Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Aydın F. MARADİT

Olmazsa olmaz efendim!

6.10.2020 - 08:49:11

GEÇMİŞTEN beridir süregelen çok kötü bir alışkanlık devletimizi sarmış durumda: Saltanat israfı!

En başta da araç saltanatı.

Kamu yöneticileri, allem edip kalem ediyor ve bu saltanattan vazgeçmediği gibi kendine yeni yeni israf kapıları açıyor.

Özellikle son 15 yıldır tepkiler çığ gibi büyümesine rağmen bürokrasideki bu yanlış nasıl kapanamadı?

Çok basit bir cevabı var: Siyasiler bu israfa ortak edildi de ondan!

Örneğin; makam araçlarına halktan ve tabiî ki temsilcilerinden tepki mi doğdu; vekillere de birer araç tahsisi ortaya atıldı ve onların kafasına girildi! Ve neticede bürokrasiyi savurganlıktan kurtarmaktan vazgeçtik siyasilere de israf kapısı açıldı. (Öncesinde vekillerin makam aracı yoktu. Meclis’te özel odaları da yoktu. Emekli vekil maaşı diye bir şey de yoktu.)

Mesela son günlerin Sayıştay raporlarında Merkez Bankası Başkanı’na üç, başkan yardımcılarına ikişer makam aracı tahsisi ile ilgili israf haberleri var.

Aynı şekilde maaşlarına çifte ikramiye verilmiş… Yok şu, yok bu…

Derken bir de bakıyorsunuz, eski bakanlara da makam aracı verilmiş. Masraflar bizim kesemizden.

Belediyelerdeki savurganlığın boyutu dillere destan oldu zaten?

Düzce Belediyesi ise makam araçlarını sıkı takibe aldı ve sayılarını azaltarak tepkilere duyarlılığını gösterdi. Başkan Faruk Özlü bu konuda titiz davrandı.

Fakat dediğim gibi bürokratlar kamusal alanda bir yol buluyor ve savurganlığa devam ediyorlar. Yurt dışı geziler şunlar bunlar hep bizim kesemizden karşılanıyor.

Ödediğimiz elektrikte, suda, benzinde, mazotta, doğalgazda ve marketten aldığımız her ürünün ama her ürününün fiyatında çeşit çeşit vergiler var. Biz bunları ister istemez ödüyoruz. Birçoğumuz farkında bile değil belki ama yediğimizden içtiğimize kadar her şeye ödediğimiz paranın neredeyse yarısı (doğrudan veya dolaylı vergilerle) devletin kasasına gidiyor.

İşte kamudaki savurganlık da o paralarımızla yapılıyor. Yani senin-benim zoraki ödediğimiz paramızla.

Bu bir alışkanlık gibi… Adeta bu bir gelenek gibi olmuş.

Mesela “Efendim koskoca genel müdür Şahin’e mi binecek?” deriz.  Eski Belediye Başkanı Mehmet Keleş’in kulakları çınlasın “Koskoca bakan passata mı binsin?” deriz. 

İşte böyle böyle kendi kendimize bahane koymuşuz zaten. “Olmazsa olmaz” yani!

Ne diyelim?.. Her toplum layık olduğu gibi idare olunur.

Saygılarımla.




Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8