Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal ERBAY

Bu sefer, masada kaybetmedik!

19.11.2020 - 14:27:30

EVET sevgili dostlar, hiçbir şey eskisi gibi değil, her şey yavaş yavaş değişiyor. Neredeyse “darb-ı mesel” halini almıştı… “Biz sahada kazanırız ama, masada kaybederiz” diye… Bu sefer öyle olmadı çok şükür. Her ne kadar Rusya “ el çabukluğu marifet” taktiğiyle başlangıçta Ermenistan’ın teslimiyetini, Azerbaycan’ın zaferini derpiş edip sübuta erdiren antlaşmayı taraflarla birlikte, Türkiye olmadan yalnız başına imzaladı ise de, bu tutumunu daha fazla sürdürmedi ve Türkiye ile başbaşa ‘MASA’ya oturmak mecburiyetinde kaldı. İşte bunun sonucu Dağlık Karabağ’daki ateşkese ilişkin mutabakat, bir de, Türkiye ile Rusya arasında sağlandı.

Elde edilen bu sonuç 11 Kasım Çarşamba günü bizzat sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklandı. Sayın Cumhurbaşkanımız aynen şu ifadeleri kullanmıştı; “ Ateşkesin kontrolü ve denetimi için oluşturacağımız Ortak Türk-Rus Merkezleri ile ilgili mutabakat zaptı bu sabah imzalandı.” Yine bu doğrultuda, Milli Savunma Bakanlığımız mutabakat zabtının imza törenine ilişkin görüntüleri paylaştı.

 

EN ÖNEMLİSİ!!!

Geçtiğimiz Cumartesi idi… Hayatını “emr-i bil ma’ruf ve nehy’i a’nil münker”e hasretmiş, tek kelimeyle “dava adamı” bir dostum, ağabeyim watsap yoluyla bir mesaj iletti bana; Türkiye ile Rusya arasında imzalanan 11 Kasım tarihli Mutabakat Zabtında Nahcivan’ın, Ermenistan’a ait Zengezur kenti üzerinden karayolu ve demiryoluyla Azerbaycan’a bağlanması hususunun mutabakat kapsamına girdiğini duyunca uzun süre hüngür-hüngür ağlamış. “Kulaklarıma inanamadım, son yıllarda beni sevindiren en etkileyici haber buydu” diyordu.

Haklıydı dostum, elde edilen sonuç; her birimizi sevinç hıçkırıklarına boğacak kadar önemliydi. Zira, başta Ruslar olmak üzere emperyalist güçler, fırsatını bulunca kadim Türk yurdu olan Zengezur’u metezoru Azerbaycan’dan koparıp Ermenistan’a peşkeş çekmişlerdi. Böylece Türk dünyası ile Türkiye arasına set çekmiş, gövde ile baş ve beyin arasındaki bağı koparmışlardı. İşte bu mutabakatla, bir karayolu ve demiryolu ile de olsa, gövde ile beyin ve baş arasındaki bağ kurulmuş, kopartılan gerdanımız vaki müdahale ile ŞİMDİLİK biri karayolu diğeri demiryolu şeklindeki iki ana damar ile yerine, yani gövde ile baş ve beyin arasına, monte edilme kararı alınmıştı. Buna da şükür. Rabbim tamamına erdirsin.

 

DIŞ YANSIMALAR NASIL!

Rus basınına göz atacak olursak, Rus basını ağlıyor adeta!... Yazıp söylediklerini bir cümle ile ifade etmek istersek “ Karabağ’da kazanan Erdoğan oldu” diyorlar. Rusya’nın önde gelen gazetelerinden Vedomosti, “Karabağ savaşının” Ermenistan ile birlikte Rusya için de felaketle sonuçlandığını ama bunun yanında, Türkiye’nin bölgedeki prestijini önemli oranda artırdığını yazdı.

Gazete, Rusya’nın başlangıçta sergilemiş olduğu başarılı bir arabuluculuk ve Rus barış güçlerini Karabağ’da konuşlandırmaktan oluşan aldatıcı bir dış politika zaferinin arkasından, çok yakında acı bir gerçeğin ortaya çıkacağına dair uyarıda bulunuyor. Bununla birlikte, Rusya’nın tam tersine, Türkiye’nin prestijinin muazzam bir şekilde arttığına vurgu yapıyor.

Bu görüşünü ise şöyle delillendirmeye çalışıyor; Azerbaycan son üç yüz seneden bu yana, bölgenin ana oyuncuları olan üç ülke; yani Rusya, Türkiye ve İran arasında bir denge politikası izlerken, günümüzde bu denge politikasını sürdürmedi. Niçin sürdürsün ki; Türkiye ile doğrudan alaka tesis ederek 1994’te kaybetmiş olduğu toprakları Ermenistan’ı eze eze geri aldı. Şayet denge politikasına devam etseydi bu sonucu elde edebilecek miydi?

 

PEKİ KORKTUKLARI ACI GERÇEK NEDİR?

Yukarıda değindiğim, bir dostumu sevinç hıçkırıklarına boğan bir müjde vardı; Nahcıvan’ın Zengezur’dan geçecek karayolu ve demiryoluyla Azerbaycan’a bağlanacağı müjdesi... Bu hüküm bizim için ne kadar bir müjde ise onlar için de “ acı bir haber”, “acı bir gerçek”tir. Bütün dünya “ bir millet iki devlet” kabullenişi içerisinde, kardeşlik olgusu dahilinde en azından gönül birliğinin elde edebileceği sonuçları görmüş oldu Karabağ’da.

Bir de hayal edin görün ki; o koskoca gövde ile baş ve beyin arasındaki bağ fiziken tesis edilmiş, boyun ve gövde arasındaki bağ, gerdan mesabesinde yerine monte edilmiş, Yunus Emre’lerin, Ahmed Yesevî’lerin, Maturîdi’lerin, Buharî’lerin ruhaniyeti devreye girmiş, beyin ve bedene nüfus etmiş… İşte siz o zaman düşünün hem baş hem gövdenin sergileyeceği güzellikleri, dünyaya sunacağı huzur ve güveni.

İşte bu sonuç, bizim için ne kadar müjde ise, Ruslar başta olmak üzere Batı bloku, ABD ve hatta İran içi de o kadar ACI BİR GERÇEKTİR. Onlar için acı olsa da Rabbim bir müjdeyi bu millete nasip edecektir. Geçtiğimiz süreçte Azerbaycan halkı ve başta sayın Aliyev olmak üzere işbaşında bulunan yöneticileri ve hassaten cephede vuruşan Azerbaycan ordusu cihat ruhu içerisinde sergiledikleri metanet, şecaat ile birlikte “ bir millet iki devlet” kabullenişine gösterdikleri sadakatle her türlü takdirin üzerindeydiler. Her birini tebrik ediyorum.

 

İNGİLİZLERİN TESPİTİ!

İngiliz basını da Karabağ’daki savaşın asıl kazananının Türkiye olduğunu, Ankara’nın bölgedeki belirleyici rolünün sabit hale geldiğini, ama bu arada Batı’nın ise köşeye itildiğini ifade etmiş.

Bununla birlikte Bakü’nün, Karabağ probleminin çözümünde 1994’ten bu yana çok az başarı elde etmişken güçlü Türkiye’nin siyasi desteği, son teknoloji ürünü insansız hava araçları ve tecrübeli Türk ordusunun tavsiyeleri sonucu dengenin Azerbaycan lehine değiştiğine vurgu yapmış.

 

GÖRÜLMEMİŞ VAHŞET

Sözleşme gereği, Ermenistan işgal etmiş olduğu Azerbaycan topraklarından belli bir süre içerisinde geri çekilecek, mesela Kelbecer’i 15 Kasım’a kadar boşaltıp asıl sahiplerine teslim edecekti. Gel gör ki, Ermenistan işgal ettiği yerleri terk ederken, vaktiyle şahit olduğumuz vahşetini, insanlık dışı davranışlarını aynen tekrarlıyor. Benden sonrası tufan deyip, işgalen senelerce oturduğu evi ateşe verip, sadis bir şekilde yanan evin ateşiyle ısındıktan sonra orayı terk edip gidiyor.

Aynı şekilde kendi beslediği bakıp büyüttüğü hayvanlarını nasıl olsa alıp götüremeyeceğim bana yaramayan düşmanıma da yaramasın deyip sokak ortasında bütün dünyanın gözü önünde kesip bırakıyor. Hani nerde dünyadaki hayvan hakları savunucuları!... Hiç kimseden ses çıkmıyor. Çünkü bu cinayeti işleyen Ermeni!  Bunlar eskiden de böyleydi, biz bunları iyi tanırız. Ah!.. Bir de dünya tanıyabilse bunları ne güzel olurdu!

 

TEZKERE GEÇTİ

Rusya el çabukluğuyla her ne kadar hemen ateşkesin sabahından itibaren askerlerini gözlem noktasına indirdi ise de, aramızdaki mutabakat zaptının imzalanması sonrası Türkiye bölgeye ASKER gönderme sürecini başlattı. Ve ilgili Cumhurbaşkanlığı tezkeresi TBMM Başkanlığına ulaştı. Geçtiğimiz Salı günü görüşülen tezkere akşam saatlerinde kabul edildi.

Böylece Türk askerinin Azerbaycan’a intikaline yönelik yasal zemin tesis edilmiş oldu. İnşallah kısa zamanda Mehmetçik Azerbaycan’a gitmiş olacak ve gözlem noktalarındaki yerini alarak ermeni zulmünün nihayete ermesi ile birlikte onların ayak izlerinin de bir an önce ata-baba topraklarımızdan silinmesi için gerekeni yapacaktır. Rabbim yardımcıları olsun, onları tamamına erdirsin.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Hicam,zaten Zengezur bölgesi Rus İmparatorluğu döneminde 1868 - 1917 yılları arasında Azerbaycan'ın Yelizavetpol Guberniyası'nın bir parçasıydı.Azerbaycan Tüklerinin bu günkü Ermenistan denilen topraktan 1988 senesinde mecburen sürgün edilmesinden bu güne ayağı değmedi.Bu tarihi antlaşmadan Sonra sadece mümkün olacak. Bu antlaşma büyük zaferdir.
Aygün İsmayılova - 19.11.2020

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Hocam olayı etraflıca anlaşılır dille özetledi iz. Evet masada kaybetmedik. Şu Zegezur bağlantısı inşallah istediğimiz şekilde sonuçlanınıca değme Türk dünyasının keyfine. Allah ordumuzu muzaffer kılsın, milletimiz sağ olsun, hayırlı olsun. Sağlıklar dilerim.
Hasan Kudal - 19.11.2020

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8