Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Metin KÖSEER

Kendinize çok güvenmeyin

28.10.2020 - 08:50:07

Dünya, Türkiye ve Düzce,  koronavirüs  salgınında en kritik günleri yaşıyoruz. Günlük hasta sayısı salgının ilk başladığı günlere yaklaştı.

Tüm devlet kurumları alarma geçerken salgının yayılmasındaki en büyük etken sorumsuzluk ve vurdumduymazlık olarak gösteriliyor.

Pazaryerleri, sokaklar, toplu taşıma araçları sorumsuz insanlarla dolup taşıyor. Havaların güzel olmasını fırsat bilen sorumsuzlar, bana bir şey olmaz diyerek her yeri işgal ediyorlar.

Düzce merkezi başta olmak üzere her tarafı sorumsuz ve kendine güvenen insanlarla dolup taşıyor.

Kimlerin hasta olduğunu bilmiyoruz, kimlerin ev karantinasından kaçıp çarşılara çıktığını bilmiyoruz.

Bu sorumsuz kişiler yüzünden hastalıkla baş edemez hale geldik. Hastalık sayısı düşeceğine her geçen gün hızla artmaya başladı. Bu gidişle hastanelerde yer bulamayacağız. Ev karantinasını kimse takmıyor.

Virüs, insan tanımıyor. Her yaştan, her kesimden, ünlü, ünsüz herkes bu hastalığa yakalanabiliyor.

Örneğin birkaç ünlünün virüs olduğunu sizlere sayabilirim.

Koç Holding Başkanı Rahmi Koç, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adana Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, Beşiktaş Kulübü’nün hocası Sergen Yalçın, Galatasaray hocası Fatih Terim, eski başbakan Binali Yıldırım ve eşi, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç.

Dediğim gibi ismi duyulmayan binlerce hasta var. Bu virüs şöhret falan tanımıyor. Yakaladığını affetmiyor, bu virüs öyle meydanlarda dolaşmıyor. Sinsi sinsi size sokuluyor.

Bizler de dikkat etmeyince virüsün işi daha çok kolaylaşıyor. Maske ve mesafeyi hiçe sayıyoruz. Biz resmen virüse kafa tutuyoruz.

Siz de her an bu lanet virüsü kapabilirsiniz. Ben sadece hatırlatıyorum. Gerisi size kalmış…

Virüs olan ve aramızda dolaşan onlarca canlı bomba var.  Kimin ya da kimlerin virüs olduğunu bilmiyoruz.

Ev karantinasında olup ta sokaklarda dolaşan onlarca sorumsuz kişiler var. Devletimiz bunlarla baş edemiyor. Önce para cezası dedik dinlemediler. Gözaltı dedik dinlemediler. Şimdi de yurtlara yerleştireceğiz dedikleri için kaçmaya başladılar.

En büyük sorumsuzluk insanlarda kardeşim. Bizler bu kafayla gidersek bu virüs hastalığı bitmez.

Pazaryerleri ağzına kadar dolu, sokaklar, dolmuşlar, çay ocakları, cafeler, caddeler, mağazalar, düğün salonları dahil say say bitmeyen her yer insanlarla kaynıyor.

Maske takan yok, mesafeyi tanıyan yok. Hijyen kurallarına uyan yok. Herkes ne bulduysa tek tek elliyor ve bırakıyor. Bu hastalık nasıl geçecek?

Kimin virüs olup olmadığını bilmiyoruz ki?

Hafta sonu Düzce’de hava çok güzeldi. Hafta sonu tatili olunca ortalık bayram arifesine döndü. İşi olan da olmayan da kendini sokaklara attı. Çarşı merkezde yürümek imkansız hale geldi.

Bu arada bir yöresel ürünler pazarı olunca virüs şenliği başladı. Bakalım bu saatten sonra Düzce’de durum ne olacak?

Geçen gün ulusal bir gazetede haber okumuştum. Ankara Şehir Hastanesi’nden Doç. Dr. İhsan Ateş, koronavirüs hastalarına müdahale ederken yaşadıklarını anlattı. Dr. Ateş ‘’salgının başından itibaren gözümün önünden 5 bin hasta geçti. Bir hasta 20 gün boyunca her gün telefon rehberindeki bütün yakınlarına ‘Mesafeye, maskeye, hijyene dikkat edin. Ben şu anda çok kötüyüm. Nefes alamıyorum, oturamıyorum, gezemiyorum. Her şeyi yatakta uzanmış bir şekilde yapıyorum’ diye mesaj attı’’ dedi.

Düzce’de koronavirüs hastalığı o kadar arttı ki anlatamam. Komşu ve akraba ziyaretleri bizi mahvetti. Kalabalık işyerlerinde çalışanlar bizleri mahvetti. Düğünlere gidenler bizleri mahvetti. Başıboş dolaşanlar bizleri mahvetti. Araç içinde bile yanyana oturanlar bizleri mahvetti.

Kendilerini hasta ettikleri yetmiyormuş gibi başkalarına da bulaştıranlar bizleri mahvetti. Bana bir şey olmaz diyenler bizleri mahvetti. Kendilerine çok güvenenler bizleri mahvetti.

Hele hele virüs hastalığına yakalanan ve evlerinde karantinaya girenler bizleri daha çok mahvetti. Niye mi? Evde sıkılmış ve çarşıya gezmeye çıkmış. İşte bunlara canlı bomba diyoruz.

Allah onların ıslah etsin. Kendini yakmışsın milletin suçu ne? Aman dikkat diyerek maske ve mesafeye uyalım.

Esenkalın…




Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8