaması gereken en önemli hasletlerin başında  “Kin”, “Öfke” ve “İntikam” duygular gelmektedir.

Bunlarla birlikte “Kibir” ve “Güç Tutkusu” yine her birimizi ve gönül hizmetkârlarını halkın huzurunda mahcup edecek, başarısız kılacak olumsuz hasletlerden biridir.

Aynı şekilde  “Acımasız Rekabet” ve “Merhametsizlik” sayabileceğimiz olumsuz hasletlerden diğer ikisidir. Bizler hayırda yarışıp merhamet kanatlarımızı herkesin ayaklarının altına sermeyi emreden bir medeniyetin mensuplarıyız.

En son “Bencillik” ve “Dünyevileşme” gönüllere talip olanlara ve her birimize yakışmayan iki haslettir. “Ben” yok, “Biz” var; ben bize dönüşecek, diğergamlık içinde halkın arasında Hakk’ın rızasını arayacağız. “Dünyevileşme” bizim yüzümüzü kızartacak, bizi kul hakkını, kural ve kaideleri çiğnemeye zorlayacak en olumsuz hasletlerin başında gelir. Tebuk Seferi öncesi Hz. Ebubekir, bütün mal varlığını kamuya bağışladığında, ömrünün en huzurlu anını yaşadığını ifade etmişti… Rabbim aynı şuur içinde aynı mutluluğu duymayı hepimize nasip etsin.

Gönül Belediyeciliğine talip olmakla kendini halkına, milletine adayan, gönüllerde yer almaya namzetliğini ilan eden bütün yiğit dava arkadaşlarıma selam olsun…

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.      




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Hocam öncelikle bizi yazılarınızdan mahrum bırakmadığınız için teşekkür ediyorum. Gönül belediyeciligi söylediğiniz gibi adı hizmet ve gönül işi dir. Şehremini şehir in güvenilir adamı hizmet adamı profilini güzel anlattı nız boyle de olmalıdır. Ancak Bu iş ticarete döndü. Halkına değil bağış bütün malını alsa doymayacak rahat etmeyecek insanlar bu görevlere talip.Allah hayır etsin. Saygı ile.
Hasan KUDAL - 4.12.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%55,56

Değerli Hocam! Sizi tebrik etmek bize düşmez ancak çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Saygılarımla
Aybala Nilüfer Oğultekin - 3.12.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Tesekkur ederiz. Dilinizden her zaman duydugumuz "Gönüller yapmaya geldik" sevdası bu sefer kaleminizden damladı hocam... zaman yine o zamandır. Dirilir inşallah.. var olun
Ahmed Niyazov - 3.12.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Hocam halkın duygularınin tercumanı olmuşsunuz.Yazınizda bizleride aydılatmışsınız ellerinize yureğinize kaleminize sağlık
Önder gökçekaya - 3.12.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%44,44

Hocam yazınız yine çok güzel ama bazı belediyeler malesef Ak Partili olduğu halde partinin ismine leke getirecek davranışlarda bulunuyorlar. Mesela Konya Belediyesi
Zeynel kudat - 2.12.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive