Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
21.09.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal ERBAY

Demokrasi;Vatanın Bütünlüğünü, Milletin Birlik Ve Beraberliğini, Devletin Bekasını Zaafa Uğratma Vasıtası Değildir

22.08.2019 - 09:14:45

Sevgili dostlar, huzur dolu bayram günlerinden hemen sonra böyle bir başlıkla karşınıza çıkmak istemezdim. Ama mecburdum, kusura bakmayın daha dün, bu devletin tepe noktalarında sorumluluk almış, neyin ne olduğunu gayet iyi bilen zevat ‘‘seçimle gelen seçimle gider’’ nakaratını tekrarladıktan sonra, sapla samanın birbirine karıştırılmasına engel olma yolunda dilimiz döndüğünce birşeyler söylememizin zorunlu olduğuna inandım ve bu başlıkla karşınıza çıktım.

Öncelikle hemen ifade edeyim ki; Demokrasi en basit tanımıyla ‘‘Halkın bizatini halk tarafından idare edilmesi’’dir. Tanımından da anlaşılacağı gibi demokraside aslolan temel kelime HALK’tır, Millet değildir. Biz ise Edirne’siyle, Trabzon’uyla, Van’ıyla, Diyarbakır’ıyla, Mardin’iyle, Muğla’sıyla, İzmir’iyle, Düzce’siyle, Bolu’suyla bütün bir milletiz. Hem  de Yaradan’ın ‘‘ MİLLETÜN VAHİDETÜN’’ hitabına mazhar olmuş bir millet, üstelik bütün dünyaya ‘‘MİLLİYET’’ nedir,  onu öğretmişiz. Üç kıt’ada tek bayrak, tek devlet, tek millet, tek vatan deyip bütün dünyaya ‘‘devlet-i ebed-müddet’’ kavramını fiilen göstermiş, tek bayrak altında gerçekleştirilen birliğin ve ona dayalı diriliğin etkinliğine bütün dünya şahit olmuştu.

Ama Batı ve onun temelinde yatan Haçlı Ruhu hazmedememişti bunu…Hele hele İstanbul’un fethiyle birlikte bütün kol ve kanatları tamamen kırılmış, baştan aşağı ümitsizlik girdabına  saplanmışlardı. Gel gör ki onlar, bu girdaptan kurtulmak için gün be gün kavram üretip gayret sarf ederken, biz de tam aksine rehavete kapılıp onların bizleri oyalamak ve özümüzden  kopmamamıza yönelik icat etmiş oldukları oyunlarla oyalandık durduk, hatta onların ekmeğine yağ sürercesine üretmiş oldukları kavramlar üzerinden birbirimizle dalaştık, kurdukları tuzaklar doğrultusunda bölünüp gruplara ayrıldık.

İLK İCRATLARI

İşte Yaradan’ın  bütün insanlığa göstermiş olduğu ‘‘Milletün Vahidetün’’ tekbir millet hedefine doğru koşmayı ila-i kelimetu’l-lah adı altında kendine şair edinen milletimizin önünü kesme, tekerine taş koyma yolunda Batının yaptığı ilk kavram  değişikliği çalışması, ‘‘MİLLET’’ kavramının yerine ‘‘HALK’’ kavramını yerleştirmeye yönelik faaliyetleridir. Batı bu doğrultudaki faaliyetlerini 1789 Fransız ihtilaliyle zirveye ulaştırmış ve hedefleri doğrultusunda sonuçlarını da almıştı.

Bilhassa üretmiş oldukları ‘‘Ulus Devlet’’ kavramıyla birlikte meydana gelen bölünmeler sonucu Batı, bütün dünyada siyasi haritaların yeniden çizilmesinin zeminini hazırlamıştı. Batının Osmanlıyı başka türlü parçalaması zaten mümkün olamazdı. Tek bir millet olan o koca gövdeyi millet kavramına alternatif olarak üretmiş oldukları ‘‘HALK’’ kavramıyla birlikte onu bölük pörçük eylediler. Bugün Osmanlı Devletinden koparılıp dünya devletler ailesinde yerini alan 60’ı aşkın bağımsız devlet bulunmaktadır.

Elimizde kala kala bir Anadolu, bir de  Trakya kaldı. Yetmedi mi?  Demokrasi diye diye, halklara özgürlük  diye diye koca bir devi cücüğe çevirdiniz. Yoksa korkunuz hala dinmedi mi? Yeter artık, biraz mert olun, dürüst ve karakterli olun. Çekin görünmeyen ellerinizi üzerimizden. Bilesiniz ki, korkunun ecele faydası yoktur. Yiğit düştüğü yerden kalkar. Bu aziz millet tarihi sorumluluk içerisinde hala devlet-i  ebed-müddet çizgisinde yoluna devam etmektedir. Geçirmiş olduğu bütün badirelere, karşılaşmış olduğu bütün namertliklere rağmen hala MİLLETÜN  VAHİDE’ye, Tek Millet’te taliptir. Hem de, Mekke ve Medinenin anahtarını elinde  bulunduranların MİLLETÜN VAHİDE’ye ihanetine rağmen…Bu yol ki, HALK yoludur dönmek bilmeyiz yürürüz diyerek hedefe, KIZIL ELMAYA doğru ‘‘sefer bizden zafer Allah’dan’’ deyip yürümektedir. Üstelik Tek Millet+Tek Bayrak+Tek Vatan+Tek Devlet terkibiyle, milleti bayrağıyla vatanıyla devletiyle bütünleştirip EBED’e doğru dolu dizgin koşaraktan…

ÇARE!

Hiç şüpheniz olmasın; yiğit düştüğü yerden kalkacak, kökelecek yine devleşecektir. Siz onu yolundan alıkoyamayacak, ona diz çöktürtemeyeceksiniz. Demokrasi bir devletin devamlılığına, insan unsurunun birlik ve bütünlüğüne, ülkesinin bölünmezliğine katkı sunduğu sürece onun meşruiyetinden ve faziletinden söz edilir. Şayet bir devletin varlığının, ülkesi ve insan unsuruyla bütünlük içerisinde devamlılığına sekte vurmak, engeller üretmek kısaca vatanı ve milleti bölüp devleti çökertmek için demokrasi araç olarak kullanılıyorsa, işte orada demokrasi meşruluğunu kaybetmiştir. Artık devlet, demokrasinin sonuçlarına itibar etmeden kendi varlığını koruyup devamlılığını temin etmeye yönelik her türlü tedbiri ivedilikle almak mecburiyetindedir. Devlet felsefesinin ve hukukun gereği budur.

Dolayısıyla Kandil’le bütünleşen PKK’nın yerel uygulama birimi olarak faaliyet gösterip onun yapılanmasına, gittikçe yerel halkla bütünleşip kökleşmesine kendilerini memur addeden Van, Diyarbakır ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarının İçişleri Bakanlığınca görevden alınmaları, Devlet olmanın tabi sonucu ve hukukun amir hükmü gereğidir. Yedi seneden bu yana hukuk felsefesi ile uğraşan bir akademisyen   olarak söylüyorum; verilmiş olan bu karar, çok yerinde bir karardır. Sayın Bakanı tebrik ediyorum.

Bu kararı ‘‘seçimle gelen seçimle gider’’  diyerek kınayan eski üst makam sahiplerini ise yersiz, mesnetsiz, hukuk mantığından, devlet felsefesinden yoksun bu beyanlarından dolayı şiddetle kınıyorum. Rabbim hepimize akıl, iz’an ve basiret versin.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.                       




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Hoca şimdi bu PKK uzantıları zamanında sizin partinizle işbirliği yaparken iyiydi de şimdi mi kötü oldu. Bu seçimde sizinle iş birliği yapsalardı bu kararı verebilecek miydi. SAMİMİ CEVAP BEKLİYORUM.
MUHTEREM CAN - 24.08.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%49,70

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8