Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
H. Agah ALTAY

Korkunun kıyâmete faydası yok

22.04.2020 - 09:52:19

1999 Marmara depreminde de çok kehânetler duymuştuk. O dönemler henüz çocuk yaşta olduğumdan hemen herkesin söylediğine inanırdım.

Bugün koronavirüs yüzünden yine bir sürü kehânetlerden bahsediliyor. Tutar mı tutmaz mı göreceğiz ama ben kehânetleri sayısal lotoya benzetiyorum.

1999 Marmara depremine gelelim; o dönemler 2000 yılı, başka bir deyişle milenyum çağı arefesi olduğundan rakamsal olarak dünyanın sonunun geldiğini düşünenler vardı.

Düzce’de ise şöyle bir kehânet konuşuluyordu; Hasanlar Barajı taşacak ve Düzce sualtında kalacak. Boğulanlar boğulacak, kalanlar helikopterle kurtulacak vs. vs. gibi..

Bir de bunlar yetmezmiş gibi yine o dönemlerde Kur’an – ı Kerim’in sayfaları arasından insan tüyü çıkarsa kıyametin yaklaştığı söylenip durulurdu.

Bir gün her gün Kur’ân-ı Kerim okuyan (Ki, o dönem 80 yaşındaydı. 92’sinde vefât etti) dedemin yanına gittim ve şöyle dedim; “Kur’ân’dan kıl çıkması kıyâmet alametiymiş. Sen hiç sayfaların arasından tüy gördün mü?”

Ve dedi ki; “Oğlum, ben her gün Kur’ân okuyorum daha bir kere kıl, tüy görmedim. Düştüyse benim kel kafamdan düşmüştür. Böyle şeylere inanma.”

Çocukluk işte, dedemden ben o lafı duyunca tüm korkularım biranda geçiverdi. Hakikaten, dedem gibi imânlı biri kıla tüye denk gelmediyse (ki, gelse de hepsi boş kehânet) demek ki o dönem için kıyâmet senaryoları yalandı.

Bir de yetmezmiş gibi 2000 yılından sonra hiç erkek çocuk doğmayacağı kehânetleri uydurulurdu.

Yine 5 Mayıs 2000 tarihini hatırlayın, beş gezegen aynı hizaya gelmişti. Bu durum evrende belli bir periyotta tekrarlanır oysa. 5 Mayıs tarihi için de bir takım felâketlerin yaşanacağı senaryolar yazılıp çizilmişti.

Ertesi yıl Düzce Lisesi’nden Allah uzun ömürler versin coğrafya öğretmenim Nurhan Durmaz, gezegenlerin hizaya geleceği zaman öğrencilerden bazılarının kehânetler yüzünden korkudan hüngür hüngür ağladığını söyledi. Ancak aksine bu tür durumların uzayda yaşanan sıradan periyodik bir durumdan başka bir şey olmadığını ve öğrencilere sık sık bu tür bilgileri öğrenmemiz adına coğrafik dergiler alıp okuyup bilinçlenmemizi söylemişti.

2006 yılında ise dünyaya çarpacak olan yine bir göktaşından bahsediliyordu. Yine o kehânet de fos çıktı. Ardından 12 Aralık 2012’de Maya’ların takvim kehâneti yine sözde dünyanın sonunu getirecekti. Ne yazık ki o da olmadı.

Ama özellikle 2004’teki gerek Endonezya, gerekse 2011’de Japonya’daki tsunamiye neden olan depremler aslında yine bu tür kehânetlerle süslenmişti.

Ve nihâyet çok şükür tüm bu felâketlerin ve kehânetlerin ardından sağ salim 2020’ye geldik.

Nedense daha önce tutturulamayan kehânetler sanki 2020’ye saklanmıştı.

Nisan sonu dünyaya çarpacak denilen göktaşı, Mayıs ayında olacak denilen ve dünyadaki insanların 3’te ikisinin öleceği söylenen deprem kehâneti...

Şimdi de Cübbeli Ahmet Hoca’ya sık sık sorulan ve kendisinin de yalanladığı Ramazan ayının ilk gününün ve 15. gününün Cumâ gününe denk gelmesiyle ilgili konuşulan kehânetler...

Kıyâmetin ne zaman kopacağıyla ilgili sorular biz insanoğlunun tarih boyunca en merak ettiği şeydir şüphesiz. Hala da öyle..

Tarih boyunca her felâket sonrası sayısız kehânetler, sayısız kıyâmet tarihleri verildi.

Peki, kişinin kıyâmeti kendi ölümü değil midir?

Ben kendime şimdi soruyorum;

“Diyelim ha 20 yıl sonra büyük kıyâmeti görmüşüm, ha bugün kendi kıyâmetimi. Küçük ya da büyük ne farkeder. Eninde sonunda bu kıyâmeti tadacağım. O halde, kehânetler mi beni kıyâmete hazırlayacak, yoksa ben mi kendimi?”

“Allah için bugün ben kıyâmete ne hazırladım?”

Not: (Mübârek Ramazan ayının size ve tüm islâm dünyasına hayırlar getirmesini temenni ediyorum.)




Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8