Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
25.4.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal ERBAY

Sandığın sesine bütün dünya dikkat kesildi!

11.4.2019 - 09:24:43

Sevgili dostlar; şu hususu hiç unutmayalım; her devlet, uzak yakın demeden dünyada olup biten ne varsa hepsinin kendi çıkarları doğrultusunda gelişip sonuçlanmasını ister. Gücü kuvveti yerinde, kolu her tarafa uzanabilenler de gereken tedbirleri alır ve dünyayı kendilerinin veya maşa olarak kullandıkları uyduların çıkarları doğrultusunda dizayn etmeye çalışır. Bunun en son örneği geçtiğimiz günlerde İsrail’de gerçekleşen seçimlerden bir-kaç gün önce ABD Başkanı’nın İsrail’in, Golan Tepelerindeki işgale dayalı fiili durumunu tanıdığını açıklamış olmasıydı. Böylece Trump Ortadoğu’da tetikçi olarak kullandığı Netenyahu’nun bu güne kadar işlemiş olduğu çocuk cinayetlerine devam edebilmesinin alt yapısını ve bu doğrultuda İsrail seçmeni tarafından tercih edilebilmesini temine çalışmıştı.

Trump bütün dünyayı karşısına alarak 1967’den bu yana İsrail’in işgal edip gasben elinde bulundurduğu staratejik  Golan Tepeleri’nin İsrail’e aidiyetini tanıdığını ‘‘şecaat arz ederken merd-i kıpti sirkatin söyler’’ misali hiç utanmadan sıkılmadan  açıkladı. Ama şunu bütün dünya bilsin ki; Birleşmiş Milletlerin gözcülüğünü ve sözcülüğünü yaptığı Uluslararası hukuka göre oralar Suriye toprağıdır. Biraz daha derine gidersek  oralar Sultan Tutuş Bey’in kurucusu olduğu Suriye-Filistin Selçuklu Devleti toprağı ve Suriye-Selçuklu  Türkmen boylarının vatanıdır. Kısacası onlar işgalci İsrail’in değil, bizim ecdadımızın kanıyla sulanmış daha düne kadar tepelerinde bayrağımızın dalgalandığı bize ait vatan parçasıdır. Cumhuriyetle birlikte oraların gözetim ve kullanım hak ve sorumluluğunu Suriyeli Türkmen ve Müslüman Arap kardeşlerimize devretmişiz, o kadar. Gerek duyulduğunda her zaman kardeşlerimizin imdadına koşar, Afrin’de İdlib’de olduğu gibi hiçbir zaman oldu-bitti’ye imkan vermeyiz.

BÜTÜN DIŞ KULAKLAR BİZE DÖNÜK!

Şunu herkes bilsin ki; toplumların milli harsına, köklü kabulleniş inaç ve değerleriyle birlikte yoğrulan kültürel yapılarına dayalı olarak oluşum gösteren bilinç, sezgi ve şuurun kollektif iradeye dönüşüp sosyal olgu ve tepkilerin milletin özüne doğru dönüşümüne zemin hazırlaması, kısacası ‘‘kentsel dönüşüm’’ misali ruh ve manadaki ‘‘sosyal dönüşüm’ ’’ ün gerçekleşmesi çok yavaş ilerler… Hatta kaplumbağa hızından daha da yavaş…Ama ilerler… Hele toplumsal olgunun kollektif iradeye dönüşümündeki alt yapı ve organizasyonundaki İSTİKRAR devam ettiği sürece mutlaka ve mutlaka günden güne hedefine kavuşur ve ruh ve mana’daki dönüşüm gerçekleşir… Dostlar sevinir, karşı taraf ise üzülmenin ötesinde, kendi ince planlarının artık uygulanma zemini bulamayacağından endişelenir ve kara-kara dönüşür…Hatta ilk önceleri bu sosyal dönüşümü hazmettiklerini ima etmekten de çekinmezler…Nitekim ‘‘başörtülü hanımefendiyi’’ Belediye Başkan aday bile gösterebilirler.

Fakat dönüşüm hız kesmeden devam edince bilhassa dönüşümdeki istikrarı temin eden zemine yönelik yapılanmalara karşı çıkarlar…İlk ve Orta Öğretim programlarına seçmeli ders olarak Kuran-ı Kerim ve Peygamberimizin Hayatı’nın konulması onları rahatsız eder…Yine gençliğimizi geçmişiyle bütünleşmeye tarihiyle tanış olmaya yönelik Liseler’e konulan ‘‘ Seçmeli Osmanlıca Dersi’’ onların hiç hoşuna gitmez… İmam-Hatip Liselerinin kökleşip gelişmesinden, hele hele sayılarının artmasından çok rahatsız olurlar. Camilerin sayısının artması onların huzurunu kaçırır…Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yüz akı olan, Çamlıca Camii için ‘‘ne gereği var’’ etrafında kaç tane ev var ki, oraya bu kadar büyük cami yaptınız diyerek rahatsızlıklarını dile getiriler…Hatta onlar TRT’de hedeflenen kültürel dönüşümden; Ertuğrul Diriliş’ten Peyitaht Abdulhamit’den çok rahatsız olurlar. Ekrana yansıması en çık İngilizleri üzen Kut’tu’l-Emare Mehmetçik bu güruhu çok üzer.

YOKSA BUNLAR OSMANLI’NIN RUHUNDAN MI KORKUYORLAR!

Bilemem…Ama görünen köy klavuz istemez.17senedir devam eden istikrar ve ona dayalı olan ruh ve mana’daki dönüşüm bunları bihayli endişelendirmiş…Endişelendirmiş ki; İçerdekiler ve Dışarıdakiler işbirliği içinde ‘‘siz içerden biz dışardan’’ sloganını aratmayacak şekilde güç birliği içinde 31 Mart öncesi işe koyuldular…ABD’nin ve AB’nin ilgili birimleri 17 yıllık istikrarın, bizzat halkın oylarıyla yara alması için profesyonel kalıplar içinde faaliyette bulundular ve aylar önce yerli iş birlikçileriyle birlikte sandığa mübadele yolunda ince ayarlanlamalarını hassas bir şekilde kodladılar, söylemlerini bütün yurt sathında sonuçları etkileyecek şekilde yaygınlaştırdılar.

En büyük başarıları, biri Cumhuriyetin Kurucusu olduğunu her fırsatta söyleyen, diğeri, Kandil’in siyasi uzantısı olan, bir diğeri de Ertuğrul Gazi’nin bayrağını kendisine amblem olarak seçen üç siyasi oluşumu bir araya getirmiş olmalarıydı. Bununla birlikte Dışarıdakiler gerçekleştirmiş oldukları birlikteliğin renkli taraflarını seçimin zaman ve zeminine göre çok iyi kullanarak Cumhurun oy oranının %50’nin altına düşmesi için çok uğraştılar. Fakat milletimizin basireti buna mani oldu ve korkulan olmadı.%51,6 ile Millet iradesi Cumhurbaşkanlığı sistemine bir kere daha onay verdi. Dışarıdakileri anlıyorum; onlar, hayal ve vehimleri doğrultusunda ‘‘Osmanlı dirilecek’’ diyerekten bu milletin ruh yapısından korkabilir. Peki ‘‘İçerdeki ’’ bizimkilere ne oluyor da, bu milletin titreyip kendisine gelmesinden, ruh ve mana dönüşümünü tamamlayarak geçmişi ile bütünleşmesinden korkuyorlar. Korkmayın beyler korkmayın, Rabbim bu millete bir kere daha görev verecek  dünyaya yeniden huzur gelecek…Bundan şüpheniz olmasın…Bilmiş olasınız ki; bu göreve layık ve aynı zamanda her şeye hazır, başka bir millet yoktur…

7’DEN 70’E HERBİRİMİZE DÜŞEN GÖREV!

Arz etmek istediğim şudur; ruh ve manadaki dönüşümümüzü tamamlayarak geçmişimizle bütünleşip kökü mazide olan bir ati oluşturmamız ve geleceğimizi bu doğrultuda şekillendirmemiz bizim davamız, hedef ve ülkümüzdür. Bu oluşum sonucu ecdadımızın ‘‘ila-i Kelimetu’l Lah’’ adı altında ötelere taşıdığı mutlak doğrunun, adaletin, kardeşliğin, hürriyetin ve eşitliğin bayraktarlığını yapıp zalime dur deyip mazlumu elinden tutup kaldıracağız.

Önce biz, Cumhurun oluşum ve şuuru içinde yumak misali günden güne katlana katlana büyüyeceğiz ve davamızı ötelere taşıyacağız.7’den-70’e her birimizin asli görevi budur. Dava dediğimiz şey  işte budur. Hiç kimsenin davanın tekerine taş değil, en ufak bir çöp bile koymaya hakkı yoktur. İster Seçmen, ister Milletvekili, ister  Belediye Başkanı, isterse Genel Merkez dahil İl ve İlçe teşkilatlarının hangi kademesinde olursa olsun hiç bir kimsenin davayı köreltmeye, davranışlarıyla, şahsi kaprisleriyle hırs ve garazıyla, çıkarları uğruna hedefime ulaşacağım, illa da benim dediğim olacak diye davayı tenkit konusu haline getirmeye kimsenin hakkı yoktur.

İster seçmen olalım, ister seçilen, istersen seçilecek olanı belirleyen kademelerde yer alalım, kim olursak olalım karar verirken, herhangi bir belirleme ve sıralama yaparken ve nihayet sandık başında oyumuzu verirken davamızı göz önünde bulundurmak mecburiyetindeyiz.   Olabilir, sıralama istediğimiz gibi değildir, belirlenen adayı beğenmeyebiliriz…Bu da kabul …Ama hiç aklımızdan çıkarmayacağız husus; vereceğimiz karar davamızın geleceğini belirleyecektir, milletimizin birliğini devletimizin bekasını  etkileyecektir.

Peki şimdi günahın hepsi seçmene mi ait? Hayır! Elbetteki; gereken incelemeyi yapmadan veya yaptırmadan, aday belirleyen veya sıralama yapıp, aday belirleme sürecinde yanlış yönlendirmelerle illa da benim dediğim olacak diye tutturanlar veya buna sebep olanlar; onlar da sorumluluğun ortağıdır. Daha önce Başkan veya Vekil olarak görev yapıp sorumluluğunu göz ardı ederek  mensubu olduğu tabanı  iyi temsil edemeyen, halkla bütünleşip Cumhurun yüzünü güldüremeyen seçmenini  küstürenler de  sorumluluğun ortağıdır…Yoksa bütün sorumluluğu ‘‘vurun abalıya’’  deyip seçmene yükleyecek değiliz. Asıl sorumlu olanlar seçmenin kanaatinin değişmesine, onun bu noktaya gelmesine sebep olanlardır.

Dolayısıyla yine 7’den-70’e, tepeden tırnağa her birimiz kendimizi nefs muhasebesi içerisinde hesaba çekmek mecburiyetindeyiz. Zira söz konusu olan davadır, onu tökezletmeye, onun gidişatını ınkıtaya uğratıp milletin geleceğini bir meçhule doğru riske atmaya kimsenin hakkı yoktur.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar  .




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
İBB'ye İmamoğlu geldi ve ilk işi dışarıdan 3 kişiyi bilgileri kopyalama hususunda görevlendirmek oldu. Ajanlık faaliyetleri başladı anlaşılan. MİT acilen bu 3 kişiyi araştırmalı. CHP madem HDPKK ile protkol imzaladı ortaklığının gereği olarak PKK nın işine yarayacak bu tarz bilgilerin korunması lazım
Galip Fuzul Demirel - 19.4.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Ekremoğluna mazbata verildi malesef. Burada suç yüksek seçim kurulunun mazbatayı verdim fakat karşı tarafın itirazı olursa yüksek seçim kurulunun vereceği cevap kadar hiçbir eylem ve hiçbir faaliyet yapmayacaksın demesi gerekmektedir.bu konuların sorumluluğu yüksek seçim kurulunundur.müdahale etmelidir.
Enes Ertuğrul - 19.4.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive