Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Mehmet ŞİMŞEK

“Düzce dünyanın merkezi…”

23.11.2020 - 09:56:11

GÖZ kamaştırıcı bir entelektüel donanıma sahip olan psikiyatri uzmanı Dr. Kaan Arslanoğlu’nun Youtube’a koyduğu konuşmasının başlığını okuyunca gözlerimi dört açıp, işi gücü bıraktım. Bilgisayarımın karşısına geçip Arslanoğlu’nun söylediklerine kulak kesildim.

Kendimi bildiğim bileli Düzce sevdamı aşırı bulanlara vereceğim tumturaklı cevap bu satırlarda gizli olmalı diye düşündüm ve bir yandan videoyu izlemeye bir yandan da söylenenleri tek tek deşifre etmeye kalkıştım…

Şöyle diyordu Kaan Bey:

“Dünyanın merkezi Düzce, tüm dillerin merkezi Türkçe…

Şimdi bu niye böyle size anlatacağım. Ben Kaan Arslanoğlu. Nasrettin Hoca'ya sormuşlar; dünyanın merkezi neresi? Eşeğimin bastığı yer demiş. Nasrettin Hoca fıkraları yalnızca komik değildir, derin bir felsefeye, sağlım bir mantığa dayanır. Vaktiyle bir popüler bilim dergisinde bu fıkraların mantığını ve felsefesini açıklayan bir dizi yayınlanmıştı. Çocuk iken okumuştuk. TÜBİTAK'a bağlı Bilim dergisinde. Ben bu konuşmamda size niye dünyanın merkezi Düzce, dünya dillerinin merkezi neden Türkçe, bunu anlatmaya çalışacağım. Şuradan başlayalım, insan nerede yaşıyorsa dünyanın merkezini tam da orası kabul etmeli. Dünyanın merkezini hep başka yerler, hep uzak diyarlar olarak hissederse insan, ömrü boyunca bulunduğu yerden tatmin olamaz; dahası ömür boyunca aşağılık duygusundan kurtulamaz. Ruhu bu hayatta ve varsa öbür hayatta, öte hayatta huzursuz bir hayalet gibi dolaşır durur. Her kimse bu insan fark etmez. Sıradan veya seçilmiş, seçkin veya mütevazı. Bulunduğu yerle barışık yaşamalı. Bulunduğu yerde faydalı işler yapmalı, anlamlı üretimlere bulunmalı. Bu üretim ne olursa olsun, aile kurmak, çocuk yetiştirmek, bir iş, bir hizmet gerçekleştirmek, üretim yapmak, ağaç dikmek ve bunları severek yapmaz, ne olursa olsun. Orada bu kişinin kıymetini ister bilsinler, ister bilmesinler. Ben de son 13 yılımı geçirdiğim Düzce'yi şu an için dünyanın merkezi kabul ediyorum. Çünkü burada yaşıyorum ve burada üretim yapıyorum. Burada bir takım sosyal hizmet ve üretim iş hayallerimizi gerçekleştirdik. 10 küsur kitabımı, 15'e yakın kitabımı burada yazdım. İnsan Bu adlı sitemizi burada kurdum. Burada romanlar yazdım. İnsanın doğası, evrim bilimle, psikoloji, siyaset din ilişkisi üzerinde çalışmalarımı burada bir aşamaya vardırdım. Ve ondan sonra yine burada Türkçe'nin kökeni, dillerin kökeni ve akrabalığım üzerine son iki kitabımızı tamamladık…”

 

 

“SİZ GELİN DE DÜZCE’DE…”

Arslanoğlu’nun kendine kurduğu dünyada konumlandırdığı bu argümanı temellendirme ve gerekçelendirme biçimiyle hiç şüphesiz bir felsefi duruşa ve dünyaya nereden baktığınız anlayışına karşılık geliyor.

Burası tamam…

Şimdi yazacaklarım ise merkez özne; yani Düzce aynı kalmakla beraber çok farklı açılara işaret ediyor.

Sözgelimi büyük teyzemin oğlu rahmetli Abdurrahman abim…

Abdurrahman abime göre Türkiye’de maddi manevi her türlü yapıp etmelerin en iyisi, güzeli ve doğrusu Düzce’de yaşanmaktaydı…  Hiç umulmadık zamanda Düzce’den kalkıp, İstanbul’daki evimize ziyarete gelir memleketten yeni haberler getirirdi.  Televizyonun ve internetin olmadığı o yıllarda benim gibi meraklı bir çocuk için bir bakıma dış dünyaya açılan pencere olmuştu Abdurrahman Abi. 

Dediğim gibi kendisine kurduğu dünyanın tam orta noktasında Düzce konumlandırmıştı.  Kendisine ikram edilen çay bardağından bir yudum aldıktan sonra sağ eliyle hafif bir kavis çizerek kendisine has yaptığı kol hareketiyle şöyle derdi:

-Siz burada çay içtiğinizi mi zannediyorsunuz! Bir de Düzce’de için…

Çay için böyle de yemek için farklı mıydı?

Tabii ki hayır…

Diyelim ki,  kahvaltı sofrasında bulunan peyniri tadan Abdurrahman Abi’nin sözü belliydi:

-Bu da peynir mi?  Siz gelin Düzce’de yiyin…

Dünya lezzetleriyle sınırla kalsa yine diyecek yoktu Abdurrahman Abi’ye.

Uhrevi hayatla çok ilgisi olmasa da mahallenin müezzini yanık bir ezan okuyup da, annem ve babam kendini doğrulturken o’nun sözü yine hazırdı:

-İstanbul’da lâyıkıyla ezan okunmuyor…

Peki ya ne?

Cevabını artık biliyorsunuz…

 

 

“TÜM KÂİNAT DÜZCE’DEN YÖNETİLİYOR”

Uhrevi hayat demişken…

Rahmetli teyze oğlumun ruhunu muazzep etmeyeyim…

Sevgili dostum Nejad Özsoy’un gönderdiği bir video kaydında Düzce’nin daha da global bir dünyanın merkezine taşındığını öğreniyorum.

İslam dünyasında tablonun pek parlak olmadığından yakınan ilahiyatçı-yazar Ali Akın, 2016 yılının Aralık ayında konuk olduğu Ülke TV'de ekranlara gelen 'Sıra Dışı' programında Turgay Güler’e şöyle konuşuyor:

 “Baştan başa bütün İslâm dünyası çöküntü içinde. Yanlız gelişmemişlik olarak değil; ahlâki olarak da çöküntü içerisinde. Bana gelen bir mühendis, ‘Siz hocalar, niye bu cemiyete aydınlatmıyorsunuz?’ diye soruyor?”

"Ne yapabilirim?" dediğimde, "bu toplumun bu devletin Ankara'dan yönetildiğini zannediyor" diye soruyla karşılık veriyor.

-  Ya nereden yönetiliyor?

"Düzce'den" diyor...

- Ne var Düzce’de?

- Benim şeyhim Düzce'de, kainat oradan yönetiliyor.

Bunu söyleyen mühendis...

 

BİR DE GAZETECİ REFLEKSİ İLE BAKALIM

“Bana dünyanın merkezi neresi diye sorsalar şüphesiz Düzce derim...

Haritayı açıp gözümüzün önüne getirip bakalım; Normal düzlemde dünyanın merkezi neresi olmalıdır?

Ekvator çizgisiyle başlangıç meridyeninin kesiştiği Afrika kıtasının batı kısmı, yani Atlas Okyanusu’na bakan Gine Körfezi’dir değil mi?

Ancak siyasi anlamda dünyanın merkezi Türkiye ve Ortadoğu’dur...

Peki, Türkiye haritasına bir göz atalım;

Haritada Kayseri ve Nevşehir hemen hemen ülkemizin tam ortalarına denk geliyor. Ancak siyasi, ekonomik vs. genel anlamda ülkemizin merkezi İstanbul ve başkent Ankara’dır.

O halde Düzce bu iki merkez metropolün tam ortasında kaldığına göre işte dünyanın merkezi tam olarak Düzce’dir...”

Evet! Bu ilginç değerlendirmeyi yapan Düzce Postası’ndaki köşe yazılarını dikkatle takip ettiğim genç meslektaşımız ve sütun komşum Harun Agâh Altay.

 

“CENAB-I ALLAH’A ‘DÜZCE’YE GİDEYİM Mİ?’ DEDİM!”

Yazımı benim ve benden önceki kuşağın çok iyi hatırlayacağı bir haberle noktalayayım…

Televizyonda zirve olduğu yıllarda Reha Muhtar,  Düzceli meşhur falcı teyzemizin bulunduğu Aydınpınar köyü için ‘kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerde” nitelemesi yapmıştı…

Muhtar’ın ücra bir yer demeye getirdiği Aydınpınar’da, tüm dünyayı kurtaracak ‘mesih’ olduğunu iddia eden Hasan Mezarcı’nın yaşadığını söylememe gerek var mı?

Üstüne üstlük, Mezarcı’nın BBC’ye verdiği röportajda şu sözleri hâlâ hafızalarda canlılığını korurken…

Ne diyordu Mezarcı:

-Bir gün, bir manevi âlemde Cenab-ı Allah ile beraber yolculuk yapıyoruz. Yani o sağ tarafta, ben onun solundayım, böyle konuşarak gidiyoruz, çok yüksek bir dağa doğru tırmanıyoruz... Ve ben o'na dedim ki, "Düzce'ye gideyim" mi dedim, 'gitme' dedi. İzin vermedi o zaman...

***

Doğrusu bu ya…

Düzce ne dünyanın ne de Türkiye’nin merkezi.

Ancak biz Düzce sevdalıların gönlünün biriciği…

Ve hep öyle kalacak…




Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8