Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Mehmet ŞİMŞEK

Konuralp’ten Berlin’e çarpıcı bir rölyefin öyküsü…

25.01.2021 - 09:49:00

DÜZCE'NİN en hatırı sayılır sosyal medya gruplarından biri olan ESKİ DÜZCE'de çok çarpıcı bir paylaşım dikkatleri çekti. Paylaşımın sahibi Nejad Özsoy, Berlin Eyalet Müzesi Eski Eserler Koleksiyonu'nda bulunan bir kabartma esere işaret ederek şunları yazdı: 

Alman Arkeoloji Enstitüsü'nün İstanbul Şube Müdürlüğü'nü yapan Martin Schede tarafından bundan tam 91 yıl önce 1931 yılında bir antikacıdan İstanbul'da satın alınan rölyef müze envanterine girmiştir...

Şimdi sıkı durun...

Bu eser için özel olarak düşülen notta bakın ne yazıyor:

Muhtemelen Pruisas Ad Hypium Tiyatrosu'ndan...

Bir diğer ifadeyle Düzce-Konuralp'te bulunan tarihi antik tiyatrodan...

Ana yurdundan koparılıp, benzer kaderi yaşayan diğer eserlerimiz gibi boynu bükük bir şekilde 100 yıla yaklaşan bir süre zarfında ziyaretçilerini bekleyen kabartmanın yanına iliştirilen bilgiler ise son derece kuşatıcı…

 

ADETA BİR ROMAN GİBİ RESMEDİLMİŞ

Orijinali Almanca olan metni Türkçe’ye çevirmek çok kolay değil.

Almanca’nın yanında sanat tarihi bilgisi gerektiren bu metni bu konulara ilgi duyan bir arkadaşımdan rica ettim.

Tanıtım bilgilerine göz atıldığında rölyefe yerleştirilen tasvirlerle adeta bir romanın resmedildiğini düşünüyorsunuz.  Akademik olduğu kadar arkeolojik ifadeler ve sanat terimlerinin bolca yer aldığı bu ağır metni Düzce’nin yazılı hafızasına not düşmek için buraya alıntılıyorum:

Şöyle yazıyor:

 

TANRIYA ADAK VE TEMENNİLER

Görüntü alanı, düzenli olarak çalışmayan bir "sedye" ile çerçevelenmiştir. Tasvirin arka planı peyzajlı, sol kenarda, bir dalın içe doğru büyüdüğü, üzerine yayla süslenmiş bir tirosun (yabani bir hayvanın) eğildiği yarı yüksek bir ağaç var. Sağda yarım yükseklikte bir kaya çıkıntısı var. Bunun üzerinde başka bir ağaç arka planda sağ kenarda büyüyor, ön planda çıkıntının ön kenarında Priapus'un (bahçeler ve bağlar tanrısı)  itifalik, sakallı, çelenkli kalça kemiği. Bu terimin etrafında ve çıkıntıda bir çelenk asılı. Soldaki ağacın önünde yerde bir satir (Antik Yunan mitolojisinde yer alan yarı keçi yarı insan kır ve orman iyesi) oturmakta, sol eli de bu elinde bir ritton (boynuz, hayvan başı ya da gövdesi biçiminde yapılmış antik kaplara verilen genel isim. Hem içki kabı olarak hem de dini törenlerde adak sıvısı olan libasyonu [Libasyon: Antik Yunan dünyasında sıkça kullanılan sıvı sunulara verilen isim. Libasyonda genellikle hayvan veya insan kanı ile şarap kullanılır. Bu sıvılar kutsal mekanlardaki sunaklarda libasyon için ayrılmış bölümlerde ritonlar aracılığıyla yere dökülür ve tanrılara adaklar adanır, dilekler dilenir] dökmek için kullanılmışlardır) tutan ayakta duran bir maenadın (Yunan mitolojisinde, maenadlar Dionysos'un kadın takipçileri ve tanrının geri dönüşü olan Thiasus'un en önemli üyeleriydi. İsimleri tam anlamıyla "çılgın olanlar" olarak tercüme edilir) bileğini tutmaktadır. Satir sağa doğru yere oturur, sağ eli ile hemen arkasından bir kaya parçasına yaslanır, sol bacak yukarı çekilir, sağ bacak hafif bir açıyla uzatılır ve ayağı dışa doğru döndürülür. Sırtın etrafında ve her iki uyluğun üstünden geçen bir kumaş, aynı zamanda cinsel organları ve şüpheli satir kuyruğunu da kaplıyor. Bükülmüş sağ diz altında, ağzı aşağıya bakan bir panter kafa derisi vardır; daha sonra kürk olarak yorumlanacak olan tekstilin sonunu temsil edip etmediği belirsizdir. Satir, sakalsızdır ve mide ve göğsün klasik, 'poliketik' (vücudunda çok sayıda kılsı bir yapı olan) bir oluşumuna sahip bir yetişkinin belirgin şekilde kaslı vücuduna sahiptir.

 

YORUMLANMASI ZOR OLAN ÖĞELER…

Maenad sola kayar profilde durur, sol, kuvvetle bükülmüş bacak ayakta duran bacaktır, sol ayağın topuğu kaldırılır ve sağ ayağa yakın hareket ettirilir. Sol elinde elbisesinin etek ucunu tutuyor ve bu eliyle sol bacağının hemen önünde uyluk seviyesine kadar büyüyen bir kaya sütunu üzerinde destekliyor. Kılçıksız chitonunun (Antik Yunan'da kadın ve erkekler tarafından giyilen kolsuz cüppe benzeri elbise) kalçanın altına uzanan uzun bir kanadı ve göğüslerin altına uzanan ikinci bir kısa kanadı vardır. Alt kanadın alt kenarı ve giysinin kıvrımları ışıltının dörtte üçlük profilini vurgular. Sağ elindeki ritton, belirgin bir üst kenarı ve alt ucunda çok parçalı bir kulpuyla S şeklinde kavislidir. Çıkıntının üzerindeki kalça kemiği bir taban plakası üzerinde durur ve arkaya doğru güçlü bir şekilde eğimlidir, iyi gelişmiş bir üst gövdeye sahiptir, ancak sadece kol çıkıntılarına sahiptir. Başının etrafında iki parçalı kalın bir bandaj takıyor ve ilmeği boynunun arkasına sarkıyor. Çelenk büyük yapraklardan oluşur ve düzenli aralıklarla bir bant ile sarılır. Peyzaj unsurları ile ilgili detaylı bilgiler dikkat çekicidir. Yapraklara bakıldığında, ağaçlar incir ağaçlarıdır ve sol kenarda, zeminin üzerinde kıvrımlı bir kenarı olan bir çatlak da vardır. Tabanın tasarlandığı çentikli dalgalar, yorumlanması zor; burada bir çim muhtemelen kastedilmektedir.

 

ÇOK UZUN TASVİRİN KISASI…

Anlaşılması oldukça zor ve adeta demir leblebi olan bu metinde bir sanat şaheserinden bahsedildiğini söylemek lâzım gelir mi bilemiyorum.

Ancak bildiğim şu…

Benzerleri gibi bu rölyefin gerekli girişimlerde bulunarak genelde Türkiye’ye, özelde ise olabiliyorsa Konuralp Müzesi’ne getirilmesini istemek masum bir talep olacaktır.

Nitekim bu Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çok yakında yaptığı iki konuşma konumuzla çok yakından ilişkili.

Erdoğan, 28 Aralık 2020 tarihinde restorasyonu tamamlanan Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi Açılış Programı'nda yaptığı açılış konuşmada, “… son 18 yılda 4 bin 440 eseri yeniden ait olduğu topraklara kavuşturduk…”  diyordu. Cumhurbaşkanı iki gün sonra (30 Aralık 2020) bu kez de Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni'nde, “… bu coğrafyaya ait olduğu halde bugün dünya müzelerini dolduran, tarih yahut kimlik hırsızlığının işareti olan eserlere bir kez daha bakılmasını…” istiyordu.

Konuralp’le ilgili hassasiyet ve duyarlılığını bildiğimiz, uzun yıllar devlet bürokrasisinde görev almış, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde bakan olarak icraatlara imza atmış Düzce Belediye Başkanı Sayın Bakanımız Faruk Özlü’nün konuyla ilgili gereken adımları atacağından en ufak şüphe duymuyoruz.

Bekleyelim ve görelim…

 

KAÇIRILMAKTAN KURTULABİLMİŞ ŞANSLI BİR HEYKEL: OTURAN KADIN

19. Yüzyılda Konuralp’e gelip, incelemelerde bulunan Alman harita subayı Walther Von Diest, “Von Pergamon über den Dindymos zum Pontus” adlı kitabında (8 Kasım 1886) düştüğü notta şunları yazıyor: “Daha geçenlerde çok güzel oturan kadın heykeli maalesef kafasız çıkartıldı ve Prens Carolath tarafından fotoğrafı çekildİ.”

Çok şükür ki, Alman subayın 'oturan kadın heykeli' diye sözünü ettiği eser bulunmasından tam 15 yıl sonra (1901 yılında) İstanbul Arkeoloji müzesi envanterine girerek kaçırılmaktan yakayı kurtarmış şanslı eserlerden…

NOT: Konuralp’in eşsiz kültür hazineleriyle ilgili yazacaklarımız bitmedi. Önümüzdeki hafta çok heyecan verici belge ve bilgilerle bir başka konuya yer vereceğiz. (M.Ş)




Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8