Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
15.11.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Mehmet ŞİMŞEK

Özlenen tablo

4.11.2019 - 09:19:21

Önceki yazımda “Bu Melen’in suyu nereden geliyor?” diye sormuştum.
Öteden beri İstanbul’a adeta  ‘can suyu’ veren Melen projesi anlatılırken ‘Düzce’den tek satır bahsedilmemesini çeşitli zaman ve çeşitli yerlerde yapılan konuşmalardan örnekler vererek yadırgamıştım.
Yazıma yapılan eleştiri haricinde (o görüşe de yazının sonunda değineceğim) son derece olumlu tepkiler aldım.
Bunlardan en çarpıcı olanını anlatmak istiyorum.  
Pazartesi sabahı telefonum uzun uzun çaldı.
Karşımdaki ses ‘çılgın Düzceli’ diye nitelendirdiğim sevgili İhsan Çetin’den başkası değildi.
İhsan Çetin deyince 5 dakika durup, düşünmek lazım.
Hac farizasını yerine getirmek için gittiği Mekke’de Düzcespor bayrağını açıp, hatıra fotoğrafı çektirdiğini söylersem bana inanır mısınız?
Tastamam öyle…
Bitmedi…
12 Kasım Düzce depreminde yerle bir olan 18 Temmuz Stadyumu’nun bürokratik hantallığa takılıp kalmasına daha fazla dayanamayıp, dönemin Spor Bakanı Faruk Özak’ın ceketine yapışan bir İhsan Çetin var karşımızda.
Ve sonuç da almış. Şehir stadı kısa bir zamanda bitirilerek hizmete girmiş.
Bugün 18 Temmuz tribünlerindeki koltuğa oturup rahat maç seyrediyorsak, İhsan Çetin’in hakkını teslim etmek lazım diye düşünüyorum.
Aynı İhsan Çetin bakın ne yapmış?
Yıl 2006…
İhsan Çetin ve bir grup arkadaşı o günlerde federasyon temsilcisi olarak görev yapan Kerim Gürün’ün davetiyle İstanbul’a giderler.
Florya Metin Oktay Stadyumu’nda Tepecik Spor’un maçı seyredilir.
Sohbetler yapılır, emekler yenilir ve kahveler içilir.
Akşam olunca Düzce’ye dönmek için yola çıkılır.

BEŞİKTAŞ’TA DİKKAT ÇEKEN TABELA

İhsan Çetin ve arkadaşlarının Dolmabahçe ile Deniz Müzesi’nin arasında bulunan Beşiktaş üst geçidindeki tabela dikkatini çeker:
“MELEN SUYU’NU İSTANBUL’A GETİRDİK”
Çetin  ‘nasıl yani’ demekten kendini alamaz.
Ve arabanın içindeki arkadaşlarına sorar:
- Bu Melen suyu Düzce’den gelmiyor mu?
Kısa bir sessizlik olur.
Ama sözkonusu İhsan Çetin deyince 5 dakika durmak lazımdır diye boşuna söylemiyorum.
Düzce’ye gelir gelmez ilk iş olarak dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı aramak için telefona sarılır.
Ancak takdir edersiniz ki Tobbaş’a hemen ulaşmak kolay olmaz.
Çetin ısrarlarını sürdürür. Bu işi görev edinmiştir. Hemen her gün adeta bir ibadet titizliği ile İBB’yi aramaya devam eder.
Kendisine bir İBB görevlisi cevap verir, not aldığını söyler ama ne hikmetse konunun ne olduğunu sormaz.
Gel zaman git zaman Çetin bir başka yetkiliye aktarılır.
İhsan Bey, sıradan biri değildir.
Düzce’nin duayen gazetecisi ve Düzce Basın Birliği Başkanı’dır.
Yetkili kişi Çetin’e sorar:
- Beyefendi sayın başkanla hangi konuda görüşecektiniz? Ben yardımcı olabilir miyim?
Bu kişi bilim ve siyaset dünyasının saygıdeğer ismi İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın Baş Danışmanı Prof. Dr. Erman Tuncer’dir.
Erman Bey her zamanki nezaketi ile İhsan Çetin’e duyarlığından ötürü önce teşekkür eder ve konuyla bizzat ilgileneceğini söyleyerek şöyle konuşur:
- Sayın Çetin çok iyi düşünmüşsünüz, sizi tebrik ederim. En kısa zamanda o tabelaya Düzce ibaresi eklenecek.

VE TABELAYA DÜZCE İBARESİ EKLENİR

Bir zaman sonra İhsan Çetin’in yakın dostu Cemil Özdemir’in İstanbul’da avukatlık yapan kızı Merve Özdemir’den fotoğraflar gelir.
Beşiktaş’daki üst geçidin tabelası kaldırılıp, yerine yenisi konulmuştur.
Şöyle yazmaktadır:
DÜZCE MELEN ÇAYI’NIN BOĞAZ GEÇİŞ HATTINI BİTİRDİK
İhsan Çetin’in yüzünde güller açtığını söylemeye gerek var mı?
Eksiklik giderilmiştir.
Ancak gel zaman git zaman Düzce ibaresi yeniden unutulmaya yüz tutmuştur.
Ve günümüzde artık yeniden başa dönülmüş, Melen Projesi Düzce ile yan yana anılmamaktadır.
Yetkililerden aynı duyarlılığı göstermesini talep ediyoruz.

SAYIN MUSTAFA ER’E NOT…

Sayın Mustafa Er geçen haftaki yazımla ilgili olarak şöyle yazmıştı:
“Mehmet bey İmamoğlu nasıl ki Melen projesinden Düzce’nin adını anmıyorsa aynı hatayı sizde projenin en önemli başlangıç ayağı Yığılca’nın adını anmıyorsunuz. Melen Projesi Yığılca’dan başlar,  Hasanlar Barajı’nda toplanır oradan İstanbul’a gider”.
Elhak doğrudur.
Düzeltirim…
Mustafa Bey’in bu uyarısı bana geçmişte mesleki büyüklerimden dinlediğim bir olayı anımsattı. 
Türkçü-Turancı kesimin en önde gelen yazarı Hüseyin Nihal Atsız, hâliyle şiddetli bir komünizm karşıtıdır.
Gelgelelim bir okur mektubunda  komünist’ olmakla suçlanır…
Atsız’ın yanındakiler, ‘bu mektuba cevap vermeyecek misiniz?’ diye sorar.
Nihal Bey müstehzi bir şekilde gülümser:
- Geçen bir başka mektupta bana  ‘Nihal Hanım’ diye hitap ediliyordu, daha cinsiyetimi kanıtlayamamışken…
Sevgili Mustafa Er’e de benzer şekilde not düşmek istiyorum:
Düzcemiz Melen projesinde rüştünü ispat etsin de…
Gerisi kolay.  (M.Ş)

Özlenen tablo


Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8