Düzce'nin sorunları çözülemiyor
MHP Düzce Milletvekili Ümit Yılmaz, TBMM genel kurulunda Düzce’nin sorunlarını dile getirdi.

TBMM’de gündem dışı konuşma yapmak için üzere söz alan MHP Düzce Milletvekili Ümit Yılmaz, “Düzce, İstanbul, Ankara gibi ülkemizin iki ana kentin ortasında 380 bin nüfuslu bir şehirdir. Ancak il oluşundan bugüne kadar geçen 20 yılda bölgesinde bulunan diğer illerle kıyaslandığında maalesef hak ettiği konuma bir türlü gelememiştir” dedi.

 

“İL TURİZMİ YÖNETİLEMİYOR”

 

Düzce’nin başta çevre illerde yaşayan vatandaşlar olmak üzere herkesin görmesi gereken adeta saklı bir cennet olduğunu anlatan Milletvekili Yılmaz, “Düzce; Sinekli, Balıklı, Kardüz, Pürenli, Derebalık, Topuk Torkul, Odayeri başta olmak üzere sayıları onu aşan yaylalarıyla, Akçakoca denizi ve kumsalıyla, Güzeldere, Samandere şelaleleriyle, Akçakoca da Fakıllı ve Yığılca’da Sarıkaya mağaralarıyla, Cumayeri'nde raftingiyle, Gölyaka'da kuş cenneti Efteni gölüyle, Konuralp de tarihi Bitinya bölgesine ait Prusıas şehri kalıntılarıyla adeta turizm cenneti olması gereken bir şehirdir. Bu özelliklerine rağmen maalesef yıllardır kötü yönetilen daha doğrusu yönetilemeyen il turizmi turizm pastasından alması gereken payı alamamaktadır” ifadelerini kullandı.

 

“HASTANENİN DURUMU İÇLER ACISI”

 

Düzce’nin sorunlarını bir yıldır peyderpey dile getirmesine rağmen sorunların çözülemediğini vurgulayan Yılmaz, “Ülkemizde çiftçilerin yaşadığı sıkıntılar Düzce’yi de etkilemekte, bunun yanı sıra çevre yolları tamamlanmayan ilimizin trafik problemleri gün geçtikçe artmaktadır. Yığılca yolunda çalışmalar devam etmesine rağmen hedeflenen yol yapımı ihtiyacı karşılamamaktadır. Gölyaka bağlantı gişeleri ve Kaynaşlı gişelerinin açılma aşamasına gelmesi gecikmeye rağmen sevindiricidir. Düzce Devlet Hastanesinde yapılan çalışmalar neticesinde iyileşme olmuşsa da fiziki problemleri ve kadro sıkıntısı devam etmektedir. Akçakoca Devlet Hastanesi ile ilgili hala bir adım atılmamış olup, hastanenin durumu içler acısıdır. Akçakoca gibi yazın nüfusu yüz bini aşan bir ilçeye mevcut hastane yakışmamakta personel sıkıntısı bir türlü orada da giderilememektedir” şeklinde konuştu.

 

“FINDIK ÜRETİCİSİ ÇOK ETKİLENİYOR”

 

Düzce’deki 740 bin dönüm tarım alanının 630 bin dönümünün fındık arazisi olduğunu dile getiren MHP’li Ümit Yılmaz, “630 bin dönüm fındık arazisinin 500 bin dönümüne zirai destek verilmektedir. Yüzde 6 ve üzeri üçüncü sınıf fındık arazilerine destek verildiğini göz önünde bulundurursak Düzce de tarımın tamamıyla fındığa endeksli olduğunu ve 27 bin ailenin fındıktan geçindiğini görürüz. Karadeniz bölgesinde fındık üreticisinin yaşadığı sıkıntıların tamamı Düzce ekonomisine yüzde 60 katkısı olan fındık üreticisini ve dolayısıyla Düzce’yi çok fazla etkilemektedir.

 

“TÜM KARADENİZLİLERİ SIKINTIYA SOKUYOR”

 

Tarımda gerek Düzce’de gerekse Karadeniz’de fındıkçının problemleri büyüktür. Defalarca fındık üreticisinin sorunlarını ve beklentilerini dile getirmemize rağmen Tarım Bakanlığından konu hakkında bir açıklama yapılmaması fındık üreticisini endişelendirmektedir. Tarım Bakanlığının açıklama yapmadan bir takım dış kaynaklardan yapılan yıllık ürün açıklamaları üreticinin endişelerini arttırmaktadır. Üretici geçen sene yaşadığı sıkıntıların aynısını çekmekten korkmaktadır. Tarım Bakanlığından bir açıklama yapılmaması Karadeniz’de yaşayan yaşamayan tüm Karadenizlileri sıkıntıya sokmaktadır. Hem fındık üretimini 1 milyon tona çıkartmak istediğini söyleyip hem de fındıkçıyı kendi başına bırakmak ülkemize ve üreticiye sahip çıkmamak, fındık tekeli oluşturmaya çalışan bir şirketten başkasına fayda sağlamayacaktır.

 

“FINDIK ZOR BİR TARIM ÜRÜNÜ”

 

Fındık üreticisinin üzerine oynanan oyunlar bununla da kalmamaktadır. Üretici sadece bir ay çalışıp adeta yan gelip yatıyor gibi gösterilerek küçük düşürülmeye ve diğer çiftçilerle arası açılmaya çalışılmaktadır. Özellikle son dönemde tekel oluşturmaya çalışan bir şirketin yetkililerinin üretici hakkında söyledikleri şunlardır: ‘850 bin ton yıllık ürün var, fındık üreticisi rahat, yeterince çalışmıyor fındıkçı çok para kazanıyor’ gibi söylemlerin tamamı yalandır. Bir fındık üreticisi olarak açık ve net bir şekilde belirtmek isterim ki fındık dikili araziler çok eğimli ve başka bir tarım alternatifi olmayan arazilerdir. Fındık öyle bir ay çalışılan değil senenin en az 7 ay tımarıyla, ilaçlamasıyla, çapasıyla, toplamasıyla, harmanıyla emek harcanması gereken zor bir tarım ürünüdür. Bu eğimde yapılan fındık tarımı çok yüksek maliyetlidir. 

 

“3 DOLARIN ALTINA DÜŞÜNCE TMO ALIM YAPMALI”

 

Son dönemde artan mazot, gübre ve zirai ilaç fiyatları bütün çiftçilerde olduğu gibi fındık üreticisini de zor durumda bırakmıştır. Fındık üreticisi bu senede umduğu fiyatı zamanında bulamazsa tarlaya gidemeyecek tarlasına bakım yapamayacak duruma gelmiştir. Bu durum yıllık ürün bırakın bir milyon tona çıkmasını daha da düşmesine neden olacaktır. Fındık üreticisinin tarım bakanlığından beklentisi derhal TMO’nun fındık fiyatı 3 doların altına düşünce müdahale alımı yapacağını açıklamasıdır” ifadelerini kullandı.

Eklenme Tarih & Saat: 11.06.2019 - 18:08:04 Yazdır